Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır? Bizi ve bizden olanı veya bizden olmayanı tanımlamanın bu kadar zor ve girift olduğu bir dönemde kimlikler nereden başlayıp nerede biter? Bütün bu sorulara ve dahasına cevap aradığımız mevcut sayımızda amacımız kimliği ve kimliğimizi yeniden düşünmek olacaktır.
Sosyoloji profesörü Mustafa Aydın ile kimliği ve kimliğimizi konuştuğumuz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Doğulu veya Batılı, Kürt veya Türk, Gayri Müslim veya Müslüman olmak, ya da Sünni veya Şii bir kimlik taşımak. Soyut, derin ve önemli bir kavramdan mı bahsediyoruz, yoksa çok bildik bir sorunu mu tartışıyoruz, sizinle böylesi bir konu, kimlik üzerinde konuşmak istiyoruz Hocam!
Bu yazının devamı
189. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Kimlik Sorunu ve Kimliğimiz Üzerine
Röportaj: Mustafa Gök
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır? Bizi ve bizden olanı veya bizden olmayanı tanımlamanın bu kadar zor ve girift olduğu bir dönemde kimlikler nereden başlayıp nerede biter? Bütün bu sorulara ve dahasına cevap aradığımız mevcut sayımızda amacımız kimliği ve kimliğimizi yeniden düşünmek olacaktır.
Sosyoloji profesörü Mustafa Aydın ile kimliği ve kimliğimizi konuştuğumuz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Doğulu veya Batılı, Kürt veya Türk, Gayri Müslim veya Müslüman olmak, ya da Sünni veya Şii bir kimlik taşımak. Soyut, derin ve önemli bir kavramdan mı bahsediyoruz, yoksa çok bildik bir sorunu mu tartışıyoruz, sizinle böylesi bir konu, kimlik üzerinde konuşmak istiyoruz Hocam!
Bu yazının devamı 189. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
‘Tüketim’ ‘Toplum’ ‘Tüketim Toplumu’ Üzerine
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
Panoptikon’un Evrimi ve Şiddet İlişkisi Üzerine
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Dilin, Zihnin ve Ufkun Daralması Meselesi Üzerine
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
Senarist Ayşe Şasa: “Bizim Sinemamız Tevhide Dayanmalı”
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.