Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir âheng-i hümâya
Susuzluktan bîtâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi…
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
Çocuklu Ev
Doğa en çok çocuğu sever.
Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar…
Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz?
Ben konuşurum.
Çünkü çocuğum.
Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar.
Bir dere görsem
Islanmaktan korkmam.
Çünkü çocuğum.
Elimdeki sopa atımdır, koşarım.
Sofrada kaşığım ile sohbet ederim
Çünkü çocuğum.
Evler de sevsin bizi.
Eşyalar gitsin, annem yorulmasın.
Bir taş bulsam kaplumbağa gibi
Eve getirsem, boyasam
Hiçbir cam kırılmasa…
Çocuk olsam evlerde
Kıran, dağıtan değil
Adım çocuk olsa.
Doğada rahat etsem
Evde rahat etsem
Rahatsız olur musunuz?
İlgili Yazılar
niyabet
Huzurun melodisiydi sanki senin sözlerin …
Seyir
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir âheng-i hümâya
Susuzluktan bîtâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi…
Bir Yakınlık Dibimde
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Jetler, tanklar, silahlar ve kurşunlar
Kuşlardan daha fazla uçuyorlar
Ortadoğuda, bilhassa Gazze’de
Anne sütünden daha fazla, yağmurdan da…
Lila’ya Söylem
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.