NEOLİBERAL AHLÂK VE SİYASET

Yazar: Altan Murat ÜNAL

 

Müslüman toplumların yaşadıkları istikrarsızlık ve karmaşayı anlayabilmek için dünyada nelerin olup bittiğine bakmak gerek. Toplumlarda, yerel yapılar küresel-seküler değerler doğrultusunda yeniden oluşturulmaktadır. Müslümanların bir kısmı bundan etkilenmediklerini ileri sürseler de bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Neo-liberal küreselleşmenin dayatıldığı, başka seçeneğin bulunmadığı ileri sürülen süreçlerden geçilmektedir. Bu süreçler tüm toplumlarda kimliğin, kişiliğin aşınmasına yol açmaktadır.

Neo-liberal küreselleşme tüm dünyada giderek kültürleri dönüştürmektedir. Toplumlar kendi kültürlerini unuttukları için kültürel anlamda nereye, hangi yöne gideceklerini bilememektedir. Müslümanlar ise vahye ve akla önem vermeyip taklitçilikte ısrar ettikleri için kendileri olamamakta, kendilerini gerçekleştirememektedir. Bu nedenle Müslümanlar bir karşı duruş sergileyememektedir. Hayatın tüm alanları üzerinde neo-liberal küreselleşmenin egemenlik kurmaya çalıştığı dikkatten kaçmamaktadır. Toplumlar küresel neo-liberal sistemden kurtulabilecek bilgi ve yeteneğe sahip olamadıkları için çareyi taklide yönelmekte bulmaktadır. Muhafazakâr kültürler, cemaatler, kendilerine tâbi olanlara, statükolara itaat etmelerini, herhangi bir tepki göstermemelerini telkin etmektedirler. Bu da küresel kültürel etkiler karşısında savunmasız kalmayı, hiçliği beraberinde getirmektedir.

Küresel neo-liberal kültür tüm farklılıkları, hatta aşırılıkları ve anormallikleri meşrulaştırmakta; ahlâki duyguları yok etmekte, sapkınlıkları görünür kılmaktadır. Akla gelen her şeyi metalaştıran neo-liberal kültür, neo-liberal hayat tarzıyla bütünleşmeyi, sisteme entegre olup bağımlı kalmayı, hizmet etmeyi zorunlu hale getirmektedir adeta. Bu tür ortamlarda insanların bir kısmı kendi çıkarlarının peşinde koşan, kimseye güven duymayan, hırçın varlıklar haline gelirler. Kişisel başarılar, çıkarlar, tüm değerlerin üstünde tutulur. Bu hırs ortamında insanların ahlâklı, ölçülü ve kanaatkâr olmaları için telkinde bulunmanın çok da faydası olmaz. Öyle ki, neo-liberal sisteme muhalif olanlar merkezin dışında bırakılır, unutturulmaya çalışılır. Hiçbir gayri ahlâki davranış, bayağılaşma ve yozlaşma bu tür kültürel ortamlarda yadırganmadığı halde Müslümanlar tarafından yapılan sıradan bir eleştiri hemen yadırganır, sorgulanır.

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 175. “Neo-Liberalizm” sayısını edinebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


dokuz − = 2

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm