Santiago farketti ki,
koyunların kendisine yol göstermesine izin verirse,
koyunlar her gün yeni bir yere gittiklerini bile farketmiyorlardı.
Otlakların değiştiğini,
mevsimlerin birbirine benzemediğini bile anlamıyorlardı.
Çünkü yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu.
‘Belki de herkes için durum böyledir’ diye düşündü
Simyacı’dan…
Sahip olduklarını hangi istikamette kullanacağı insanın en temel sorularından biridir. Ne yazık ki insan bu sorunun üzerine gitme yetisini büyük oranda yitirmiştir. Belki de bunu bir soru/ sorun olarak dahi görmemektedir. Bu bir ufuk yitimidir. Peki, bu temel soru üzerinde düşünmemeye ikna edilmişliğin çıktısı/ sonucu nedir? Her geçen gün büyüyen bir kaos!
İnsanın ‘egemen olma’ ve ‘hükmetme’ eğilimi kışkırtılmıştır. İnsanın her bir keşfi kendisini ‘mutlak güç olan Allah’a’ daha fazla yaklaştırması ve keşfettikleri karşısında aczini hatırlatması gerekirken istikametini kaybetmiş bu güç, onun kibrini artırmış ve dünyayı ‘teslim alma’, ‘egemen olma ve egemenliği altına’ alabileceğini varsayma yanılgısına düşürmüştür.








Henüz değerlendirme yapılmadı.