Aramayı istediğiniz kelimeyi yazıp, Enter ‘a basın
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
Ziyaüddin Serdar ile Röportaj: Fatih Bütün, Mustafa Gök
Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
Bu yazının devamı
205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
Röportaj: Fatih Bütün, Mustafa Gök
Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Senarist Ayşe Şasa: “Bizim Sinemamız Tevhide Dayanmalı”
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
İslamcılık ve Müslümanlar Üzerine
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Gazze, Vicdan ve İnsanlık Dramı Üzerine
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Mücadele için, İlim, Hikmet ve Tefekkür Gerekir
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.