Bugün Filistin’de ve Gazze’de yaşananları 7 Ekim ile başlatarak konuşmak, bir romana ortasından başlamak veya birbirinin devamı sezonlardan oluşan bir diziye aradan girip film hakkında ilgili ilgisiz konuşmak gibi. Filistinlilerin yaşadığı sorun veya İsrail’in yaşattığı sorun 1850’lerden itibaren konuşulmadıkça anlaşılamayacak bir meseledir; belki de daha gerilere götürmek gerekecektir.Ortada bir mesele ya da yaşanan bir problem, bu sadece yaşayanların değil; o olaya şahit olanların da meselesi ve imtihanıdır. Görüp de görmemezlikten gelen; duyup da duymamazlıktan, bilip de bilmemezlkten gelenlerin dahi, hülâsâ herkesin imtihanı başlamış oluyor.Mehmet Çelenk’le röportajımızda konunun birçok boyutunu konuştuk ama röportajda en çarpıcı ifadelerden biri “Amelî Boyutu Olmayan Siyaset” oldu; bunu da başlık olarak belirledik. 7 Ekim’den sonraki olayları göstermiştir ki, Filistin’i çevreleyen ve İslam/ Müslümanlık iddiasındaki ülkelerin, belki...
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Filistin Üzerine; Ameli Boyutu Olmayan Siyaset
Röportaj: Fatih Bütün
Bugün Filistin’de ve Gazze’de yaşananları 7 Ekim ile başlatarak konuşmak, bir romana ortasından başlamak veya birbirinin devamı sezonlardan oluşan bir diziye aradan girip film hakkında ilgili ilgisiz konuşmak gibi. Filistinlilerin yaşadığı sorun veya İsrail’in yaşattığı sorun 1850’lerden itibaren konuşulmadıkça anlaşılamayacak bir meseledir; belki de daha gerilere götürmek gerekecektir.Ortada bir mesele ya da yaşanan bir problem, bu sadece yaşayanların değil; o olaya şahit olanların da meselesi ve imtihanıdır. Görüp de görmemezlikten gelen; duyup da duymamazlıktan, bilip de bilmemezlkten gelenlerin dahi, hülâsâ herkesin imtihanı başlamış oluyor.Mehmet Çelenk’le röportajımızda konunun birçok boyutunu konuştuk ama röportajda en çarpıcı ifadelerden biri “Amelî Boyutu Olmayan Siyaset” oldu; bunu da başlık olarak belirledik. 7 Ekim’den sonraki olayları göstermiştir ki, Filistin’i çevreleyen ve İslam/ Müslümanlık iddiasındaki ülkelerin, belki...
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
İslamcılık ve Müslümanlar Üzerine
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Afrika, Sömürgecilik ve Kimlik Üzerine
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından