Bir rüyanın fevkinde Fevkalade bir gezegende Yürüyordum durmadan Ebediyet filizlerini görmek için Sonsuzluk bahçesinde Biraz seyrettikten sonra Nehir kıyısında rastladım Bir âheng-i hümâya Susuzluktan bîtâb düşmüştüYorgun kanatlarıyla selamladı beni Dedim: Ey biçare dilhûn! Neden bekler durursun? Yudumla âb-ı hayatı Güneş rengi dudaklarıyla Uzanıp semaya Sildi gözlerindeki demi… Devam ettim yoluma Yolum uzun ve yokuştu Telaşlı …
Daha-
Seyir
-
İçimde Işıltısını Hissettiğim Hayat
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım. Düşerken üzerime damlalar, canım yandı. Her zerresi yaktı düştüğü yeri. Ben hiç ağlamadım, hep güldüm. Yıkandım sandım. Belki de bedeli budur; Yanmak! Ne tutuyor ki beni orda? Kimi bekliyorum? Hangi kalp? Hangi nefes? Bekleyecek miydim o eli? Yoksa kendim mi bulacaktım kalbimi ısıtacak Nur’u? Hangi söz sancıları …
Daha -
Ölüm ve Kahkahalardan Kurtuluş
Hiçbir su beni boğ(a)madı; ama ben her suda boğuldum, Bir umudun peşine takılıp düştüğüm yerden doğruldum. Her şey günü gelince vaktini doldurdu, Ölüm, bir bedene daha akdini kondurdu. Bazı şeyler üzerime kalınca sözcülüğüne soyundum, Bir zamanın girdabında çoğu yerimden vuruldum. Hüzünler tüm bedenleri kasıp kavurdu, Ölüm, bir ceketi daha asıp anılarını savurdu. Izdırap deryalarında yüzerken …
Daha -
Vaziyet
başlamaya hasretli dilim ötelerden belletilene köprüsün çaktın kibriti lazım değil ruh elinde eksik tarif önünde müşkül bir yol kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan geldiğin gibi olmuyorsun hiç senden değil bu elbet rahat ol şamar oğlanı zaman çizgilerden dalgaya yol alışında cezbe hani bentlere damarlı bileklerle tokmak deyişindeki o ergenlik kükreyen suskunluk senin suçun yok bunda …
Daha -
Masal Yemişleri
Tombul ninemin Her gece anlattığı, Güzelim masalların Unutamam tadını. Onun için, Rüyamda gördüğüm En güzel yemişlerin Masal koydum adını.
Daha -
Elma Ve Fazlası
Yılların arasından elma kokusu geliyor. Yorgun Mermi/ Kuddusi DEMİR Elma… Kulağıma kulağıma Elmadan fazla olduğunu Söyleyip duruyordu. İncir, nar, üzüm, karadut, böğürtlen Kızılcık hatta. Hatta’dan ve olmamaktanDönüp, koyuldum Meyvenin meyve Elmanın elma olduğuna ikna olmaya Konu, Dönüp dolaşıp Küpelerden kiraza geldi Ekşilikten vişneye Ağzı burmaktan döngele Ayağını sürüye sürüye hünnapla Diz dize bulmak kendini sonunda …
Daha -
İz Bırakmak
İz bırakmak gerekmiyor mu
Daha
Dünya sahilinde
Bu izlerle tanınır dostlar
Fırtınalı zamanlarda
Saklıdır
Özlenen hayatların kokusu
Dünya defterinin sayfalarında
Bir duruluk başlar özde
Dünya doğru okundukça
Boğulup gitmek neden
Anlamsız hesaplar içinde -
Siz Doktor!
Duygularınızı dünyanın en uzak köşesine
Terkedilmişler mezarına gömseniz de
Sonbaharın ilk rüzgârlarıyla
Kalbinize gönderilen mektuba
Sağır kalabilir misiniz doktor?Yıllarca hüsran değirmeninde dövülmüş,
Daha
İçinizdeki en masum ve de en mağrur,
Karşılıksız kalmış sevginizi, -
Kambur Birakmazsin
Gölgeler tesbihindir.
Ey! Ağır başlı yankısı kayıp çığlıkların…
Takdir beklemeden sürdüğün tarlalara
Sunabileceği en üstün merhameti sunan
Senden başka bir varlık yoktur.Yaşamış, yaşayan ve yaşayacak
Daha
Taze ormanlar için tutuşan ağaçlar
Kanatlarını parlatır.