• SAVAŞIN METAFİZİĞİ ÜZERİNE

    Yazar: Arif ARCAN

    Mâlum hikâyedir:
    Büyük İskender bir fetih dönüşü büyük bilge Diyojen’i ziyaret etmek ister. Büyük İskender Diyojen’in yaşadığı yere varınca Diyojen,i bir fıçının içerisinde güneşlenirken bulur. Büyük İskender Diyojen’i selamlar ve “Dile benden ne dilersen!” diye ünler. Diyojen hiç istifini bozmadan “Gölge etme, başka ihsan istemem senden” diye karşılık verir.

    Bu hikâyeden, Diyojen’in dünya malını ve iktidarını temsil edenlere meyletmediği sonucuna kolaylıkla varılmaktadır. Gerçekte durum bu merkezde midir? Esasında Diyojen Büyük İskender’e şunu söylemektedir: “Sen ki bilinen ve bilinmeyen bütün ülkeleri fethettin, nice kralları, prensleri, melikleri, şahları ve padişahları diz çöktürdün, itaate zorladın. Zorbaları, çeteleri, hırsızları, uğursuzları, düşük ahlaklı arsızları, hak ve hukuk tanımayan küçük iktidar heveslilerini etkisiz hale getirdin. Askeri gücünün eşlik etmiş olduğu siyasal gücünün ağırlığı altına şimdi her şey yerli yerinde. Şurada, fıçımın içinde esenlikle, korkusuz, ardımı kollamak zorunda kalmadan dilediğimce güneşleniyorum. Daha ne isteyeyim!” Bu hikâyede Büyük İskender ve Diyojen yerine farklı isimleri dilediğiniz gibi koyabilirsiniz.

    Fetihçi imparatorlukların yaşamlarının uzun soluklu olmasının temel şartı; adil bir düzeni hedeflemeleriydi. Bu kadim bir hedeftir ve bu hedefin ilahi kaynaklı olduğu tartışılmazdır. Bu durum iktidarlara meşruiyetini bahşeden dinsel bir temadan öte, iktidar sahiplerinin yüklenmek zorunda kaldığı ilahi bir göreve işaret etmektedir.

    Continue Reading

    29 Nisan 2015 • Genel

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm