ÖLÜM ÜZERİNE

Yazar: Fatıma Neşe Tuna

Duygularım tazeyken yazmalıyım.

Unutmadan, dünyaya ölümü unuturcasına dalmadan.

Bir bebeğin anne karnında gelişimini, doğumunu, an be an gelişerek-değişerek büyümesini görür de insanlar nasıl Allah’ın büyüklüğünü düşünmezler, nasıl O’na boyun bükmezler?

Ve ölümü; gözünün önünde bir canlının gittikçe tükenişini, bitişini görürler de nasıl ibret almazlar? Nasıl amaçsızca yaşanan bir hayatı benimserler?

Bir bebek doğar. Her gün yeni özellikler kazanarak büyür. Birkaç yıl hep başkalarına muhtaçtır. Sonra kendi işlerini görmeye başlar. Ve yetişkin bir genç olduğunda artık; sağlıklıdır, güçlüdür, kimseye ihtiyacı yok gibidir. İlkbahar, yaz verimlidir, ama daimi değildir. Yapraklar dökülmeye başlar yavaş yavaş. Sonbahar gelmiştir. Gözler, kulaklar, bacaklar zayıflar artık. Gücü kuvveti azalır. Artık yürüyemez olur, bir bebek gibi. Bir farkla; bebek her gün ileriye giderken o geriye gider. Kendi başına kalkamaz, yemek yiyemez git gide. Oturamaz daha sonra. Konuşması bozulur. Derdini bir türlü anlatamaz, kelimeler çıkamaz olur ağzından, işaret diliyle anlatmaya çalışır isteklerini. Zor nefes almaya başlar. Hızlanır nefesleri, bir zorluk yaşadığı bellidir. Ecel terleri döküyordur soğukta. Sessizce verilen son bir nefes, buz gibi yapmıştır odayı…

Çaresiz seyredişler bitmiştir artık. Bir insan imtihandan çıkmıştır. 

Bedeni teslim edilir toprağa, tâ ki yeniden dirilişe kadar.

Herkes bir şeyler yapmak ister, arkasından. Yakınları defterini kapatmamak için çabalar, hayır hasenât yaparlar. Uzun da yaşasa sevaplarının bitecek olmasını birden kabullenemez kimse. Umutla ekleme yaparlar üzerine.

Miras paylaşılır, soğuyunca acılar. O evde, o eşyalarda hiç kimse yaşamamıştır sanki daha önce. Hatıralar kalır geriye zaman zaman konuşulan. Tekrar hayata dalar herkes, işlerine bakarlar. İmtihan devam ediyordur hâlâ. Herkesin imtihana başlangıç ve bitiş tarihi farklıdır zira. Ölüm unutulur, bir dahaki bitişe kadar.

Aklının erdiği andan itibaren sorumludur insan. “Çalışmasının karşılığını” (Necm, 39) alacaktır mutlaka. Mü’mindir o, güvenir Allah’ına. Doğru bir iman, güzel bir ahlâk ve salih amellerle devam eder gider yoluna. Son nefesine kadar böylesi bir yaşayışı sürdürür; “alın kitabımı okuyun, ben zaten bugünle karşılaşacağımı biliyordum”  (Hâkka 19-20) diyebilmenin umuduyla.

Allah onu asla yalnız bırakmaz. Hep yanındadır, yardımındadır. Kulu O’nun dinine yardım ettikçe, O da ona yardım eder, hiç bırakmaz elini, sabit kılar ayaklarını. (Muhammed, 7) Dünya imtihanı kolaylaşır böylece.

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 176. “Ulus Devletler Toplamı # Hanif Millet. Ümmet” sayısını edinebilirsiniz.)

Önceki Konu:
Sonraki Konu:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


− 6 = bir

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm