‘İşe yarama(!)’ üzerinden bir değer belirleme biçimi; pragmatizm.
Pratik üretmeyen bizden değildir düşüncesi…
Söz konusu ‘tanrı’ da olsa ‘işimize yarıyorsa’ değerlidir ve fikir olarak olmalıdır…
Temel olarak faydayı gözetmesi itibariyle ‘insanın’ belirleyiciliğini ve ‘fayda’ tayin ediciliğini putlaştıran bir yaklaşım.
Fikir dünyamızın ve dahi amellerimizin (yapıp etmelerimizin), atlatmak zorunda olduğu badirelerin başında geliyor ‘pragmatizm’.
İlkesizlik demek değil; bilakis ‘kendi ilkeselliğinde’ tutarlı. İslam’ın ilkeselliğiyle zıt, zira ‘Hakk’ın belirleyiciliğine dayanmıyor.
Kendi içinde ‘fayda nedir’ konusunu tartışıyor olsa da ‘hevanın’ belirleyiciliğine alan açıyor pragmatizm.
Hevasının, arzusunun, çıkarının ve şehvetinin ayartması sonucu ‘helal-haram’ sınırı gözetmeksizin doyurulmasını ‘ilke(!)’ edinen bir düşünce.
Eğitimde ‘fayda’yı gözetmesi noktasından hareket eden pragmatizm, ‘tevhid’e temelde aykırı. Fayda sağlıyorsa ‘putperestliğe’ de razı bir düşünce… ʿAlâ külli hâl fayda esastır!







Henüz değerlendirme yapılmadı.