‘Elveda Lenin’: Bir Hayalin Serencamı

 

Yazar: İlkay Yılmaz

 

Bir dönemi anlatmak edebiyatın ya da sinemanın alanına girdiğinde bazen çok daha fazla şeyin de beraberinde anlatılmasına olanak verebilir. Sanatın imkânı mı yoksa insanın hikâyesi mi çeşitlendirir bir konuyu?

İnsan hayatla olan sınavını verirken zamanın ilerleyişine ve hayatın değişimine de kayıtsız kalamaz. Hayat hızla değişirken bir insanın ve ailesinin ve bir ülkenin ve bir idealin belki de bir rüyanın sonuna varıp uyanmak vakti gelip çatmıştır. Lakin ideallerinize olan bağlılığınız ve tutkunuz, kaderinizin nereye doğru gittiğini görmenize engel olabilir.

Bir dönemi, bir ülkeyi, bir idea’nın geldiği sonu bir ailenin hikâyesi üzerinden ustalıkla anlatan bir film; Elveda Lenin.

Kenner ailesinin babası Robert kapitalist bir ülkeye geçiş yapar ve ardından tek başına kalan bayan Christiane bir süre travma hali yaşadıktan sonra çocuklarının sorumluluğunu üzerine alarak hayatına kaldığı yerden devam eder. Aynı zamanda yalnızlığın üstesinden gelebilmek için “sosyalist anavatanıyla evlenir.“ Yıllar geçip çocuklar büyür. Oğlu Alexender genç bir delikanlıya dönüşür. Rejim karşıtı bir gösteride “yeşillerin” gösteriyi bastırmak ve dağıtmak için olabildiğince şiddet kullandıkları bir an içinde Christiane oğlunu göstericilerin arasında görür. Alex görevliler tarafından yaka paça götürülmeye çalışıldığı bir anda Christiane aniden yere yığılır. Ağır bir kalp krizi geçirir ve komaya girer. Komada kaldığı sekiz ay boyunca geride bıraktığı “sosyalist anavatanında” köklü değişiklikler gerçekleşir. Berlin duvarı yıkılır. Doğu ve Batı Almanya birleşir. Hayat hızla değişmeye başlar ve kapitalizmin araçları doğu Almanya’yı sırasıyla istila etmeye başlar. Sosyalist Doğu Almanya cumhuriyetinden geriye sadece bir takım semboller kalır. Zafer kapitalizmin!

Christiane sekiz ay sonra komadan çıkar. Uyandığında ülkesinde olan gelişmelerden habersizdir. Doktoru Alex’i uyarır ve tekrar ani bir heyecan durumunda yeniden kalp krizi geçirme ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyler. Alex, sosyalist anavatanına olan değişikliklerin annesinin öğrendiği zaman annesine çok ağır geleceğini bilmektedir. Çünkü annesinin “inandığı her şey birkaç ay içinde havaya karışıp yok olmuştur.” Oluşacak durumu göze alamayan Alex, annesinin hiç bir şey öğrenmemesi için elinden geleni yapar. Büyük bir Özveriyle annesini geride kalan Dünya’nın içinde yaşatmağa çalışır.

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 175. “Neo-Liberalizm” sayısını edinebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


altı − 6 =

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm