İslami devlet nedir? Tarihi ve dini kökenleri nereye dayanır? San Diego Eyalet Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Ahmet T. Kuru ile röportajımızda bu soruları ele aldık. Kuru, doktorasını Washington Üniversitesi’nde aldıktan sonra Columbia Üniversitesi’nde post-doktora çalışması yapmış. Halen San Diego Eyalet Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü ve İslam ve Arap Kültürü Çalışmaları Merkezi’nin başkanı. Kuru’nun İslam ve siyaset konusunda ödüllü ve birçok dile çevrilmiş kitapları bulunmakta. 2009 yılında yazdığı kitabı Türkçe’ye Pasif ve Dışlayıcı Laiklik: ABD, Fransa ve Türkiye başlığıyla tercüme edildi. Daha sonra Alfred Stepan ile derlediği Türkiye’de Demokrasi, İslam ve Laiklik de Türkçe’ye çevrildi. Yeni kitabı Islam, Authoritarianism, and Underdevelopment: A Global and Historical Comparison (İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık: Küresel ve Tarihi Bir Karşılaştırma) (Cambridge Üniversitesi Yayınları, 2019) bir düzineye yakın dile çevrilmiş olsa da henüz Türkçesi yok.
Devlet konusu her toplumun ilgisini çekmiş ve tarih boyunca da tartışıla gelmiş bir konudur. Hocam, sizinle bu konuyu biraz daha daraltarak, Müslümanlar özelinde ‘İslam Devleti’ söylemi ve günümüz siyasal sürecinde tartışılan laiklik ve demokrasi konusu hakkında konuşmak istiyorum.
Bir kavramı konuşurken veya tartışırken, bu kavramın tarihsel sürecine bakılmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Bu şekilde bizden yıllar önce tartışılıp bitirilmiş meselelerle tekrardan boğuşulmamış olunur ve ayrıca tartışmanın zemini daha rahat tespit edilecektir. İslam Devleti kavramını konuşacağımız zaman, ilk olarak Kur’an’ın bu konuda bizlere ne söylediğine ve Peygamberin sünnetinin bu konuda bize nasıl bir yön tayin ettiğine bakarak başlayabiliriz. Kur’an’ın ve peygamberin sünnetinin İslam Devleti söylemi ile ilişkisi nedir sizce?
Bu yazının devamı
212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular.
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
İslam ve Siyaset Üzerine
Röportaj: Ferhat Koç
İslami devlet nedir? Tarihi ve dini kökenleri nereye dayanır? San Diego Eyalet Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Ahmet T. Kuru ile röportajımızda bu soruları ele aldık. Kuru, doktorasını Washington Üniversitesi’nde aldıktan sonra Columbia Üniversitesi’nde post-doktora çalışması yapmış. Halen San Diego Eyalet Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü ve İslam ve Arap Kültürü Çalışmaları Merkezi’nin başkanı. Kuru’nun İslam ve siyaset konusunda ödüllü ve birçok dile çevrilmiş kitapları bulunmakta. 2009 yılında yazdığı kitabı Türkçe’ye Pasif ve Dışlayıcı Laiklik: ABD, Fransa ve Türkiye başlığıyla tercüme edildi. Daha sonra Alfred Stepan ile derlediği Türkiye’de Demokrasi, İslam ve Laiklik de Türkçe’ye çevrildi. Yeni kitabı Islam, Authoritarianism, and Underdevelopment: A Global and Historical Comparison (İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık: Küresel ve Tarihi Bir Karşılaştırma) (Cambridge Üniversitesi Yayınları, 2019) bir düzineye yakın dile çevrilmiş olsa da henüz Türkçesi yok.
Devlet konusu her toplumun ilgisini çekmiş ve tarih boyunca da tartışıla gelmiş bir konudur. Hocam, sizinle bu konuyu biraz daha daraltarak, Müslümanlar özelinde ‘İslam Devleti’ söylemi ve günümüz siyasal sürecinde tartışılan laiklik ve demokrasi konusu hakkında konuşmak istiyorum.
Bir kavramı konuşurken veya tartışırken, bu kavramın tarihsel sürecine bakılmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Bu şekilde bizden yıllar önce tartışılıp bitirilmiş meselelerle tekrardan boğuşulmamış olunur ve ayrıca tartışmanın zemini daha rahat tespit edilecektir. İslam Devleti kavramını konuşacağımız zaman, ilk olarak Kur’an’ın bu konuda bizlere ne söylediğine ve Peygamberin sünnetinin bu konuda bize nasıl bir yön tayin ettiğine bakarak başlayabiliriz. Kur’an’ın ve peygamberin sünnetinin İslam Devleti söylemi ile ilişkisi nedir sizce?
Bu yazının devamı 212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Metafizik, Hümanistik Düşünce Pratikleri ve Dine Biçilen Rol Üzerine
Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular.
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Müslüman Aydın Kekemeliği Üzerine
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
Mücadele için, İlim, Hikmet ve Tefekkür Gerekir
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.