ŞEF MAHKO VE OĞUZ’ UN FATİHA’ SI

MAKALE/NURETTİN ÖZCAN

O gökleri yükseltti (ve her şey için) bir ölçü koydu

                                                                                                Enbiya-7

             İnsan hayatının en temel kavramlarından birisi, bilindiği gibi ihtiyaç kavramıdır. Maddesi ve mânâsıyla, insan hayatının her dokusunda hissedilen bu eksiklik ve bunun temin edilmesi hadisesi, insan fıtratının en âcil bir durumudur. Tarihsel bir geçmişten bizler biliyoruz ki, hayatın sosyal inşası, ihtiyaç, zaruret tabanı üzerine kurulur, tamah, istismar ve sömürü gerçeğiyle devam eder. Zira ihtiyaç olarak görmeye alıştırıldıklarımız çok zaman, bizi ne tarafa çekeceği belli olmayan hislerimizin en karanlık tarafıdır.

Fransada su değirmenlerinin yerlerini yavaş yavaş yel değirmenlerine terk etmeye başladıkları dönemde ünlü düşünür Robespierre, Fransız halkına;” yıkın yel değirmenlerinizi” diye sesleniyordu. Çünkü ünlü düşünür biliyordu ki, halkın şimdilik bu değirmenlere ihtiyacı yoktu ve yine biliyordu ki, bugün için hoş gelen bu kolaylık, yarın bazı istismarların zafer yollarını açacaktı. İnsanlığın tarih boyunca yaşadığı tecrübelerin parçalarını bir araya getirdiğimizde, lükse kaçan cazibelerin hep ihtiyaç gibi gösterildiği ve görüldüğü yanılgısı ile karşılaşırız. Bu sapma temayülü aslında insan  fıtratında hazırdır ve kişiyi düşünmemeye zorlayacak kadar da çekicidir. Jules Henry;” Ekonomimizin bugünkü işleyişini sürdürebilmesi için insanların belirsiz ve düşüncesiz olmayı öğrenmeleri gerekmektedir; çünkü sâlim kafayla ve bilinçli olarak hareket etselerdi, elleri nâdiren ceplerinin yolunu bulurdu; ya da bulsa bile orada kalırdı. Hepimiz mantıkçı olsaydık bugünkü ekonomi yaşamını sürdüremezdi.” der. İşte burada müthiş bir paradoks yatıyor; çünkü ekonomik olarak şimdiki gibi var olmayı sürdürebilmek için var gücümüzle aptal kalmaya çabalamalıyız. İnsan hayatının devamlılığı bakımından zaruri olan alanı zorlayarak insanlığı keyfiliğe kaydıran bu anlayış, mâkul olan her şeyi örterek aşırılılıkların bizi rahatsız etmemesini sağlamaktadır. Zira bir hayat anlayışı haline getirilen yeni tüketicilik modeli sadece sanayi toplumlarının değil, modern dünya ile bağlarını bütünlemiş müslümanların hayatında da hâkim bir emel olarak görülmektedir. Müslümanların hakiki hayatlarına asla uygun düşmeyen ve bütün alanlardaki ihtiyacı aşan müsriflik tutkusu, aslında Allah Resûlünün ortaya koyduğu fikir aydınlığında iç arınmasını tamamlayarak olgunlaşmış, hayatı anlayan zekâların karşısında özendirici etkisini kaybetmektedir. Ritüellerle, Kur’ânî terbiyeden uzak, içe nüfuz etmeyen, yalnızca kıyafetlerle ve bazı seremonilerle sembolize edilen İslam taraftarlığının ise, rastgele isteklerle dolu tutkularından kurtulabilmeleri mümkün değildir. “… Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki. İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah size kendi âyetlerini açıklıyor. Umulur ki düşünürsünüz” (Bakara 219)   Üstelik bu zümrenin, belli bir düzen içinde nasıl bu dünyanın malı olduklarını kendilerine unutturacak ve tarzlarının aslında ne kadar da islâmî olduğuna kendilerini inandıracak taraftarları vardır. Çünkü kendilerinde övülmüş üstünlükler vehmeden Müslümanların çok büyük bir kısmında bugün için, Kur’an’ın belirlediği yüksek insanlık ülküsüne ve en üstün amaçlara ulaşmak gibi bir emelleri kalmamıştır. Dolayısıyla modern insanın veya modern müslümanın bu hayat içindeki belirleyiciliğinden söz edemeyiz. Zira genel manâda baktığımızda günümüz insanının hayata hâkim olma sadedinde elinde tuttuğu kabiliyetler, erişkin insanlara ait standartların çok altında kalmıştır. Bu nedenle insanlara ihtiyaç diye sunulan yapay özendirici unsurlar; bireyin yetişmemişliğini de kullanarak, onun muhatapları karşısındaki küçük düşme eğilimini de tahrik eder. Nitekim etrafımıza baktığımızda, zaruret olmadığı halde bütün alanlarda yalnızca hazlarına yönlendirilmiş, ama bu konuda hep akla uygun bahaneler üreten kimseler göreceksiniz. Yani insanlık, kendisinin dışındaki gayelere yönlendirilmiş olmakla beraber, kendi geleceği için mücadele ettiğini zannetmektedir. Bilinç altı bu gerçeği