Kan(dırıl)manın Psiko-Sosyolojisi : Ocak-Mart 2025 | Sayı 218

250,00

Filozof sorar: ‘II. Dünya Savaşı’nda toplumlar kandırıldı mı?’ ‘Hayır, kimse kandırılmadı! Toplumların içlerinde varolan faşist eğilimler harekete geçirilmişti; manipüle edildiler denebilir. Her şey bile isteye, farkında olunarak gerçekleşti!’ diye cevap verir.

Manipülasyon, birileri tarafından yazılıp oynanan bir oyun; muhatabını yanıltmak, dikkatini dağıtıp başka yöne çekmek üzere kurgulanan bir düzenektir. En can alıcı yanıysa manipüle etmek istediği kişi veya olaya dair bir arka plan ve yatkınlığı kullanır. Farkındalığı yok eder, dikkati dağıtır, bilinci perdeler ve onun yerine yeni bir kurgu ve algıya çeker kişiyi. Trafikte, seyir halinde iki araba izliyorum. Biri teknik anlamda oldukça donanımlı ve güçlü, bir diğeriyse ona göre fazlasıyla ehven bir araç. İkinci aracımız, kendi halinde giden ‘güçlü ve pahaca yüksek aracı’ arkadan sıkıştırıyor. O da hızını arttırıyor. Diğer araç sağ şeritten önüne geçmeye çalışıyor. Pahaca yüksek aracımız hızını arttırıyor ve önüne geçmesine fırsat vermemeye çalışıyor ve trafikte hata üstüne hata ekleniyor. Bir anda düşünüyorum, bu aracın yönetimi kimde? Her ne kadar araç güçlü de olsa, direksiyon aracın sahibinin elinde de olsa ve hatta gaza basan kendisi de olsa ‘ehven’ araç kontrolü ele geçiriyor. Fakat ‘pahaca değerli’ araç sahibinin içindeki kibre yatkınlık ve kendinden düşük olanı aşağılama eğilimi harekete geçiyor ve araç sahibini manipüle ediyor. Öteki araç, pahaca ve teknik olarak düşük olmasına karşın, araç sahibinin manipülasyon gücü yüksek. Ve o andan itibaren tek bir sürücü, aslında iki aracın da sürücüsü konumunda. Fragmanı burada durduralım. Pahaca yüksek araç yol verse, diğer aracın önünü açsa ve ‘ötekinin’ zaten kendisiyle yarışacak sınıfta bir araç olmadığını bildiği için kendi periyodunu bozmasa manipülasyona kendini kapatmış olacak. Aracının sürücüsü olarak kalacak, güvenle ve sulh u selametle yolunda seyredecek.

Toplumlar da böyledir. Nasıl bir topluluk olması gerektiği idealini yitirmiş toplumları, sürücümüzde olduğu gibi, hem de kendi elleriyle ama kendilerinin olmayan bir hayata koşmak pek de zor değildir. Bugün hedef tutturma, kalkınma, kişi başı milli geliri yükseltme ve elde edilen her seviyeyi koruma için ‘sürdürülebilirlik’, ekonomi aracılığıyla tanrılığa soyunanlar da trafikteki kontrolümüzü ele geçirmesiyle eş değer olmuş olmasın!

Örnekler fazlasıyla çoğaltılabilir ama bizim mevzumuz insanlığın manipüle edilmiş olmasıdır. Hayata, mes’ud bir yaşama ve yaşamın amacına dair ‘yalan bir mutluluk ve hedefe’ ikna edilmiş olmasıdır. ‘Müslümanın, ‘Müslümanız’ diyen toplulukların ve idarelerin’, kendilerini İslam’dan uzaklara savuran bir manipülasyona kurban gidiyor olmalarıdır. Filozofun dediği gibi günün sonunda manipüle eden, manipüle edilenin içindeki ‘cahiliye hükmüne yatkınlık ve düşkünlükten’ beslenecek ve suçlu o değil, sen olmuş olacaksın.

Bu konuda sayımızda yazan tüm yazarlarımıza teşekkür ediyor; kalemlerine ve ilimlerine güç kuvvet diliyor; siz kıymetli okurlarımızı dolu dolu bir Nida ile baş başa bırakıyoruz.

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Değerlendirme yap

“Kan(dırıl)manın Psiko-Sosyolojisi : Ocak-Mart 2025 | Sayı 218” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler: Etiketler:
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.