Acar süvari; kısaca şiir, şiirimiz. Tutuk arbalet ise anlatma formu; o formlardan biri olan hikâye. Kitap, bütünlüklü yahut parçalı bir hikâyeyi içeren, işleyen şiirlere eğiliyor.Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz. Bu iki tür ( şiir ve hikaye) arasına bir sınır çizmek ise pek kolay değil. Elbette ikisini birbirinden ayıran ve bu yüzden ayrı bir tür olarak adlandırılmayı hak eden vasıfları, kendine has anlatım biçimleri var. Ancak iç içe geçtikleri, birbirinin imkanlarını sonuna kadar kullandıkları da çokça rastlanan bir durum. Ali Emre ile ‘Acar Süvari Tutuk Arbalet’i, ‘hikayeli şiirleri’ konuştuk. Hikayenin peşini kovalamaya...
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor.
Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir.
“Acar Süvari Tutuk Arbalet” Üzerine
Söyleşi: Salih Erayabakan
Acar süvari; kısaca şiir, şiirimiz. Tutuk arbalet ise anlatma formu; o formlardan biri olan hikâye. Kitap, bütünlüklü yahut parçalı bir hikâyeyi içeren, işleyen şiirlere eğiliyor.Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz. Bu iki tür ( şiir ve hikaye) arasına bir sınır çizmek ise pek kolay değil. Elbette ikisini birbirinden ayıran ve bu yüzden ayrı bir tür olarak adlandırılmayı hak eden vasıfları, kendine has anlatım biçimleri var. Ancak iç içe geçtikleri, birbirinin imkanlarını sonuna kadar kullandıkları da çokça rastlanan bir durum. Ali Emre ile ‘Acar Süvari Tutuk Arbalet’i, ‘hikayeli şiirleri’ konuştuk. Hikayenin peşini kovalamaya...
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
“Nuri Pakdil’in Vefâtı Üzerine”
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
Çocuk Edebiyatının Başkahramanı Çocuklarla “Kitaba” ve “Okumaya” Dair
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
“Şiiri Yeniden Çağırmak”
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor.
“Çocukların Dünyasından Hiçbir Zaman Çıkmadım”
Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir.