AĞZIMDAKİ BAKLA

 

Yazar: Nurhayat Hangül

 

Klavye başında avazı çıktığı kadar bağıranlara selam olsun!

‘’Kara bahtına” boyun bükmüş bu millete yol göstermenin tekniği, sosyal medya araçları başında müşrik aramak mıdır?

           Yüzüne karşı dile getiremeyeceğiniz günahlarını, âleme ihbar etmek midir: İyilik. “Birr!” demek parmaklarınızı sağa sola oynatmak mıdır? Salih amellerinizden mi sayıyorsunuz; “Müslümanım” diyen birinin (velevki Müslüman olmasın) günahlarını, kusurlarını ifşa etmeyi?..

O kadar okumuşsunuz ki bir numara makale yazarları gibi söz üretebiliyorsunuz, itirazcılıkta kimse sizleri geçemez. Kıra döke yazdıklarınıza öbür mahalle alkış tutuyor.

            Müşriklerin âdeti değil miydi; Mekke döneminde karalama kampanyaları ile Müslümanları gözden düşürme taktikleri?

            Dedi-kodudan ne farkı kaldı elektronik postanın, ellerinizin titrediğini kimse görmüyor nasılsa… Ne iktidar kalıyor, ne Müslüman, ne hoca, ne de imam; size göre bütün malûl-ü beşer ortada…

            Sahi; kitabımızda yazıyor mu “Doğruları tebliğ ederken, eğrilerini yüzüne vurarak izah edin!” diye? Takva sorumluluk bilinciydi madem, öyleyse nasıl sorumsuzca sözler çıkıyor ağzımızdan, sorumsuzca yazılar çıkıyor kalemimizden, klavyemizden…

            Başkalarında bulduğumuz kusurların muadilini kendimizde aramıyoruz. Ne kusursuz insanız ki başkasını kınamada bir numarayız, hiç aksatmıyoruz, “eleştireyim” diye kaç gönlü tarumar ediyoruz da ateşi körüklerken; “biz serin kalacak mıyız?” diye düşünmeden…

           Biliyoruz ki insanı, sadece “akıl” kemâle erdirmez. ”İnsanı insan yapan akıldır.” diyen modern insan tipini nasıl da taşımışız kültürümüze, benliğimize farkında olmadan.

           Öfke hali; aklın önüne geçtiğinde, hiçbir haklılık izahı yerini bulmuyor. Usulsüz tenkitler; fayda yerine zarar veriyor.

           Fikir çokluğundan telef olmuş hakikat. “Ya hayır söyle ya sus” tam da isabet ediyor. Elzem olan hakikat, amel-i salihse, eyle de görelim! Teşbihte kusur aramazsanız şu sözü söyleyeceğim: ”Ahır sekisinde oturmuş, Ankara’ya nutuk çekiyor.” diye nükteli bir söz vardır; az iş bol nutuk?..

 

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 175. “Neo-Liberalizm” sayısını edinebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


bir × = 6

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm