Acar süvari; kısaca şiir, şiirimiz. Tutuk arbalet ise anlatma formu; o formlardan biri olan hikâye. Kitap, bütünlüklü yahut parçalı bir hikâyeyi içeren, işleyen şiirlere eğiliyor.Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz. Bu iki tür ( şiir ve hikaye) arasına bir sınır çizmek ise pek kolay değil. Elbette ikisini birbirinden ayıran ve bu yüzden ayrı bir tür olarak adlandırılmayı hak eden vasıfları, kendine has anlatım biçimleri var. Ancak iç içe geçtikleri, birbirinin imkanlarını sonuna kadar kullandıkları da çokça rastlanan bir durum. Ali Emre ile ‘Acar Süvari Tutuk Arbalet’i, ‘hikayeli şiirleri’ konuştuk. Hikayenin peşini kovalamaya...
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
Değerler eğitimi, değerlerin öğretimi ile ilgili yapılan tüm etkinlikler şeklinde tanımlanabilir. Hayatımızda bizleri yönlendiren pek çok değer türü vardır. ‘Değerlerin öğretiminde edebiyatın, bilhassa çocuk edebiyatının işlevi nedir?’
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
“Acar Süvari Tutuk Arbalet” Üzerine
Söyleşi: Salih Erayabakan
Acar süvari; kısaca şiir, şiirimiz. Tutuk arbalet ise anlatma formu; o formlardan biri olan hikâye. Kitap, bütünlüklü yahut parçalı bir hikâyeyi içeren, işleyen şiirlere eğiliyor.Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz. Bu iki tür ( şiir ve hikaye) arasına bir sınır çizmek ise pek kolay değil. Elbette ikisini birbirinden ayıran ve bu yüzden ayrı bir tür olarak adlandırılmayı hak eden vasıfları, kendine has anlatım biçimleri var. Ancak iç içe geçtikleri, birbirinin imkanlarını sonuna kadar kullandıkları da çokça rastlanan bir durum. Ali Emre ile ‘Acar Süvari Tutuk Arbalet’i, ‘hikayeli şiirleri’ konuştuk. Hikayenin peşini kovalamaya...
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şiir ve Edebiyatın İzinde Sinemayı Anlamak
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
Yazarlık Serüveni ve Çocuk Edebiyatı Üzerine
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
“Nim” Romanı Üzerine
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
“Çocuk Edebiyatında Değerlerin Önemi” Üzerine
Değerler eğitimi, değerlerin öğretimi ile ilgili yapılan tüm etkinlikler şeklinde tanımlanabilir. Hayatımızda bizleri yönlendiren pek çok değer türü vardır. ‘Değerlerin öğretiminde edebiyatın, bilhassa çocuk edebiyatının işlevi nedir?’
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.