Varsın, “…Sanırım dünyada en umutsuz savaş; ozanlara, sanatçılara, yazarlara karşı sürdürülendir” sözü naklediledursun. Savaşın umutsuz oluşu, sanatçının haklılığından değil tabii. İmkânların, iplerin sanatçının elinde oluşundan. Sanat ve sanatçının, ozan ve yazarın şuurları etkilemeyi, insanları kandırmayı becermesinden bence. Bu kuvvet dengesizliğidir sanatçıya savaşı kazandıran. Haksız galibiyet yani.
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar. Sanat hakkındaki kuramların; kader, akıl ya da ruh için getirilen tanımlardan daha isabetli olacağını sanmıyorum. Akıl ya da ruh için ortaya konan kuramla aklın ve ruhun gerçeğine yaklaşıldığından çok değildir sanat için yapılan kuramlarla sanata yaklaşım. Fakat bir vakıa, bir eylemin, bir oluşun adı… Böyle olunca da sanat için küçük farklılıklarla yapılan birçok tanıma bir yenisini eklemek amacından vazgeçiyor insan.
Bu yazının devamı
183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur.
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
Sanata Savaş ya da Umutsuz Savaş
Varsın, “…Sanırım dünyada en umutsuz savaş; ozanlara, sanatçılara, yazarlara karşı sürdürülendir” sözü naklediledursun. Savaşın umutsuz oluşu, sanatçının haklılığından değil tabii. İmkânların, iplerin sanatçının elinde oluşundan. Sanat ve sanatçının, ozan ve yazarın şuurları etkilemeyi, insanları kandırmayı becermesinden bence. Bu kuvvet dengesizliğidir sanatçıya savaşı kazandıran. Haksız galibiyet yani.
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar. Sanat hakkındaki kuramların; kader, akıl ya da ruh için getirilen tanımlardan daha isabetli olacağını sanmıyorum. Akıl ya da ruh için ortaya konan kuramla aklın ve ruhun gerçeğine yaklaşıldığından çok değildir sanat için yapılan kuramlarla sanata yaklaşım. Fakat bir vakıa, bir eylemin, bir oluşun adı… Böyle olunca da sanat için küçük farklılıklarla yapılan birçok tanıma bir yenisini eklemek amacından vazgeçiyor insan.
Bu yazının devamı 183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Müslüman Zihninin Yeniden İnşa Edilmesi Gerek
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur.
Kekeme Adına Konuşmak
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
Ahlakın Eleştirisi ya da Eleştiri Ahlakı
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
Leheb Suresi Tefsiri Hamîduddîn El-Ferâhi
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
İslam’ı Sömürgeci Zihnin Sermayesi Kılmak
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.