• HAKİKATİN MODERNİZASYONU

    RAGIP ERGÜN

    İnsanın var oluşundan beri, hayat ile arasındaki ilişkiye binaen gerçek, doğru ve hakikat kavramları onun için her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. Çünkü insan içine “atıldığı” dünyanın gerçekliğini, bu gerçeklik içinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu ve bu nesneler dünyasında hakikat denen bir şey var mıdır, varsa nedir bilmek ister. Çünkü insan bilmediği şeyden korkar ya da Abduh’un dediği gibi “İnsan bilmediği şeyin düşmanı olur.” Tarih boyunca insan yaşadığı dünyayı çok farklı şekillerde anlamlandırmaya çalışmış ve farklı saiklerle giriştiği bu çaba sonucunda yaşamına devam etmek için karineler üretmiştir. Bilmek insanın doğasında olduğu sürece, bilinen ile bilen arasındaki bu ilişki devam edecektir. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • MODERNİZM ELEŞTİRİSİ VE MÜSLÜMANLAR

    MAKALE/KÜRŞAD ATALAR

    Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını, ‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir. Kabaca bir değerlendirmeyle, ‘Gelenekçiler’in modernizm eleştirisi, ‘modern’ olan her şeyi ‘reddetmek’ üzerine kuruludur. Gelenekçi için, ‘modernite’ türedidir ve ‘asl’dan uzaklaşmaya karşılık gelir; o nedenle, çağdaş dönemde Müslümanın yapması gereken şey, doğruluğunu/kalitesini kalıcılığı ile kanıtlamış olan ‘geleneğe’ geri dönmektir. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • MODERNİZMDEN ÇIKTIK YOLA POST-MODERNİZM’DE VERDİK MOLA;

    “DEĞERLER KÜME”SİNE DADANAN TAVŞAN GÖRÜNÜMLÜ TİLKİ’Yİ TANIYAMAMAK

     MAKALE/ ARİF ARCAN

     Modernizm, gelenekle olan göbek bağını radikal bir biçimde keserken, ortaya koyduğu temel iddiası ve hedefi; insanı boş bir sayfa (Tabula Rasa) olarak görüp onu “yeniden” “yeni” olarak inşa etmekti. Eski ve Yeni Dünya karşıtlığına dayanan bu faaliyet, neticede yıkıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Modernizm, daha en başından yıkıcı olduğunu açıkça izhar etmişti ve bu yıkıcılığı ile de belirli bir övünme hakkını kendisinde görebiliyordu. Modernizm “dobralığı” ile ne kadar övünse azdır.

    Müslüman entelijansiya için  modernizm eleştirisi cazip bir alan. Ama modernizmi kıyasıya eleştirirken kendi geleneği ile olan hesaplaşma girişimlerini nereye koyacağını bilemeyen ve bu bilememe çıkmazı içinde esasında neye karşı olduğunu da tam kestiremeyen bir “bulanıklık” halini yaşayan cari Müslüman zihnin imdadına başka bir bulanıklık hali yetişir gibi oldu: Post-modernizm. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • MODERNİZME İTİRAZDAN HAKİKATİN YIKILIŞINA POST-MODERNİZM

    MAKALE/  RAGIP ERGÜN

    İnsanı insan yapan insandır.

    Nazım Hikmet

    Müzik değişince dans da değişir.

    Takeshi Kitano

    Gelenekselden Modernizme

    Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan, Latince modernus kelimesinden türeyen modernizm, tarih boyunca “kopuş, eskiden yeniye geçiş, eskiden farklı oluş” gibi anlamları içerisinde ihtiva etmiştir. Tarihsel süreç olarak 15. yüzyılda bugünkü İtalya sınırlarında başlayan Reform ve Rönesans hareketlerinin zamanla Kara Avrupası’nın ruhuna katmış olduğu değişim ivmesi, hayatın bütün alanlarına “yeniden şekil verme ve yeniden doğma” olarak sirayet etmeye başlamıştır. Sanat, edebiyat başta olmak üzere din, kültür ve hayatı dizayn eden ne kadar sosyal, siyasal, ekonomik alan varsa yeniden şekillendirilmesi gerektiğine duyulan inanç, doğmuş olanı yeniden yeni bir dünyaya doğurtma çabasına dönüşmüştür. Aydınlanma ile bu süreç kemale ermiş ve modernizm tastamam olmuştur. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • POST-MODERNİZM, HAKİKAT VE ALGI ÜZERİNE…

