Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık.Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık.
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
205. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
İslamcılık ve Müslümanlar Üzerine
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
“İslam, Modernlikler ve Gelecek”
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
“Nida Dergisi 25. Yıl” Özel
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık.Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık.
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Filozofun Gazze ile İmtihanına Dair
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Alışverişe devam et