algılamasının önünü ne yazık ki örtmektedir. Tabii, olayları yalnızca ekonomik bir olaya bağlı ihtiyaçlar olarak görmemeliyiz. Bu durum, uluslar arası kapitalizmin bir zaferi olarak görülür ama aslında bu meselenin daha derinlerinde, insanoğlunun bütün yetenekleri elinden alınarak, onu bir daha geri gelmeyecek bir biçimde köleleştirmek çabası vardır. Çok enteresandır, dünya kozmetik imparatorluğunu elinde bulunduran ünlü Yahudi Helena Rubinstein’in, Avustralyalı bir gazeteciyle arasında şöyle bir konuşma geçer:” Efendim, siz dünya kozmetik imparatorluğunu temsil ediyorsunuz, daha çok hangi ürünlerinizi kullanırsınız?” sorusuna H.Rubinstein:” Ben kozmetik ürünü kullanmam, çünkü onun faydasına inanmam. Buna rağmen niye ürettiğimi sorarsanız, İsrail içindir.” Diye cevap verir. Esasen bugün için dünyayı, General Dynamic, General Motors, General Electric gibi beş generalin yönettiğinden söz edilir ve bunların tamamı sömürüye dayalı dev para endüstrileridir. Savaş finansörlüğünden, petrol baronluğuna, gıda sektöründen, ilaç ve kimya endüstrisine kadar Rodscild hanedanlığını ve siyonizmin medya patronluklarından film endüstrisine kadar bütün kuşatma alanlarını düşünürseniz, yüzyılımızdaki insanlığın nasıl bir enformasyon esareti içinde kıvranmakta olduğu daha kolay anlaşılacaktır. Dolayısıyla hayatın bütün noktalarını kuşatacak bir vaziyette bir tür îmânî ve kültürel mutasyona uğrayan modern Müslümanı kolaylıkla her türlü oyunun içinde acemi bir oyuncu olarak görebilmekteyiz. Bunların seküler bir hayatın ya da islâmî bir dünyanın mensupları gibi görünüyor olamalarının realitede hiçbir anlamı yoktur. Zira kendi öz hayatınızın ideolojik yükselme çabalarını eğer bir kez kaybetmişseniz, dünyaya hükmeden koskoca bir sömürge imparatorluğunun kültürel bir malzemesi oldunuz demektir. Bu noktada yapılan tek şey; vicdanınızı rahatlatabilmek ve kendi kendinizi mazur gösterebilmek için islama uyacak zihinsel madrabazlıklar ortaya koymaktan ibarettir. Genel mânâda bugünkü Müslümanların yapıp ortaya koydukları da budur. İranda ayağında kot, sırtında bluejean, elinde Marllbro sigarasıyla Amerikan aleyhtarlığı yapanların durumunu bir tahlil edin isterseniz. Bütün dünyada ve bizde de durum aynıdır. Mc Donalddan aldığı sandvici iştahla yudumlarken Amerikan sömürgeciliğine öfke duyan kimselerin sayısı bizde azmı dır? Aslında bu çelişkilerin altında yatan gerçek, insanların kendilerini güçlü ve güvenilir bulma ihtiyacından kaynaklanır. Bu durum insanoğlunun doğasında vardır ve modern dünyanın hakimleri, bireye kendi durumunu güçlendirecek ve kendisini özel hissetmesini sağlayacak şeyler vaat etmektedirler. Bu durum yalnızca Müslüman toplumlarla ilgili sınırlı bir mesele değildir elbette. Bu, Müslümanları da avlayan ama esasta bütün dünya insanlığını hedefleyen devâsâ bir sömürge imparatorluğu projesinin sonucudur. Mustafa Yıldırım’ın ifadesiyle; Salt düşünsel, bilimsel, siyasal ilişkilerle bu durumu aydınlatmak imkânsızdır. ABD‘ de ressam Mark Lombardi de aynen böyle düşünüyordu. Kitap yazmak yerine parasal ilişkileri resimle birleştirdi ve şebekenin para kanallarını tablolara geçirdi. Örneğin; George Bush Jr.’un yönetiminde yer aldığı Harken Energy firmasının Suudlara ve Usame Bin Ladin’e ulaşan para kanalını resmetti. CIA, Bankalar vs. çok şey bu resimde yer aldı ve sonunda bu resimleri sergiledi. FBI bu resimleri toplamak istedi ama sergi yönetimi izin vermedi. Bir süre sonra Mark Lombardi atölyesinde boynundan asılmış olarak bulundu. Bu tür ölümlerin ardından genellikle yapılan bildik bir açıklama yapıldı:” Mark Lombardi manik depresyon yaşıyordu.” Evet, işte böyle bir çağı yaşıyoruz; şüphe götürmeyen çekicilikleri, inkâr edilemez gerginlikleri ile insanlar yalnızca hayalleriyle tatmin edilmeye çalışılıyor. Özellikle Müslümanların asla hayranlık ve huzur bulamadıkları dünyalarında topluma sunulan özençler, insan hayatının tabii seyri ile uyuşmadığı alanlarda büyük çökmeler oluşturmaktadır.Yazının devamını 182. sayıdan okuyabilirsiniz.

Önceki Konu:
Sonraki Konu:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sarısoy nakliyatvaillant servisprotherm servisinem kurutmarutubet kurutmanem kurutmafalke servis