Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi? Fütürizm ile insanın, Müslümanın ve insanlığın ilişkisi nedir? Gelecekte nasıl bir dünya bizi bekliyor veya insanlar dünyaya nasıl bir gelecek sunmaya hazırlanıyor? Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevaplarını nörobiyolog, davranış bilimci, yazar ve düşünür Prof. Dr. Sinan Canan ile yaptığımız röportajda bulabileceksiniz. Her geçen gün hayatımıza daha çok giren teknolojik yenilikler ve onunla paralel olarak artış gösteren fütürist senaryolara karşı olan biteni anlamak için iyi bir başlangıç olacağına inandığımız röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Bildiğiniz gibi dünyada fütürizm çalışmalarının ekseriyeti Batı merkezci, maddiyat ve teknoloji odaklı. Fütüristlerin çoğu ise teknolojist ve dolaysıyla teknolojiden bağımsız bir gelecek tasavvuruna pek denk gelemiyoruz. Fütürizm çalışmalarının teknolojiye bu denli odaklı olması hakkında ne söylemek istersiniz?
Genellikle gelecek ile alakalı derdi olan insanlar, çok hızlı değişim içinde yaşayan insanlar oluyor. Bunlar da genellikle şehirli, yüksek teknolojiye bağımlı yaşayan ve değişen her teknoloji ile hayatlarını, yaşam şartlarını az ya da çok değiştirmek zorunda olan insanlar.
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Cemâleddîn Efgânî çokça yanlış tanınan, çokça eleştirilen, çokça istismar edilen, çokça konuşulup/tartışılan ve belki de çok az anlaşılan bir isim. Son yüzyıllarda İslam Dünyasında hatta Dünyada bu kadar etkili olmuş ikinci bir isim bulmak gerçekten zor.
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi? Fütürizm ile insanın, Müslümanın ve insanlığın ilişkisi nedir? Gelecekte nasıl bir dünya bizi bekliyor veya insanlar dünyaya nasıl bir gelecek sunmaya hazırlanıyor? Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevaplarını nörobiyolog, davranış bilimci, yazar ve düşünür Prof. Dr. Sinan Canan ile yaptığımız röportajda bulabileceksiniz. Her geçen gün hayatımıza daha çok giren teknolojik yenilikler ve onunla paralel olarak artış gösteren fütürist senaryolara karşı olan biteni anlamak için iyi bir başlangıç olacağına inandığımız röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Bildiğiniz gibi dünyada fütürizm çalışmalarının ekseriyeti Batı merkezci, maddiyat ve teknoloji odaklı. Fütüristlerin çoğu ise teknolojist ve dolaysıyla teknolojiden bağımsız bir gelecek tasavvuruna pek denk gelemiyoruz. Fütürizm çalışmalarının teknolojiye bu denli odaklı olması hakkında ne söylemek istersiniz?
Genellikle gelecek ile alakalı derdi olan insanlar, çok hızlı değişim içinde yaşayan insanlar oluyor. Bunlar da genellikle şehirli, yüksek teknolojiye bağımlı yaşayan ve değişen her teknoloji ile hayatlarını, yaşam şartlarını az ya da çok değiştirmek zorunda olan insanlar.
Bu yazının devamı 195. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
195. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Filozofun Gazze ile İmtihanına Dair
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Cemâleddîn Efgânî, Etkileri ve Hakkındaki Tartışmalara Dair
Cemâleddîn Efgânî çokça yanlış tanınan, çokça eleştirilen, çokça istismar edilen, çokça konuşulup/tartışılan ve belki de çok az anlaşılan bir isim. Son yüzyıllarda İslam Dünyasında hatta Dünyada bu kadar etkili olmuş ikinci bir isim bulmak gerçekten zor.
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Afrika, Sömürgecilik ve Kimlik Üzerine
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Alışverişe devam et