Sezai Karakoç, çağımızın yaşayan en önemli şair ve düşünce adamlarından biridir. Şiirde gelenekten beslenmiş, kendi üslûbunu bulmuş; düşüncede kendine özgü bir paradigma oluşturmaya çalışmış ve bunu ‘Diriliş’ adıyla mücessem hâle getirmiş çok boyutlu bir insandır. Yaklaşık elli sekiz kitabın müellifi olan Sezai Karakoç, ideolojilere alelamyâ (körü körüne) bağlanmış okuryazarlar ve entelektüeller dışındaki okuryazarlar ve entelektüeller tarafından saygıyla anılmıştır.
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyan ve Sezai Karakoç’un duruşundan etkilenen insanlara elbette sözüm yok. Onlar zaten kimi okuduklarının farkında olan insanlar. Onlar okuma eyleminin sadece iki kapak arasındaki satırlardan ibaret olmadığını bilen insanlar. Dolayısıyla hangi nehirden/nehirlerden denize ulaşabileceklerini gören insanlar.
İkinci kategorideki insanlar için Sezai Karakoç’u okumuş ama sembolik ifadeler dışında onun derdiyle dertlenmemiş insanlar diyebiliriz.
Bu yazının devamı
197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
Dünya hayatı bir imtihan yeridir. İmtihanın çeşitleri içinde zenginlikle imtihan kadar fakirlikle imtihan da vardır. İmtihan için cevap hazırlama gayretinde olanlar başaranlardır. Hazırlıksız sınava girenler kaybetmeyi göze alarak sınava girmişlerdir.
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Sarıp sarmaladım, bağrıma bastım imgeyi. Anladım ki gözsüz görmek ne kadar hırka ise, gördüğüne ermek o kadar derviş.
Körler düğününde ne gelin yadırganır ne damat. Görmektir en büyük kusur.
Popüler Sezai Karakoç Versus Gerçek Sezai Karakoç
Sezai Karakoç, çağımızın yaşayan en önemli şair ve düşünce adamlarından biridir. Şiirde gelenekten beslenmiş, kendi üslûbunu bulmuş; düşüncede kendine özgü bir paradigma oluşturmaya çalışmış ve bunu ‘Diriliş’ adıyla mücessem hâle getirmiş çok boyutlu bir insandır. Yaklaşık elli sekiz kitabın müellifi olan Sezai Karakoç, ideolojilere alelamyâ (körü körüne) bağlanmış okuryazarlar ve entelektüeller dışındaki okuryazarlar ve entelektüeller tarafından saygıyla anılmıştır.
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyan ve Sezai Karakoç’un duruşundan etkilenen insanlara elbette sözüm yok. Onlar zaten kimi okuduklarının farkında olan insanlar. Onlar okuma eyleminin sadece iki kapak arasındaki satırlardan ibaret olmadığını bilen insanlar. Dolayısıyla hangi nehirden/nehirlerden denize ulaşabileceklerini gören insanlar.
İkinci kategorideki insanlar için Sezai Karakoç’u okumuş ama sembolik ifadeler dışında onun derdiyle dertlenmemiş insanlar diyebiliriz.
Bu yazının devamı 197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefe Atölyeleri ve Müzik
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
İslam Kültür Atlası Hakkında Bir Değerlendirme
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
Gönüllü Fakirlik
Dünya hayatı bir imtihan yeridir. İmtihanın çeşitleri içinde zenginlikle imtihan kadar fakirlikle imtihan da vardır. İmtihan için cevap hazırlama gayretinde olanlar başaranlardır. Hazırlıksız sınava girenler kaybetmeyi göze alarak sınava girmişlerdir.
Bir “Girdap”ın İçinde Olmak
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Göz, Şiir ve Yedi
Sarıp sarmaladım, bağrıma bastım imgeyi. Anladım ki gözsüz görmek ne kadar hırka ise, gördüğüne ermek o kadar derviş.
Körler düğününde ne gelin yadırganır ne damat. Görmektir en büyük kusur.
Alışverişe devam et