İslam “Savaşçı” Bir Stratejiyle mi Gelişti ?

İSLAM’DA “SÖZLEŞME KÜLTÜRÜ”NÜ YENİDEN DÜŞÜNMEK-

Prof. Dr. Mustafa ARSLAN

İslam’ın savaş ortamlarında mı yoksa barış ortamlarında mı daha çok gelişme imkânı bulduğu
ya da hangi ortamın İslam için daha uygun olduğu şeklinde bir soru sorduğumuzda, bu sorunun, İslam’la
ilgili hem günümüz çağdaş dünya hem de tarihsel süreç açısından önemli konu başlıkları içerdiğini
görürüz. Bu sorunun temelinde, aslında dinlerin çatışma ya da şiddet konularına nasıl yaklaştığı konusu
yatar. Ancak konu burada kalmayacak derecede çok yönlüdür ve sırf bir dinin çatışma, şiddet konularına
yaklaşımı gibi kavramsal ya da teolojik mülahazaların ötesinde; hem günümüz konjonktürü ile hem de
İslam’ın ontolojik mahiyeti ile yakından alakalıdır ve çok önemlidir.
Bugün dinler ve özellikle de İslam söz konusu olduğunda “savaş, şiddet, terör vb.” kavramların
sıklıkla yan yana kullanıldığına hepimiz şahit olmaktayız. İslam sırf bir “din” olmanın ötesinde, bir
güvenlik konusu olarak ele alınmakta. Şüphesiz her dinin topluma ve siyasete dönük yönü olabilir ve
dolayısıyla da dinler bu bağlamda ele alınabilir. Ancak söz konusu İslam olduğunda, sırf güvenlik
bağlamında ele alınmakta ve bir risk unsuru olarak değerlendirilmektedir. Bunun, batının Hıristiyan
geçmişinden gelen bir miras üzerine oturduğuna şüphe yok. Doğu bilimcilerinin ekseriyetinin ve
Hıristiyan entelektüellerinin eskiden bu yana söyleye geldikleri “İslam’ın aslında savaşçı bir din olduğu ve
savaş ve işgallerle yayıldığı” tezi, bu gün 11 Eylül olayları ile birlikte adeta küresel bir siyasete
dönüştürülmüş durumda.

Gerçekten günümüzde küresel ölçekte verilmeye çalışılan öyle bir algı oluştu ki, herhangi bir
dinden bahsederken hissettiğiniz duygu ile İslam hakkında konuşurken ki durum aynı olamamaktadır.
Örneğin Müslüman olmayan bir ülkeye seyahate gittiğinizde bunu rahatlıkla hissedebilirsiniz. İnsanlarla
konuşurken konu İslam’a geldiğinde, bir Budizm, Hinduizm ya da Yahudilikten bahseder gibi İslam’dan
bahsedemezsiniz. Ya da şöyle diyelim, bahsedersiniz ancak herkesin hemen farklı bir algıya, bir

gerilime, bir tereddüt haline girdiğine kolaylıkla tanıklık edebilirsiniz. Dolayısıyla ağzınızın tadıyla dini-
İslami bir konuyu daha geniş ve güzel noktalara götürme imkânınız, bir kişinin düşünceli ve mütereddit

bakışları ile hemen kesilecek ve konu kısaca geçiştirilecektir. Kötü niyetli olmayan ama genel havadan
etkilenen insanların durumu bu iken, siyasal unsurların ve medyanın önyargılı tutumlarını varın siz hesap
edin. Bugün geldiğimiz nokta küresel çapta bir İslamophobia durumudur. 

YAZININ DEVAMINA 180. SAYIDAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

demirdöküm servissarısoy nakliyatvaillant servisprotherm servisiferroli servisinem kurutmarutubet kurutmanem kurutmafalke servisısımak kiralamasu kaçağı tespiti