“Aynı gökte uçarlar lakin karganın dünyası başka, şahininki başkadır.” der Pakistan milli şairi ve Müslüman mütefekkir Muhammed İkbâl.
Keskin bakışları, güçlü pençeleri ve geniş kanatlarıyla dağların doruklarını mesken tutarken şahin; karga öyle midir ya! Çerçöp ve atıkta, leşte arar rızkını ve tutar meskenini…
Ben şahin diyeyim sen ‘öncüler’i anla!
İnsanlardan da ‘şahin’ gibi olanlar vardır. Mesken tutmaz her yeri, oturmaz kurulan her sofraya!.. Gözü yükseklerde değil; ‘yücelerde’dir, benimsemez, benimseyemez zilleti. İzzetin peşindedir, aziz olandan gayrısını sevmez.
‘Eder’e bakmaz; ‘değer’dedir gözü. Değerli olana taliptir, değerli olmaya talip olanadır ‘hısım’lığı. Ki zillet, pespayelik ve eziklik ‘hasmı’dır onun.
Keskin bakışlarına ‘feraset’ denir onun. Söylenenden söylenmek isteneni; yapılandan yapılmak isteneni ve işin nereye varacağını görür. Zira hikmet sahibidir O! Hiç bir şeyin ve hiç kimsenin taraftarı olmadığı için hakikatedir yandaşlığı sadece. İşte bunun için en büyük hürmeti hakikatin kendisinedir ve hakikatin peşinde olanlaradır.

















