OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE DİN EĞİTİMİ – 2

Yazar: Cenk Ağ

 

İlk yazımda çocukluk dönemi din eğitimine bir giriş yapmış ve gelişim özelliklerinden; fiziksel ve bilişsel gelişimi anlatmaya çalışmıştım. Bu yazımda ise, okul öncesi çocukluk dönemindeki, ahlak gelişimi, psiko-seksüel ve psiko-sosyal gelişim dönemlerinden biraz bahsetmek istiyorum.

 

  1. Ahlak Gelişimi

Genel olarak çocuk için doğuştan bir ahlaktan bahsedilemese de ahlaki güzelliklere yatkın olduğu söylenebilir. Çocukta hem iyiye hem de kötüye yönelebilecek tohumlar olduğu söylenebilir. Bu konu özellikle psikoloji camiasını çok etkilemiş ve üzerine bir çok çalışma yapılmıştır. Son dönemde Karen WAYNN ve Paul BLOOM, 5 aylık bebekler üzerinde yaptıkları çalışmalarda çocukların ahlak ve adalet duygusunun gelişimi ile ilgili olarak ‘insanların doğuştan ahlaki davranışlara sahip olduklarını, adalet anlayışımızın, doğru ve yanlış anlayışımızın biyolojik temelleri olduğunu’ ortaya koydular. Çalışmalarla belirlenmiştir ki insanın iyi-kötü içgüdüleri ve adalet duygusu doğuştan gelir ve hangisinin büyüyeceğini ve egemen olacağını eğitimi ve çevre koşulları belirlemektedir. Yani çocuğun nasıl bir ahlaki yapıya sahip olacağı büyük oranda sosyal çevresine bağlıdır. İyiyi kötüyü ayırt edebilecek bir kapasiteye sahip olmayan çocuk için iyi ve kötünün ölçüsü ilk etapta ebeveynidir. Okul öncesi dönemde çocuk ebeveynin her dediğini eleştiriye tabi tutmadan kabul ettiğinden dolayı daha çok itaate dayalı bir ahlaktan bahsedebiliriz. Yaş ilerledikçe çocuklar varlıkları birbirinden ayırabildikleri gibi iyiden kötüyü, doğrudan yanlışı birbirinden ayırt etme duygu ve kabiliyetine sahip olabilmektedirler (Öcal, 2003:90). 

3.1. Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı

 

Kohlberg de Piaget gibi çocukların, belli durumlarda davranışlarını belirleyen kuralları yorumlama biçimlerini araştırmıştır. Bu incelemeyi, ahlaki ikilemleri kapsayan belli durumları çocuklara vererek onların böyle bir duruma nasıl tepki vereceklerini sorarak öğrenme yolu ile yapmıştır. Bu bağlamda sorduğu durumlara aldığı cevaplar neticesinde insanların altı yargı aşaması geçirdiklerini belirtmektedir. Bu altı aşama ise üç düzey içinde yer almaktadır;

 

3.1.1. Gelenek Öncesi Düzey: Bu düzey Piaget’in “dışşal kurallara bağlılık” döneminin özelliklerini kapsar. Bu düzeyde iki aşama yer almaktadır;

 

Aşama 1- Ceza ve İtaat Eğitimi: Bu düzeyde çocuklar otoriteye uyar ve cezalandırılmaktan korkarlar.

 

Aşama 2- Araçsal İlişkiler Eğilimi: Çocukların kendi ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması önemlidir. Diğerlerinin ihtiyaçlarını da dikkate almakla birlikte hala birinci sırada kendileri vardır.

 

3.1.2. Geleneksel Düzey: Birey için aile, grup ve mensub olunan ırkın beklentileri her şeyden önemlidir. Kişisel ihtiyaçlar bazen grubun ihtiyaçlarının gerisinde kalır.

 

Aşama 3- Kişilerarası Uyum Eğilim: İyi davranış, başkalarına yardım etmek ve ya onları mutlu etmektir. Ben-merkezliliğin azalması ve somut işlemler dönemine girmesiyle çocuk, olaylara başkaları açısından bakabilme kabiliyeti kazanır.

 

Aşama 4- Kanun ve Düzen Eğilimi: Doğru davranış, otoriteye ve sosyal düzene uygun olarak, kişinin görevini yerine getirmesidir. Grup kuralları yerine toplumun kuralları ve kanunları almıştır.

 

3.1.3. Gelenek Sonrası Düzey: Bireyin, başkaları ve otoriteden bağımsız olarak izlemek istediği ahlak ilkelerini seçtiği ve kendine özgü değer sistemini örgütlediği düzeydir.

 

Aşama 5- Sosyal Sözleşme Eğilimi: Kanunların kullanımı ve bireysel haklar eleştirici bir şekilde incelenir. Kanunların demokratik olarak değiştirilebileceği ilkesine sahiptir.

 

Aşama 6- Evrensel Ahlak İlkeleri Eğilimi: Kişi, bu son aşamada ahlak ilkelerini kendisi seçip oluşturur. Bu ilkeler, adalet, eşitlik, insan hakları gibi bazı soyut kavramlara dayalıdır. Bu ilkeleri ihlal eden kanunlara uyulmamalıdır (Senemoğlu, 2013:69-70-71).

 

Kohlberg kuramının dikkat çeken bir yönü de ahlak eğitimi ile ilgili boyutudur. İlk olarak çocuklarla ahlaki konular ile ilgili tartışmalar yapmak, değerlerin irdelenmesini sağlamak, ve bu yolla çocukların bir üst düzeye geçişişini sağlamak için ortamlar oluşturmak önemlidir. Kohlberg’in kuramının sınırlılığı üzerine bazı eleştiriler getirilmiştir. Sonuç olarak ahlaki gelişim dönemlerinin kesinlik derecesi ve evrenselliği tartışmaya açıktır.

 

 

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 175. “Neo-Liberalizm” sayısını edinebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


1 + dokuz =

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm