Güneşe kim odun taşır
Baba.
Anne evde dolaşan bir ses ise de
Baba kapıdır.
Aynı saatte, kilidi dönen.
Anne yeryüzüne yağmurdur, iner.
Baba ağaçtır.
Kökleriyle övünür meyveler.
Tez kızarır.
Tatlanır.
Güneşe kim odun taşır
Baba.
Anne evde dolaşan bir ses ise de
Baba kapıdır.
Aynı saatte, kilidi dönen.
Anne yeryüzüne yağmurdur, iner.
Baba ağaçtır.
Kökleriyle övünür meyveler.
Tez kızarır.
Tatlanır.
Sevdiğim bir kuş
Masala başlamaktır.
Ve mevsim de
bir kuştur.
Göç ederler içimde,
İçim hangi ülkedir?
Dilimi bilir misiniz?
.
Gözlerimin ve saçımın rengi
Beni tanımanıza yeter mi?
.
Annem beni anlatır çoğu zaman.
Uçan köpeğim uçmayı unutur.
Yerini arar, yerinde durmak için.
Geçmişlerini değiştirmek isteyen Sanma ki sadece günahkârlardır. Kalplerin de Filistin gibi en kötü Zulüm gördükleri tarihler vardırAç ki içerdeki gözlerini, göresin Onca mazlumun düşüşünü yuvasından Kapat ki dışardaki kirli gözlerini Ayrılmayasın yüce ahlak davasından Yaşıyorken ölüm kuyusuna düşen Sanma ki vücudu hastalananlardır Ölümü unutup servete üşüşen Dertlenmek hak iken dertsiz kalanlardır Düş ki Yusuf’un imtihan …
DahaEvimizin zili kuştur, öter. Annem erkenden uyanır. Sofrada çaydanlıkla gözgöze gelirim. Evde köşem var. Beni kimsecikler bulamaz orada. Hem görünürüm Hem de yalnızlığımı yakalarım.Babam eve kışı, yazı Bütün mevsimleri getirir. Evcilik oynamamı ister ev. Ev içinde ev… Mutluluk nedir diye sorsanız çocuklara Eve dönmek derler. Okuldan, Parktan, Misafirlikten… Eve dönünce oyuncak fare Sadece çocukla konuşur. …
Dahaiflasımı saatlere öteledim
yarım gecemde ziyan basılacak birkaç evren sendeler
boşluğun takibi zor yolculuk
bir yanım sahip olduğu hayattan kor
gökkuşağı bedel
çantada yön
penceremde karga
metropol saklı gözlerinde
bu döngü vakit kaybı ve epeyce zor
O dalgalı saçlarına bayıldığım küçük kızElleri böğürtlenli, ayağı çıplakKüçük adımların büyük yollarındaNasıl da tutunmuştuk hayataYaramaz gözlerindeBir dünya gizli Kalem tutan ellerinYüreğinde sırların felakıKoruyacaktır seniGün dönmeden karanlığaBir uçurtmanın ipindeGöğü kaplarken hayallerinBir nefes soluklarkenHer akşam aynı sofradaAltı küçük elVe bugün sen büyüdünDünya küçülürken…Ufkun dar yollarındaUmuda büyük adımlarla yürüCebinde birkaç şarkıElinde bir avuç şiirDilinde duaları unutma…
DahaEllerimde elma var gözlerimde mil Sarılırım sen yokken tutunduğum kabana Sokak sokak dolaştım sindim lamba dibine Dik duvarda tek ayak Ellerimde elmalar Göğsümde dişi bir kurt Hem de gıdıklar beni Yan yürüdüm yürürüm Neden düşmem aşağı? Ciim Ciim cim pıır Devlet denen o karga Dedemgilin bacaya Çimi Çimi çirona Sarı yasa anadan Tuttu verdi bir …
DahaDoğa en çok çocuğu sever. Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar… Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz? Ben konuşurum. Çünkü çocuğum. Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar. Bir dere görsem Islanmaktan korkmam. Çünkü çocuğum. Elimdeki sopa atımdır, koşarım. Sofrada kaşığım ile sohbet ederim Çünkü çocuğum. Evler de sevsin bizi. Eşyalar gitsin, annem yorulmasın. Bir taş bulsam kaplumbağa …
DahaHayal şehrin boyacıları
Bir üç yüz iki otobüsle döndüler evlerine
Masallarda sürekli aranan renklerle
Bir şehri koruyan meleklerle
Parmaklarıyla insanlara renk tutmayı öğrettiler
Yoklama alınacaktı birazdan bütün sokaklarda
Boş sokaklar şimdi onları eğlendiriyordu
Kara kediler hariç, her şey güzeldi
Uyanmak güzeldi uyandırmak için şehri
Güzeldi şeffaf renklerin boşluğuna çaresizliği sığdırmak.