SOYLU BUNALIMLAR

Yazar: Reşat Cengil

 

Ruhumu anlamak için hazır bir dil yok, denizin etrafındaki bütün kıyılar, bir telaş içindedir her gece! Üvey düşüncelerin dünyasında, hıçkırıklara karışan ince sızılarda; köyümün güneşi kadar sıcak, gecemdeki dolunay kadar eşsiz. Bir zamanlar şu dağların ardı dünyanın sonu gibiydi. Dağları aşsam düşerim sanırdım, dünyanın sonu ne kadar da uzaktı. Şimdi bütün sonlar içimde düğüm düğüm oldu. Mayıs tutmuş ellerimizde, çizgili pijamalar, yırtık postallarla köylü bir güzele bile sevdalanamamış, hiç sevmemiş, sevilmemiş, gece inince vadiye dolan sürülerle yorgun bir geceye hazırdır düşlerim.

Hayatın tokadını bilemeyen, ama her gün tokat yiyen nemli gözlerle alnıma çizilen bir uçurumdu gözlerim. Perdeleri inince gecenin, bağrında büyüyen düşler gibiydi özlemim. Bir anne feryadı, bir intihar özlemi, yere düşen bakışların içinde, karanlık bir gecedir düşlerim. Gündüzler zalim bir tehdittir, bütün sözler aydınlığımı lekeler durur. Geceler bir kuytudur, geceler sığınak, geceler merhamettir, geceler bir kabir gibi, bir ana rahmi gibi büyütür koynunda beni. Yenilgi yenilgi savrulursun, zaferlerden haber sormak senin neyine! Ruhumu anlamak için hazır bir dil yok; denizin etrafındaki bütün kıyılar, bir telaş içindedir her gece!

 

(Yazının devamı için, Nida Dergisi, 171. “Düşüncenin Asâleti” sayısını edinebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


8 − = altı

sarısoy nakliyatmedya haberlerimedya haberleriistanbul beyaz eşya servisibakırköy playstation cafeklima serviskombi servisdemirdöküm servisbaymak servisvaillant servisprotherm servisiumrekadıköy ikinci el eşyaumreaçık parfüm