Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle.Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk. Adalet, liyakat, sadakat gibi erdemlerin siyaset felsefesi açıdan değeri; insan, toplum ve iktidarı şekillendirmesi açısından da zorunluluğuna da değindik.Klasik ahlak ve siyaset felsefesinin dört temel kavramı olarak: Hikmet, şecaat, iffet ve adalet üzerinden şekillenen ve şekillendirilen insan, toplum ve iktidar’dan; iktidar olanların kendileri için oluşturdukları hukuka karşı muteyakkız ve mukiz ‘bilge’ ve ‘alim’in tavrını dikkat çekici bulduk. Konuyu biraz daha sündürüp hakikatin, tevhidin ve adaletin peşinde olan herbir bireye uzandığını gördük.Manipüle olmaya açık insan her...
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık.Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık.
Meşru kavramına iki şeklide bakabiliriz. İlk olarak felsefi zeminde kavrama bakılabilir. Bir şeyi haklı görmek için gerekçeler ortaya koyma, bir şeye rıza gösterilmesi için gerekçeler ortaya koyma, nedenler gösterme.
İktidar ve Erdem Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle.Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk. Adalet, liyakat, sadakat gibi erdemlerin siyaset felsefesi açıdan değeri; insan, toplum ve iktidarı şekillendirmesi açısından da zorunluluğuna da değindik.Klasik ahlak ve siyaset felsefesinin dört temel kavramı olarak: Hikmet, şecaat, iffet ve adalet üzerinden şekillenen ve şekillendirilen insan, toplum ve iktidar’dan; iktidar olanların kendileri için oluşturdukları hukuka karşı muteyakkız ve mukiz ‘bilge’ ve ‘alim’in tavrını dikkat çekici bulduk. Konuyu biraz daha sündürüp hakikatin, tevhidin ve adaletin peşinde olan herbir bireye uzandığını gördük.Manipüle olmaya açık insan her...
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Senarist Ayşe Şasa: “Bizim Sinemamız Tevhide Dayanmalı”
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Mahalle, Değişen Mahalleler Ve Toplumsal Yapı Üzerine
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
“Nida Dergisi 25. Yıl” Özel
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık.Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık.
Meşruluğun Değişim ve Dönüşümü Üzerine
Meşru kavramına iki şeklide bakabiliriz. İlk olarak felsefi zeminde kavrama bakılabilir. Bir şeyi haklı görmek için gerekçeler ortaya koyma, bir şeye rıza gösterilmesi için gerekçeler ortaya koyma, nedenler gösterme.