-
Seyir
-
İki Farklı Dünya: Kapitalist Araçsallık ve Ahlaki Düzen
Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite
Daha -
Toplumsal Düzen, Kültür ve Din Olarak Şeriat
Kapitalist, teknik ve bürokratik çağın şafağı ise insanın köleleştirilmesiyle sonuçlandı. Onu yeni bir sekülerleştirilmiş modus vivendi içinde zincirledi. İnsanı büyülü bir evrende bağlayan ve onu kozmik bir kaza haline getiren bu önemli şey, irademizi serbest bıraktı ve onu, gücü irade eden dönüştürülmüş bir enerji
Daha -
Fıkıh (Şeriat), Ahlâk ve Epistemoloji
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
Daha -
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Yabancı korkusu, bir tür yerinden, mülkünden olma ve hatta istila edilme korkusu olarak oldukça arkaik bir korku. Günümüzde ise buna bir de işinden ve konforundan edilme korkusu ve yabancılardan nefret duygusu eklense de bu, oldukça akıldışı ve insaniyete aykırı bir
Daha -
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Bu tarz kitlesel cinnet hallerinin tek bir sebebi yoktur. Tek bir sebebe indirgendiğinde ise anlamaktan, anlaşılır hale getirilmekten ziyade vakıa ya saptırılmış ya da bütüncül izahını ıskalanmış oluyor. İktisatta Ceteris Paribus kavramsallaştırılması vardır.
Daha -
Fıkıhta İçtihadın Yeri ve Önemi Üzerine
İçtihat, etimolojik kökeninde yer alan “cehd” ve “gayret” kavramlarından da anlaşılacağı üzere, şer‘î hükümlerin belirlenmesinde, özellikle kesin bilgi (kat’i delil) bulunmayan durumlarda, zann-ı galibe (kuvvetli kanaate) dayalı bir hükme ulaşma çabasını ifade eder.
Daha -
Fıkıhta İçtihadın Yeri ve Önemi Üzerine
Zamanın ileriye doğru uzayıp uzamadığı veya mekânın genleşmeye devam edip etmediği son derece problematik bir konudur. Ama bilinen ve gözlenen bir olgu, bir durum mevcuttur ki bu, hayat diye soyutlaştırdığımız beşerî yaşam alanının mütemadiyen değişim içinde olduğu, vüs’at [genişlik]
Daha -
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Kelimeler, zihninizde beliren düşünce ve kalbinizde oluşan duygunun varlık sahnesine çıkma ihtiyacından doğar. Duygu ve düşüncenin bir tür tecessüm ettirilmiş halidir. Hangi duygu ve düşünceyi hangi kelimenin karşılayıp o duygu ve düşünceye hangisinin daha iyi
Daha