Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak… Yalnızca O’na yönelerek… O’nun için…
Daha-
Adayış ve Adanış
-
Son Nefes
Gördüğümüz ilk gölgelikte takılı kalmayacaktık. Bizim için asıl hedef o gölgelik değildi. Biz onun için burada değildik. Bizim daha önemli daha aşkın bir görevimiz vardı. Amaçlar sapınca araçlar doğruyu gösteremezler. Onun içindir ki araçlar amaçların önüne geçmemeli. Nereye gideceğini bilmeyen bir kimse, hangi aracı kullanırsa kullansın; araç ona yolunu gösteremeyecektir. Ama nereye gideceğini bilen bir kimse için her araç bir yol göstericidir.
Daha -
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler / Edmund Burke
“Parisli bir beyefendiye gönderme niyetiyle kaleme alınmış bir mektupla; Fransız Devrimi ve Londra’daki bazı toplulukların bu olayla ilgili kararları üzerine“ diyerek mektubunu yazmaya başlıyor Edmund Burke. Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler kitabı Edmund Burke’ün 1790 yılının ilkbaharında kaleme aldığı bir mektuptur. Eser -yazarının da belirttiği üzere- mektup niyetiyle başlanıp ardından yaklaşık 340 sayfalık bir kitaba dönüşmüştür. …
Daha -
Ne Kadar İhtimam Gösteriyoruz?
“Ben kendi işimi yapıyorum, sen kendi işini. Bu dünyaya senin beklentilerini karşılamaya gelmedim. Sen de bu dünyaya benim beklentilerime göre yaşamak zorun da değilsin. Sen sensin. Bende benim. Şans eseri birbirimizi bulursak, bu güzel.. Bulamazsak dert değil”. (Gestalt duası) Ben merkezli bir hayatın içerisinde yaşamaya çalışan zihinlerin bencil olmamaları ya da bencil davranmamaları söz konusu …
Daha -
Bir Yazarın Notları
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Daha
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra. -
‘Allah’ın Bildiğini Kuldan mı Saklayacağım’
İnsan bir muamma… İkna olduğunu yapmada birçok şeyini hatta hayatını ortaya koyacak denli kararlı; yapmak istemediğindeyse mazeret üreten, bin bir dereden su getirip yapmamanın yolunu da bulabilen bir varlık…
Daha
Sağlam bir kulpa tutunmamışsa gelgitler yaşıyor. Bu gelgitlerle hem kendisini yoruyor hem de karşısındakileri davranış bozukluğuna itiyor. -
Vusûlsüzlüğümüz Samimiyet Yoksunluğundan(mı)dır?
“Üzerinde hiçbir şüpheye yer olmayan bu ilâhî kelâm Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara bir rehber (olarak indirilmiş)tir.” (Bakara Sûresi, 2. âyet) “Kur’ân fayda vermez, samimiyet olmadıkça; Samimiyet fayda vermez, Kur’ân’ı fıkhedip ona uymadıkça.” (Semra Kürün ÇEKMEGİL) “Vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz, hedefsiz amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…” (Halil CİBRAN) Hata nerede? Nerede …
Daha -
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Daha -
“İlim Edebi” Meselesi
Müslümanlar olarak çıkmış olduğumuz yolda yapmış olduğumuz çalışmaları tasdik edenler de olabilir etmeyenler de. Ve böylesi bir mücadelede bize düşen: Allah’tan yardım istemek, zorluklara karşı sabretmek, dayanmak ve güvenmektir. Hz. Musa, mutlu sonun Müslümanlar için olduğunu söyledikten sonra şöyle dedi: “Yola çıkın. Sabredin, dayanın. Belki de Allah sizi yolunuzdan alıkoymaya çalışanları etkisiz hâle getirecek ve sizi onların yerine yerleştirecek.”
Daha