Kalbinde bir sır doğduysa,Bırak benzesin,Biraz yağmura,Biraz güneşe,Biraz da denize…Hakikate benzesin yüksek sesle…Senin ellerin rahle,Gözlerin cüz gülleri…Bekle,Pay-ı tahtı kurulsun gerçeğin,Yarana merhem sürsün zaman,Unut bu akşam hüznü,Rahmettir içtiğin…Kalbin diyar diyar gezmiş sırrıLakin, ne lügatler çözebilmiş lisanını,Ne de gönlün bulmuş gerçek Hira’sını…Ey ışığıyla bana seni gösteren güneş,Yoksa sen misin gönlümün mağarasına eş?
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
Sır
Kalbinde bir sır doğduysa,Bırak benzesin,Biraz yağmura,Biraz güneşe,Biraz da denize…Hakikate benzesin yüksek sesle…Senin ellerin rahle,Gözlerin cüz gülleri…Bekle,Pay-ı tahtı kurulsun gerçeğin,Yarana merhem sürsün zaman,Unut bu akşam hüznü,Rahmettir içtiğin…Kalbin diyar diyar gezmiş sırrıLakin, ne lügatler çözebilmiş lisanını,Ne de gönlün bulmuş gerçek Hira’sını…Ey ışığıyla bana seni gösteren güneş,Yoksa sen misin gönlümün mağarasına eş?
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
179. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Rüzgar
Güneşe kim odun taşır
Baba.
Anne evde dolaşan bir ses ise de
Baba kapıdır.
Aynı saatte, kilidi dönen.
Anne yeryüzüne yağmurdur, iner.
Baba ağaçtır.
Kökleriyle övünür meyveler.
Tez kızarır.
Tatlanır.
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Jetler, tanklar, silahlar ve kurşunlar
Kuşlardan daha fazla uçuyorlar
Ortadoğuda, bilhassa Gazze’de
Anne sütünden daha fazla, yağmurdan da…
Utanç Gölgeler
iflasımı saatlere öteledim
yarım gecemde ziyan basılacak birkaç evren sendeler
boşluğun takibi zor yolculuk
bir yanım sahip olduğu hayattan kor
gökkuşağı bedel
çantada yön
penceremde karga
metropol saklı gözlerinde
bu döngü vakit kaybı ve epeyce zor
Mavi Kardelenler Borçlusu
Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.
Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.
Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.
Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık.
Lila’ya Söylem
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.