Türkiyeli okurun, Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak isimli kitabıyla tanıdığı T. J. Winter / Abdulhakım Murad İngiltereli bir müslüman entelektüel. Dünyadaki düşünce insanları, kitapları ve düşünce biçimleri hakkında geniş bir spektruma sahip.
Kendisiyle, İslam’ın İnsanlığa Vaadettikleri üst başlığında yaptığımız söyleşi de avrupalı müslüman bir entelektüelin müslüman nüfus ve müslüman entelektüel dünyanın kriz, açmaz ve yapısına dair tahlil ve değerlendirmeler bulacaksınız. Ve bu değerlendirmeler siz okuyucularımızı daha derinleştireceğiniz değerlendirme ve tahlillere taşıyacaktır. Özellikle kâhir müslüman entelektüellerin batı ve batılı düşünce formu karşısındaki ezik ve apolojik tavrı Abdulhakim Murad’ın ele aldığı konuların başında geliyor.
Dergimizdeki bu röportajdan dolayı kendisine teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Röportaj yapmak istediğimiz konu başlığı: “İslam İnsanlığa Ne Vaat Eder?” Bu sorunun cevabını başlık olarak arayacağız. Cevaplamak için çok fazla analiz ve değerlendirme gerektirdiğini biliyoruz. Bu doğrultuda sizden bazı analizlere girmenizi isteyeceğiz.
Söyleşimize Müslüman entelektüel dünyasıyla başlayalım. Müslüman düşüncenin 21. yüzyıldaki krizi desek, bize neler söylemek istersiniz? Mevcut Müslüman entelektüel ve fıkhî zihnin açmazda olduğu noktalar nelerdir?
İslam insanlığa ne vaat ediyor? Çok genel bir konu olmasına rağmen birçok alimin, hocanın bu konuyu yazıp tartıştığını biliyoruz ama biz size Müslüman düşüncenin geleceği ve Müslüman halkların sıkıntıları, hastalıkları ve tedavi önerilerinize dair sorular soracağız.
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor. Bunun yerine başka bir olgu koyamıyoruz maalesef. Klişe olacak belki ama mutlu insanın hikâyesi yoktur. Mutluluk, insanı dışsal bir illüzyonla kaplayıp kendi varlığının dışına düşürüyor. Oysa acı ve yara insanı tam da ruhunun ortasından yakalıyor ve kendi içine düşürüyor.
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi ahlâka dair temel meseleleri Ömer Türker hocayla konuştuk.
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde duyduğumuz ve kullandığımız köy, köylü, şehir, şehirli, kır, kırsal gibi kavramlar ne anlama gelmektedir? Köye ve şehre has özellikler nelerdir? Köyde ve şehirde İslam’ın yorumları ve pratik görünümleri nasıl olmaktadır? Kapitalist kent ve İslam kenti nedir? Kültür, gelenek ve İslam’ın geleneksel yorumları köy ve şehir tartışmasında neye denk düşmektedir?
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz. Yunus Emre, Karacaoğlan, Ahi Evran gibi nice halk ozanlarını da anlayamaz.
T. J. Winter / Abdulhakim Murad ile… “İslam, Modernlikler Ve Gelecek”
Türkiyeli okurun, Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak isimli kitabıyla tanıdığı T. J. Winter / Abdulhakım Murad İngiltereli bir müslüman entelektüel. Dünyadaki düşünce insanları, kitapları ve düşünce biçimleri hakkında geniş bir spektruma sahip.
Kendisiyle, İslam’ın İnsanlığa Vaadettikleri üst başlığında yaptığımız söyleşi de avrupalı müslüman bir entelektüelin müslüman nüfus ve müslüman entelektüel dünyanın kriz, açmaz ve yapısına dair tahlil ve değerlendirmeler bulacaksınız. Ve bu değerlendirmeler siz okuyucularımızı daha derinleştireceğiniz değerlendirme ve tahlillere taşıyacaktır. Özellikle kâhir müslüman entelektüellerin batı ve batılı düşünce formu karşısındaki ezik ve apolojik tavrı Abdulhakim Murad’ın ele aldığı konuların başında geliyor.
Dergimizdeki bu röportajdan dolayı kendisine teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Röportaj yapmak istediğimiz konu başlığı: “İslam İnsanlığa Ne Vaat Eder?” Bu sorunun cevabını başlık olarak arayacağız. Cevaplamak için çok fazla analiz ve değerlendirme gerektirdiğini biliyoruz. Bu doğrultuda sizden bazı analizlere girmenizi isteyeceğiz.
Söyleşimize Müslüman entelektüel dünyasıyla başlayalım. Müslüman düşüncenin 21. yüzyıldaki krizi desek, bize neler söylemek istersiniz? Mevcut Müslüman entelektüel ve fıkhî zihnin açmazda olduğu noktalar nelerdir?
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
205. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Ziyaüddin Serdar ile… “İslam, İnsanlık Ve Gelecek Düşüncesi”
İslam insanlığa ne vaat ediyor? Çok genel bir konu olmasına rağmen birçok alimin, hocanın bu konuyu yazıp tartıştığını biliyoruz ama biz size Müslüman düşüncenin geleceği ve Müslüman halkların sıkıntıları, hastalıkları ve tedavi önerilerinize dair sorular soracağız.
Mustafa Köneçoğlu İle “Şiiri Yeniden Çağırmak”
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor. Bunun yerine başka bir olgu koyamıyoruz maalesef. Klişe olacak belki ama mutlu insanın hikâyesi yoktur. Mutluluk, insanı dışsal bir illüzyonla kaplayıp kendi varlığının dışına düşürüyor. Oysa acı ve yara insanı tam da ruhunun ortasından yakalıyor ve kendi içine düşürüyor.
Ömer Türker ile Bütünlük ve Yetkinlik Temelinde Ahlâk Üzerine…
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi ahlâka dair temel meseleleri Ömer Türker hocayla konuştuk.
Alev Erkilet ile Şehir ve Köy ayrımı üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde duyduğumuz ve kullandığımız köy, köylü, şehir, şehirli, kır, kırsal gibi kavramlar ne anlama gelmektedir? Köye ve şehre has özellikler nelerdir? Köyde ve şehirde İslam’ın yorumları ve pratik görünümleri nasıl olmaktadır? Kapitalist kent ve İslam kenti nedir? Kültür, gelenek ve İslam’ın geleneksel yorumları köy ve şehir tartışmasında neye denk düşmektedir?
Dursun Çiçek ile Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz. Yunus Emre, Karacaoğlan, Ahi Evran gibi nice halk ozanlarını da anlayamaz.
Alışverişe devam et