İMTİHANDAN ÇIKIŞ

Fatıma Neşe Tuna

 

” Hayat filmini seyrederken mahcup olmayacak yiğitlere selam  olsun!”

Her ölüm bir imtihan çıkışını hatırlatır bana.

“İmtihanı bitti, imtihandan çıktı” derim o kişi için hüzünlenerek.

Vakit dolmuştur.

İmtihan kağıdını teslim etmiştir.

Geri dönüşü yoktur bir daha.

Yanlış yaptığını anlar, ama faydası yoktur, düzeltemez.

Yarını yoktur artık onun.

Hayalleri bitmiştir.

Yakınları onu mezarlığa yalnız başına bıraktıkları gibi, birkaç gün içinde evini de terketmişlerdir.

Malı mülkü varislerinindir.

Sadece dünyada yaptıklarıyla baş başa kalmıştır.

Kabir hayatını zaten bilmez.

Sanki ölmüş ve hemen Rabbinin huzuruna çıkmıştır.

Ölüm ve hesap… Kısacık.

Öleceğiz, dirileceğiz, mahşer meydanı, teraziler, hesaplar, defterler, ceza-mükafat…

Sanki çok var gibi sonuca.

Oysa imtihandan çıktın mı her şey bitmiştir artık.

Şöyle düşünelim;

İmtihan salonundan çıkıyoruz.

Verdiğimiz kâğıt hemen değerlendiriliyor.

Ve sonuç bize veriliyor.

Prosedürleri hızlıca tamamlayıp kazandığın okula gidiyorsun hemen.

Bu kadar kısa.

Ölüyorsun.

Başka bir alem.

Dünyada yaptıklarına puan verilmiş.

Sana da gösteriliyor her şey.

Tüm detaylarıyla…

İtiraz edebileceğin hiçbir şey yok.

Her şey gözler önünde.

Sonuç belli.

Ama sana yine de gösteriliyor.

Utanıyorsun, sıkılıyorsun, hayret ediyorsun.

Görmesen neredeyse itiraz edeceksin.

Unuttuklarını, küçük görüp önemsemediklerini görüyor ve hatırlıyorsun.

İmtihan kâğıdında her şey.

Neye itiraz edeceksin ki?

Bazılarını boş bırakmışsın, bazılarını yanlış yapmışsın.

Doğruların yanlışlarını götürmüş.

Zaman zaman önce yanlış yaptığın halde sonradan düzelttiklerin var.

Silgi izleri var bazılarında. Bazılarını iyice silmişsin.

Her şeyi görüyorsun.

Sonuçların hepsi tüm ayrıntılarıyla önünde.

Yaptığından başkasıyla karşılaşmıyorsun.

Ne bir eksik ne bir fazla..

Biz ahireti uzak görüyoruz.

Hesabı da…

Ölüm ansızın geldiğinde,

Belki mahşeri beklemeden,

Hesabımız görülecek ve

Biz lâyık olduğumuz yere gideceğiz.

Sanki hesabı uzak görmek bizi gevşekliğe sürüklüyor.

Tıpkı ölümü uzak görüp gaflete düştüğümüz gibi.

Biraz daha ciddiye almak için daha da yakınlaştıralım.

Yarın öğlen ölebilir, ikindiye kadar hesabımız görülür ve ikindiden sonra biz gideceğimiz yere gidebiliriz.

Tabi bu kadar zaman bile, bizim için geçerli.

Rabbimiz için bütün bunlar AN meselesi…

Ölüm bize ne kadar yakınsa,

Cennet ve Cehennem de o kadar….

Allah’ım! Bazı yüzlerin beyazlayacağı, bazı yüzlerin kararacağı günde yüzümüzü ağart!

 

Önceki Konu:
Sonraki Konu:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nem kurutmarutubet kurutmanem kurutmaısımak kiralamademirdöküm servissarısoy nakliyatvaillant servisprotherm servisiferroli servisifalke servisısımak kiralamasu kaçağı tespitidemirdöküm servisdemirdöküm servisweb tasarımı