İSLAM İKTİSADI

Altan Murat ÜNAL

İslam, bireysel hayattan toplumsal hayata, inançtan ibadete, ahlâktan siyasete, sanattan iktisada kadar hayatın her yönünü bütünüyle ele alan bir dindir. İslam’ın diğer alanlarının öğrenilmesi, uygulanması ne kadar önemliyse iktisada ait hükümlerin öğrenilmesi, uygulanması da o kadar önemlidir.

Bazı Müslüman âlimler tarafından 1970’lerin başlarında, sömürge sonrası, Müslümanların inancına uygun iktisadi alanda bir sistem oluşturma amacıyla çalışmalar başlatılmıştır. İlk zamanlarda İslam iktisadı alanının teorik ve düşünsel yanları belirgin olarak öne çıkmış, bu alanın kavramsal tanımını ve içeriğini oluşturan söz konusu çalışmalar bir anlamda temel ve örnek teşkil edecek çalışmalar olmuştur denebilir. Konferanslar, akademik çalışmalar, seminerler, atölye faaliyetleri…

Yaşanan bazı gelişmeler, yapılan çalışmaları bütüncül bir iktisadi sistem arayışından finansal sektöre doğru yöneltmiştir. Başlangıçtaki teorik ve düşünsel çabalar, İslam iktisadı düşüncesinin kavramsal ve sistematik tartışmaları birkaç yıl sonra yerini bankacılık ve finans araştırmalarına, tartışmalarına bırakmıştır maalesef. İslam iktisadı alanındaki çalışmalar hâlihazırdaki iktisadi anlayışlara alternatif olmak düşüncesiyle başlatılmışsa da yalnızca faizsiz bankacılık ve finans alanlarına kayması, hedefin küçültülmesi, sınırlandırılması, söz konusu çalışmaların seyrini değiştirmiştir. Özellikle 1980 sonrasında global ekonomik ve politik değişimler paralelinde, söz konusu alternatif sistem arayışları mevcut sistem içerisinde var olma çabalarına doğru evirilmiştir. Faizsiz bankacılık hizmetlerinin başlatılması ile Müslümanlara adeta “sus payı” dercesine sistem içerisinde yer açılmış, kapsamlı araştırmalar giderek azalmıştır. Oysa İslam’ın öğretileri doğrultusunda oluşturulacak bir iktisadi sistem, yalnızca Müslümanların değil tüm insanlığın yararına olacaktır.  

Hâlihazır ekonomi piyasası, kısık sesli farklı çabaları kendi içerisinde etkisizleştirerek, devam eden sistemin sürekliliğini sağlamaktadır. Her ne kadar inanç merkezli iktisadi sistem arayışı var ise de bu, giderek inanç merkezli tüketim talebine dönüşmüştür dense yanlış olmaz. Öyle ki inanç merkezli üretim için yola çıkanların büyük çoğunluğu kapitalist iktisadi sistemlerin birer parçası haline gelmiş ve söz konusu sistem bu kesim eliyle sürekliliğini sağlama almıştır.

İslami finans adıyla ortaya çıkanların da kapitalist piyasa koşullarına uyum sağlayıp kapitalizmle bütünleşmeye doğru yol aldıkları söylenebilir. Giderek sermayelerini büyüten Müslüman iş adamları finans sektörünün iştahını kabartıyordu çünkü. İktisadi olarak birlikte yükselmekti hedefleri.

YAZININ DEVAMINI 182. SAYIDAN OKUYABİLİRSİNİZ.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm