MODERNİZMİN KORKUTTUĞU MÜSLÜMANLAR :

RAGİP ERGÜN

DEVLET ÇIKMAZI

“Hüküm yalnızca Allah’ındır.”

Yûsuf Sûresi 40. âyet

“Devlet, en iyi ifadeyle gerekli kötülüktür.

Kötü ifadeyle, dayanılmaz kötülüktür.”

Thomas Paine (1737-1809)

“Bize hâkim olan iktidarın, bizden fazla sadece bir şeyi var;

O da bizi yönetmek için ona vermiş olduğumuz üstünlük.”

E.de La Boetie (1530-1563)

 

Devlet Kavramı

Devlet nedir, kimdir, neden vardır, insanlığın laneti mi yoksa insanın hikmeti mi gibi sorular devlet var olduğundan beri bu mekanizmanın -menfi ya da müspet- hayretler içinde bıraktığı kişilerin sorageldiği ve sormaya devam edeceği kadim sorulardan yalnızca birkaçıdır. Devlet bir toplum sözleşmesinin sonucu mu yoksa bazı sınıfların bazı sınıfları kontrol etmek için kullandığı bir araç mı ya da yaratıcının yeryüzündeki kutsal tecellisi mi gibi sorular ise özellikle modern dönem ve sonrasında olanı kabullenmiş kişilerin onu geçmişe dönük anlamlandırma çabalarında buldukları cevapların soruları olarak kabul edilebilir.

Devlet kelimesinin Fransızca karşılığı Etat, İngilizce karşılığı ise state, Almanca karşılığı staat, İtalyanca karşılığı stato‘dur. Bunların hepsinin kökeni Latince status kelimesidir. Ancak, Latince status, “devlet” demek değil, “hâl”, “durum”, “vaziyet” demektir. Eski Yunanlar “devlet” için “polis (πολιζ)” terimini kullanırlardı ki, bu “site (cité)”, yani “şehir” demekti. Bununla esasen şehirde ikâmet edenlerin oluşturduğu topluluk (οι Αιψυπτοι, οι Περσαι) kastedilirdi. O nedenle, Eski Yunanlıların kullandıkları “polis (πολιζ)” bugünkü modern anlamda devlet kavramını karşılamaktan uzaktır. Zira devlet kavramı, sadece insan unsurunu kapsamaz; toprak unsurunu da kapsar. Oysa, “polis (πολιζ)” kavramında toprak unsuruna bir gönderme yoktur. Romalılar ise “devlet” karşılığında civitas veya res publica kelimelerini kullanırlardı. Civitas, “site, medine, şehir devleti” demekti. Civitas hukukî olarak ise, “medenî hakları kullanma ehliyetine sahip yurttaşlar topluluğu” demekti. Medenî hakları kullanma ehliyeti ise ancak siteye (şehre) kabul edilenlere tanınıyordu. Bu nedenle, civitas modern devlet kavramını karşılamaktan uzaktır. Çünkü sadece devletin insan unsuruna göndermede bulunur. Res publica ise “şey (res)” ve “kamu (publica)” kelimelerinden oluşmakta “kamu malı”, “herkese ait şey” anlamına gelmekteydi. Bu kelime daha sonra Fransızcaya république yani cumhuriyet anlamına bürünmüştür.

Devlet, literatürdeki en genel karşılığıyla; belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanlardan oluşan, iç ve dış güvenliği olan, belli bir meşrûiyete dayanan ve güç kullanma tekeline sahip örgütlü yapıya verilen isimdir. “Devlet” kelimesi, Arapça “devle (دوله)” kelimesinden Türkçe’ye geçmiştir. Bu kelimenin aslî harfleri “d د” ,”v و” ,”l ل” dir. Aynı aslî harfler, “tedâvül (تداول)” kelimesinde de geçmektedir. O hâlde “devlet”, “tedâvül eden”, yani “elden ele geçen” demektir.

Devamını derginin 180. sayısından okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

demirdöküm servissarısoy nakliyatvaillant servisprotherm servisiferroli servisinem kurutmarutubet kurutmanem kurutmafalke servisısımak kiralamasu kaçağı tespiti