Biz zulmü tanıyamadık. Zulüm neydi anlayamadan mazlum olduk… Zalimin zulmü diyoruz bugün bu olanlara… Asırlardır aynı tuzakla parçalanıyoruz, vuruluyoruz, ölüyoruz, zulüm hâlâ devam ediyor… Ne zaman bitecek… Zulmü bir türlü ortadan kaldıramadık…
Aranızdaki mesafeyi kapatmak için belini aşan duvarı tek çırpıda aşıyorsun. Başucuyla ayakucuna denk gelen bölgeyi tutturmaya çalışıyorsun. Dizlerin kendiliğinden çöküyor. Arkadaşların arabadan inmişler, kendi aralarında konuşuyorlar.
Şiir
vaziyet
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
elinde eksik tarif
önünde müşkül bir yol
kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan
geldiğin gibi olmuyorsun hiç
senden değil bu elbet
rahat ol
şamar oğlanı zaman
çizgilerden dalgaya yol alışında cezbe
hani bentlere damarlı bileklerle tokmak
deyişindeki o ergenlik
kükreyen suskunluk
senin suçun yok bunda
her şeyi yapan ahir zaman
çağa fısıldamak için
mirasınla meydandasın işte
ilanlarda yazan eşsiz düello
şakırdayan sahte madalyalar
kalakalmışsın orta yerde
şahadet parmağında çatlak
diyorsun çıksa şimdi bir hamza
okusa bilal bir ezan
ilmin kapısı zaten ali
çözülse bütün düğümler
bir rahat etse Allah’tan
şu ölü toprağı serpilenler
olmaz büründüğün yabancı esvap
ağzını tıkayan ferman
böyle kiralık düşlerle
sabah akşam içtihad kapısı önünde
deyip durduğumuz değil mi sen söyle
açıl susam açıl
çağın haramisi misin
nerede toprağını depreştiren
can suyu akıtacak gözler
ekinleri göğerten dalları yeşerten
o hikâyeler ki sonu güzel biten
kahramanı filan değilsin sen
gerçek dosta acı söze merhaba
çok uzaklarda umut için bismillah
adanmışlara söz değmez
en hasından şiir yetmez
lakin neylesin şiir
say meramı vaziyet namına
İlgili Yazılar
Mahalleden
Biz zulmü tanıyamadık. Zulüm neydi anlayamadan mazlum olduk… Zalimin zulmü diyoruz bugün bu olanlara… Asırlardır aynı tuzakla parçalanıyoruz, vuruluyoruz, ölüyoruz, zulüm hâlâ devam ediyor… Ne zaman bitecek… Zulmü bir türlü ortadan kaldıramadık…
Gün batımı
Çok aşikar görünür gözleri gün batımının
Sanki derlediği bir giz saklıyor
Tutmuş ruhundan ifakatlı ve kararlı
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Kadim Medeniyetlerin Efsunlu Coğrafyası: İran
İsfahan, Kaşhan, Tebriz, Tahran, Kum, Meşhed, Nişabur, Şiraz gibi şehirleriyle şarkın şiiri… Hafız, Firdevsî, Sadi, Şehriyar, Furuğ bu şiirle sesleniyorlar efsunlu ülkeden kalplerimize ve ele geçiriyor ruhumuzu bir tutam şiir…
İşte Biz O Gün
Aranızdaki mesafeyi kapatmak için belini aşan duvarı tek çırpıda aşıyorsun. Başucuyla ayakucuna denk gelen bölgeyi tutturmaya çalışıyorsun. Dizlerin kendiliğinden çöküyor. Arkadaşların arabadan inmişler, kendi aralarında konuşuyorlar.