MÜSLÜMANLARIN MERHAMET SINAVI

DENEME/ ADİL AKKOYUNLU

Sınavı kaybettik.

Merhamet duygusunu yitirdi çağımız insanı.

Merhamet yitince insanlıktan ne kalır? Diğer güzel özellikleri de tek tek uzaklaştı insandan.

Fıtratında bulunan merhamet özelliğini yeniden kazanmadan, sevmeden, sevindirmeden, güldürmeden, yüzü gülmeyecek âdemoğlunun. Yitirdiği birçok güzel meziyetlerine yeniden kavuşması için aramaya buradan başlamalı önce.

Dünya insanlığı merhametsizleşti de, Müslümanlar daha iyi bir konumdalar mı sanki? Üzüntüyle belirtelim ki; içimiz rahat olarak olumlu bir cevap veremiyoruz. Müslümanlar merhametli olsalardı, dünyanın hali böyle olmazdı herhalde. Hatta İslam coğrafyasında daha çok kan akıyor. Müslüman, Müslüman’a daha çok saldırıyor. Müslüman, Müslüman’a karşı daha acımasız, kardeşkanını daha çok döküyor. Yavrusunu fareye benzetip parçalayıp yiyen huysuz kedi gibi, Müslümanlar da, birbirlerini fareye benzeterek saldırıyorlar. Hâlbuki o öldürülen bebekler, çocuklar; bizim yavrularımız. O gençler; bizim kardeşlerimiz. O perişan analar, babalar; bizim analarımız, babalarımız.

“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” buyuruyor Önderimiz (as).[i]

Rabbimiz de (cc); “Şüphesiz mü’minler birbiri ile kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını ıslah edin. Allah’a karşı takvalı olun ki; Allah size rahmet etsin.” buyuruyor[ii]

Kardeşlik bu mu? Kardeşlerimize merhametimiz böyle mi olmalıydı?

Dahası; ‘isar’ sahibi olmaya (diğerkâmlığa), kardeşimizi kendimize tercih etmeye teşvik ediyor Rabbimiz bizi.

O günkü Müslümanların haline bakıp üzülen İstiklal Marşı şairimiz; “Müslümanlık nerede, bizden geçmiş insanlık bile.” diyordu. Ya bugünkü Müslümanları görseydi ne derdi?

Haberler halimize ayna tutuyor. Gerçeği görmek için haberlere, Müslümanların yaşadıkları yerlere bir bakmak yeter sanıyorum. Bakınız ve kulak veriniz; ne söylüyor olaylar bize!

Bu halleriyle mi Allah’ın rızasını, merhametini umuyor Müslümanlar?

Yüzlerce isim ve sıfatları içerisinde merhametin ön plana çıktığı bir Allah’a inanıp kulluk ettiğini söyleyen;[iii] Raufu’r-rahim olan,[iv] âlemlere rahmet olarak gönderilen[v] bir Peygamberi örnek aldığını bildiren; bizim için rahmet olan bir Kitab’ı (Kur’an’ı),[vi] rehber tanıdığını ifade eden bu Müslümanlar, neden bu denli merhametsizleştiler?

Duyarlı bazı Müminleri hariç tutarsak şu acı gerçek karşımıza çıkıyor:

Çağımız Müslümanının kendisine merhameti yok, ailesine merhameti yok, Müslüman kardeşlerine merhameti yok, insanlığa merhameti yok. Hayvanlara, bitkilere, havasıyla suyuyla ifsad ettiği yiyeceği, içeceğiyle üzerinde yaşadığı yeryüzüne, etrafını kuşatan atmosfere, evrene merhameti yok.

Şu çekilen sıkıntılar, ahiret sorgumuzun/yitirdiğimiz merhamet sınavımızın sonucunun, dünyaya yansıması mı yoksa?

[i] Buhari, Tevhd- 2

[ii] Hucurat: 49/10

[iii] O Allah ki; merhameti her şeyi kuşatmıştır. (Bkz. Araf: 7/156)

[iv] Bkz. Tevbe: 9/ 128, 61; Enbiya: 21/107; Kasas: 28/46

[v] Bkz. Enbiya: 21/107

[vi] Kur’an, rahmettir. Bkz. Yunus: 10/57; Nahl: 16/89; İsra: 17/82

Yazının devamını 181. sayıdan okuyabilirsiniz.

Önceki Konu:
Sonraki Konu:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nem kurutmaistanbul web tasarımrutubet kurutmanem kurutmaısımak kiralamakombi servisdemirdöküm servissarısoy nakliyat>su kaçağı tespitidemirdöküm servis