    ABDURRAHMAN ARSLAN İLE

    RÖPORTAJ/ HALUK POLAT

    Post-modernizm dendiğinde bugünün Müslümanları sizce tam olarak ne anlamalı? Zira çokları için ne olduğu hâlâ belirsiz bir şey. Bir süreç mi, bir ideoloji mi, tamamlanmış bir evrenin (Modernizmin) devamı mı yoksa?

    Modernliğin bütün kurucu temellerine, önermelerine meydan okuyan bir düşünce ya da diyelim ki bir felsefeyle karşı karşıyayız. Ama buna rağmen eğer tezahürlerine, insanı cezbeden görüntülerine takılıp kalmazsak kanımca post-modernizm derken anlamamız gereken esas niteliği modernliği kuran bir hakikat telakkisinin yaşadığı meşruiyet kaybı ve onun neticesinde ortaya çıkan yeni bir durumdur. Yani kesinlik üzerine kurulan bir hakikat telakkisinden, hakikatin olmadığını ilan eden “hakikat sonrası” bir duruma geçiştir. Sonra da bunun arkasından sökülüp gelen düşünce ve hayatın her alanına nüfuz eden ve etmekte olan sessiz bir devrimdir. Mevcut felsefe geleneğinin artık sona erdiğini ilan eden bir felsefe bugün söz konusudur. Zira pozitivist felsefenin hakikat telakkisiyle alâkalı bütün varsayımlarını yıkarak onu tahtından indirmekle meşgul. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • MODERN ANOMALİ İLE POSTMODERN PARODİ ARASINDA DİNSELLİĞİN AHİR ZAMAN HALLERİ

    İSLAMCI ANTİ-MODERNİST SÖYLEMİNİN POSTMODERN KAYNAKLARI

     MAKALE/ MEHMET ULUKÜTÜK

     Giriş

    Bu makalede, modernliğin epistemik şiddetinin tazyiki altında tek bir hakikat ve gerçekliğin iddia edildiği, kutsalın ve ilahi olanın ötekileştirildiği ve sekülerleştiği ancak dinsel olanın modernliğin menfaatleri doğrultusunda araçsallaştırıldığı anomi[1] halinden bahsedilecek ve daha sonra bu anomi halinden bir çıkış umudu veya alternatifi olarak ortaya çıkacak olan post-modern parodi[2] hallerinin gerçekte bir umut mu yoksa yıkım mı olduğu tartışılacaktır. Modern anomalinin üstesinden post-modern parodi ile gelme arzusunun içinde barındırdığı risklere işaret edilecektir. Kutsalın ve ilahi olanın ötekileştirildiği, verili ve tek bir ontik ve epistemik hakikat iddiasının modern anomi durumlarında post-modernliğin göreli hakikat iddiasıyla üstesinden gelme girişiminin tutarsızlıklarına işaret edilirken, aynı zamanda içinde yaşadığımız dönemde modernliğin dinsel eleştirisi ve dine dönüş hareketinin geri planında dinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir motivasyon ve inancın olmadığı, bilakis lizatihi post-modern parodiler olduğu iddia edilecektir.  Diğer taraftan ise İslamcı anti-modernist söyleminin Post-modern kaynakları üzerinde durulacaktır. Son olarak ise, İslam’ın post-modern parodi halinin ekranlara yansıyan gölgelerinden bahsedilecektir. Şimdilerde özellikle hadis ve sünnet üzerine ekranlara yansıyan polemiklerin post-modern bağlamı etrafında içinde barındırdığı tuzaklara işaret edilecek ve post-modern parodi kültürünün hâkim olduğu mahfillerde böylesi polemiklerin gelecekte de devam etmesinin mümkün olacağı iddia edilecektir. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • BİLİMİN POSTMODERN ELEŞTİRİLERİ:

    “AŞIRI ŞİŞİRİLMİŞ ÇOK SESLİ MÜTEARİFE”[1]

    TERCÜME/RAGIP ERGÜN

    Yüzlerce okuyucumuzun memnuniyeti için kısa süre önce Noam Chomksy’nin Slavoj Zizek ve Jacques Lacan gibi post-modernist entelektüelleri “şarlatanlar” ve numaracı olarak eleştirdiği bir röportaj gerçekleştirdik. Uzun zamandır süregelen post-modernizme karşı dönüş ki yıllardır siyasal sağın yapmış olduğu tiyatronun karşı tepkisidir, ancak siyasal soldaki anarşist Chomsky, Marksist Vivek Chibber ve kendini “eski solcu” olarak tanımlayan Alan Sokal gibi düşünürlerin eleştirileri de aynı derecede güçlüdür (ve daha serttir). Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı şeylere ışık tutuyor. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • İSLÂM, YAHUDİLİK VE HIRİSTİYANLIK’TAN ALINTILANMIŞ ‘DEVŞİRME BİR DİN(Mİ)’DİR?

    ELEŞTİRİ/HİKMET ZEYVELİ

    Günümüzde, Kur’ân-ı Kerîm muhtevasının başka dînî ve tarihî metinlerden devşirildiği şeklindeki bir iddia bazı fanatik İslâm düşmanları için âdeta genel-geçer bir itham olarak öne çıkmaktadır. Bu iddia sahiplerinin Türkiye’deki uzantıları Turan Dursun, İlhan Arsel ve benzerlerinin çevreleridir. Türkiye’deki bu çevrelerin Kur’ân ve İslam hakkındaki iddialarının, tamamen husumetten kaynaklanan gayr-ı ilmî iftiralardan öteye geçemediklerini ispatlamak için çaba sarfetmek bile onlara değer atfetmek olacağından, onları kendi cehaletlerine terk etmekle yetiniyoruz.

    Yabancılardan ise; Arthur Jeffery, Richard Bell… gibi bazı konularda biraz ciddiye alınabilecek oryantalistlerin yanısıra, seviyesiz ve ön-yargılı birçok kimsenin de bu konuda eser yazdıklarını görüyoruz. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • IS ISLAM A RELIGION COMPOSED OF BORROWINGS FROM JUDAISM AND CHRISTIANITY?

    ARTICLE/ HIKMET ZEYVELI

    The argument that the content of the Qur’an is composed of borrowings from other religious and historical texts is proposed as a generally accepted truth by some radical enemies of Islam.

    Names located to this claim in Turkey are Turan Dursun, İlhan Arsel and some others like them. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

  • SORUŞTURMA

    SORUŞTURAN: FERHAT KOÇ, HALUK POLAT, MERVE ÇİL

    Hazcılık bir tercih değil, kaybolmuş ruhun kaçışıdır.

    İnsanın gülmemesi, tebessüm dahi etmemesi hatta surat asması gereken yerde gülmesi; gülmesi gerektiği yerde surat asması ‘laubaliliktir’.

    Üzerinde düşünülesi bir konuda düşünmeyip geçiştirilmesi ve hakeza aksi durum içinde farklı değildir.

    Hey kardeşim,

    Kendi tercihin sanıyorsan, senin değil senin için tercih edileni yaşıyorsun çoğu kez. Continue Reading

    12 Ocak 2018 • Genel

nem kurutmaistanbul web tasarımrutubet kurutmanem kurutmaısımak kiralamakombi servisdemirdöküm servissarısoy nakliyat>su kaçağı tespitidemirdöküm servis