On dokuzuncu yüzyıl birçok şeyin yeniden icat edildiği, geleneksel ve modern olanın arasının iyice açıldığı, yeni büyü çağının bilimle başladığı tuhaf bir zaman aralığı. Sanki bin yıllardır insanlar bir şey öğrenmemiş, kendilerine has bilgi anlayışları yokmuş gibi kerameti kendinden menkul örgün ve yaygın okullarla cahillikten kurtarılması da bu yüzyıla tarihlenir.
Daha-
Okulunuz Büyük Okul, Eğitiminiz Janjanlı Amenna; Benim Öğrenmeme Karışmayınız!
-
Kalbin Gördüğünü Hiçbir Güncelleme Silemez
Kendime bile zar zor yetişirken; elimin, aklımın, hayallerimin değdiği hemen her yeri kuşatan korkunçluklara ne yapabilirim, ne yapabiliriz? Son zamanlarda kendimi sık sık kötülük ve kötü olma hakkında düşünürken yakalıyorum. Kaba tasniflere aldıracak olsak, birisini öldürmemiş,
Daha -
Ötekinin Şifası: Yaşasın Cadılar, Fareler, Kara Kediler, Baykuşlar, Kargalar ve Hamamböcekleri
“Arkadaşlarına karşı iyi” diyerek dalga geçerdik, hakkaniyetten uzak kişilerle. Yeniyetmeliğimiz, bu keskin bakışa kavuşmamıza engel değildi. Adalet teorimiz yoktu, biraz sezgi bolca gözlemle, birçok kişinin nalıncı keserleriyle ömür sürdüğünü anlayabilmiştik.
Daha -
Amerikan Taşrasından Bugüne Uymayan Haller Manzumesi
Çocuk edebiyatı hızlı bir şekilde güçleniyor çeşitleniyor. Gündemi, zamanın ruhunu yakalayıp bünyesine katıyor. Çetrefilli konuları tartışmaktan kaçınmıyor. Sosyal rolleri, siyasal atmosferi, ölümü, göçü ayrılığı, aile içi şiddeti… Çocuğun yüksek huzuruna çıkartıyor.
Daha -
Şam’dan Dostum Geldi: Bin Dilde Hakikat Şarkısı Söyledi
Tek ülkeli, tek milletli, tek dilli kurgulara öyle alıştırıldık ki, bunu insanlığın kanunu sanmaya, sanmanın ötesinde inanmaya ve inanmayana kem bakmaya başladık. Kimlerdensin sorusunun tek ve kesin cevabı olmalıydı, herkes yerini bilmeliydi.
Daha -
Su İçinde Susuzluk: Aklına Tekme Atan İnsan
Düşlenen diyarlar ya da lanetlenen diyarlar; rüyalarımıza sinen cennet ya da kabuslarımızı yönlendiren cehennem! Ütopyaların ve distopyaların edebiyat içinde önemli bir yeri var. İçinde olduğumuz normdan, vasattan taşmak, onu kıyasıya eleştirmek için göz kamaştırıcı bir fırsattı bunlar.
Daha -
Çocuk Özerkliği Olarak Makul Medeniyet
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü.
Daha -
Yine Yoldayız: İnsanlık Ne Zaman Çıkıyor Yola?
Bir yerler karışıyor ve birileri yollara düşüyor, insanlar doğdukları ülkelerde değil de, rüyalarında bile görmedikleri ülkelerde doyuyor, çoğalıyor ve ölüyor. Rûmi’ye Rûmi dediğim için beni milliyetçi olmakla suçlamıştı Şiraz’da Hafız’ın mezarı başındaki İranlı insandaşım.
Daha -
Bilgelik Dolu Orta Çağ’dan Şövalyelik Yerine İyilik Destanı
Çağların da insanlar gibi alacakları olsa, yenmiş haklarını gündeme getirme fırsatları olsa, davacıların ilki orta çağ olurdu herhalde. İnsanın cetvelle zamanı orasından burasından çizip bölme küstahlığı yetmiyormuş gibi, buna anlam ve norm yüklemesi,
Daha