Sunuş (75)

“Ey yola çıkmaya hazırlanan kardeşler sizden öncekilerin ayaklarından bir iz kalmıştır. O izlere iyi bakın…”

Yaz mevsimi, sıcaklar dendiğinde sizin de aklınıza Kab bin Malik, Hilal veya Mürare geliyor mu? Fakat sıcak, rehavet, iz, geri kalmak ibareleri oralara götürüyor gibi bizi. Tebük’e! Geri kalmanın bedeli en ağır ödendiği güne. Geç kalmaya, rehavete yenilişe “selam” boykotu konan ve eşin dahi iman ile bu boykata iştirak ettiği o kahrolası güne…

Değerli okurlarımız, yaz mevsimi insanların rehavete düşmesi için şartların gayet müsait olduğu bir mevsim. Şu unutulmaya “Rehavet Bitiştir..”

Yapılması gerekenlerin yanında yapılmayanların her geçen gün birikerek beklediği de malumunuz. O halde yapılması gerekenler yapacak kişisini bekliyor. Yaz mevsimi, rehavet, durmak, yavaşlamak nedir bilmiyor süreç, çünkü tarih boşluk tanımıyor ve boş bırakılan yeri hemen bir yenisiyle dolduruyor. Ve doldurduğu her yeni sizin de takdirinizdir ki İslam değil İslam harici herhangi bir şey oluyor.

Evet insanlık kadim tarihinde belki de şaşkınlığın, umutsuzluğun, yenilmişliğin. boş vermişliğin bu kadarına hiç şahit olmadı. Niçin acaba? Yoksa sorumluluğumuzun sefer olduğu unutuluyor, başka sorumluluklar icat ediliyor ve ağır mı geliyor? Yoksa yolculuğa çıkmadan uzun ve sancılı bir yolculuk olacağını mı bilmiyorduk? Yoksa içten veya dıştan engellerin geleceğini söylüyorduk da nasıl karşı koyacağımızı mı konuşmamıştık? Büyük engellere geldik mi ki? Yoksa “küçük ve büyük engelleri”! hesaplamıştık da “sanal engelleri” mi hesaba katmamıştık? Evet Sanal engeller, psikolojik savaş!…, “Putçuluğa” düşmanlığın yerinin “Puta”, “Zulme” düşmanlığın yerinin “zalime” düşmanlığa dönüştüğü psikolojik cinnet hali… Düşmanı “ininde vurma” fakat sonrasında dostlarımıza düşman kesilme, Hiddeti, öfkeyi dosta, suküneti, “eman”eti düşmana göstermeyi vazife bilme hali… İslam’ın Müslümanın, insanın değerinin bitip gücün, silahın, teknolojinin değerinin bahsedilmeye başlandığı kaos ve anarşiye zemin mel’un zaman, İşte sanal engel, Psikolojik savaş.. İstikametin her geçen gün sislendiği zaman.

Yoksa söylenenler size İslam coğrafyalarını mı düşündürdü? Yok, hayır bu İslam coğrafyasının değil “mele ve mütref” taifesinin hikayesi. Bu “İlişkilerdeki ilkesiz ve Kritersiz” tüm duruşların hikayesini Bakiye Marangoz seslendiriyor bu ay. Alptekin Dursunoğlu ve Kürşat Atalar’a yönelttiğimiz soruları da bu sıkıntıların tamirine atılmış birkaç adım olarak değerlendirin lütfen. Süleyman Arslantaş, yine dengesiz ilişkiler ağının doğurduğu bir sonuç olan Ortadoğu ve kana bulanmasında liderliği kimseye kaptırmayan İsrail’in yapmak istediklerini kaleme aldı. Ahmet Varol da hakeza! Bu ay sizlerle olacak olan birbirinden erbab diğer kalemler ise Ömer Şevki Hotar, Hüseyin Karatay, Erdinç Doğru, Ahmet Baydar, Ali Yalçın, Adil Akkoyunlu, Suat Köçer, Mehmet Alptekin, Ulvi Alacakaptan, Altan M. Ünal, Yasemin Şüheda, Halise Ekemen, Besime Özgür, Raziye Nur Tuna, Rüstem İpek ve Tercümesiyle Mehmet Dere.

Yazın bu sıcaklığına aldırmadan isimsiz üniversite ve okulların tüm öğretmen ve talebelerine selam olsun…