• ANNE BABALARA TAVSİYELER

    göz aydınlığı çocuklar için

    ANNE BABALARA TAVSİYELER

     

    Zaman çok çabuk geçiyor.

    Bir bakmışsınız onlar büyümüşler.

    Bir bakmışsınız imtihan süresi dolmuş.

    Ve hesap vermek için Rabbimizin huzuruna durmuşuz.

    Yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan,

    Yapmamamız gerekirken yaptıklarımızdan,

    Sevgiyle, şefkatle, sabırla büyüttüğümüz çocuklarımızdan SORULACAĞIZ.

    Onların Allah’a iyi bir kul olabilmeleri için çabaladıysak eğer,

    Yapmamız gerekeni, elimizden geldiği, gücümüzün yettiği kadar

    Öğrenmeye ve uygulamaya çalışmışsak,

    Güzel bir miras bıraktıysak arkamızdan; Continue Reading

    10 Mart 2016 • Yayınevi

  • KAYBETTİĞİN YERDE ARA

    Toprağında ara sana ne gerekse

    Başkalarının ateşinden sana ne!

    Doğruyu arama ve yaşamadaki samimiyettir insanı kurtaran. Arama ibadetinin de doğru yerde yapılması hakikate kavuşturacaktır insanı. Dışarıda harıl harıl bir şeyler arayan kişiye ‘ne arıyorsun?” diye sormuşlar. ‘Yüzüğümü kaybettim, onu arıyorum’ demiş. Nerde kaybettiğini sormuşlar. ‘İçerde’ demiş. İçerde kaybettiğini dışarıda arayan kişi aradığına ulaşabilir mi!? Bunun için kaybettiğimiz şeyi, nerede kaybettiğimizi bilmek aramanın en önemli şartıdır.

    Kaybettiğimiz gücü, huzuru, dayanışmayı yeniden kazanmak için, kaybolduğumuz yeri iyi belirlemeli ve oradan yeniden ayağa kalkmalıyız. “Çocuk düştüğü yerden kalkar”. O düştüğümüz yerde, kendimizle beraber elimizden düşürdüğümüz Kur’an da vardı. Continue Reading

    29 Ocak 2016 • Yayınevi

  • SU SOHBETLERİ

    “İnsan; henüz anılır bir şey değilken üzerinden uzunca bir zaman geçti”
    (İnsan Suresi-1)

    “Su sohbetleri”, varlık aleminin vazgeçilmezi olan suyun insanoğlu ile yaptığı sohbetlerdi. Ruh özünü Allah’tan beden özünü de şekilsiz bir topraktan alarak anılmaya değer hale gelen insan, şimdilerde ana rahminin o güvenli ortamında bir damla sudan değişimler geçirmekteydi ve yalnızdı. Korkulara bürünmüş yalnızlıktan kurtulabilmek için dostu olan suyun birkaç sözüne hasretti.

    Su nasıl başlatacaktı sohbetini? Nereden harekete geçecekti? Hareketinde bir yükseklik veya bir yücelik bulunmalı mıydı? Mesela gökten bir rahmet olarak inmeye başlasa!

    Dağların yüklenmediği emanetin sorumluluğunu üstlenerek dünya hayatına adım atacak insana sözün en güzelini fısıldasa…

    Derken “Su Sohbetleri” başlasa..
    İnsanın su ile sohbeti başladı.

    Nereden bilinecekti ki sohbetin bu tarafındaki insan evrelerden geçecek, derken dünyaya adımını atacak ve bir ömür boyu da su ile dost kalacaktı. Böylece su ve insanın serüveni alemlere örnek olacaktı.

     

    Temin İçin: nida_dergisi@hotmail.com

    Tel: 0 422 321 21 87

    4 Ocak 2016 • Yayınevi

  • OKUYUCU TEFSİRİ 13 CİLTTE TAMAMLANDI

    SEMRA KÜRÜM ÇEKMEGİL’İN OKUYUCU TEFSİRİ 13 CİLT HALİNDE TAMAMLANDI.

    Kari, okuyan, okuyucu anlamını ifade eden bir kelime seçilmişti. Bu isim de, Kur’an’ın ilk emri olan Oku fiilinden alınmıştı. Okuyanlara hitap eden güzel bir isim..

    Evet, bu tefsir, hem dirayet hem rivayet tefsirlerini cem eden, aralarında çok güzel bir uyum sağlayan, akıcı bir üslup ile kaleme alınmış, ilmi bir çalışmadır. Öncelikli olarak hanımlar, kızlar olmak üzere, bütün insanımızın yararlanacağı, Allah’ın Kitabı’ndan nur ve feyz alacağı çok önemli bir eserdir.

    Edinmek isteyenler: nida_dergisi@hotmail.com adresi veya 0 541 294 15 41 no’lı telefondan isteyebilirler.

    26 Ağustos 2015 • Yayınevi

  • 40 KAPI

    Hakikatin kılavuzu olan Allah’ın elçileri, ne getirmişlerse, ne söylemişlerse –rivayet sahihse- gerçeğin ta kendisidir. Onların sözleri –bildirdikleri- kimi kulaklara hoş gelmese de uygulandığında, insandaki güzellikleri açığa çıkaran ve hayatı güzelleştirecek olan şaşmaz hükümlerdir. Dünya durdukça duracak gerçeğin kurallarıdır.

    Filozoflar, bilgeler, çok şeyler söyledi; karmaşık çelişik görüşler ortaya atıldı mutluluk üstüne. Gerçekler zanlarla karıştırıldı. Filozofik zanların gerçek kabul edildiği zamanlar oldu ve olmakta. Ama son elçinin sözleri, zan örtüsünü gerçeklerin üzerinden kaldırdı, gerçeğin –vahyin- elçisi oldu.

     

    4 Haziran 2015 • Yayınevi

  • ÜSTÜMÜZE DÜŞÜNCE VAHYİN GÖLGESİ

    Bu dîn akıl ve vahiy ile kaimdir. Dîn, gönüllü kabul esasına dayanır.Dînde zorlama olmadığı gibi dîn bir vicdan işi de değildir. Dîn, insanların yaşayış biçimini, hayatlarını düzenleyen kanunları içerir. Dolayısıyla baş eğmek, itaat etmek, idare etmek, ceza veya mükâfat vermek, hesaba çekmek gibi anlamları vardır.

    Bu dîn hangi toplum ve çağda olursa olsun, hayatlarını onunla tanzim edenlerin yaşam kalitelerini artırır. Ancak sosyal hayatta dînin hâkim olması için maddi-manevi bütün imkânlar bu uğurda kullanıldığı müddetçe adalet ve güven sağlanır. Çünkü Allah, dînini, dîniyle arzuladığı hayat nizamının tahakkukunu, mü’minlerin çalışmasına bağlamış ve yardımını bu çerçevede yapacağını vaat etmiştir.

    4 Haziran 2015 • Yayınevi

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm