Soğuk bir gün ve mülteci bir çocuk kardeşini sırtına almış.
Yoldan geçen: Çocuk, yükün ağır!
Çocuk: O yük değil, benim kardeşim!
Çocuk saflığı, temizlik ve sadeliği, herkese ömründe bir kere nasip oluyor. İnsanın hikâyesi bir temizlik ve yalınlıkla başlıyor; ne oluyorsa sonradan oluyor. Ne mi oluyor? Dünya imtihanını yük, sorumluluğunu ‘kötü kader’ görmeye başlıyor. Oysaki sırtında kardeşini taşıyan çocuk, tabiî ki yoruluyor ama sızlanmadan, söylenmeden yapması gerekeni yapıyor. Çünkü o, yükü değil; kardeşi…
Kimi çocuklar için ‘büyüklük’ biraz erken başlıyor, yürek buruk büyüyor; kimileri için de başladığı gibi çocuksu gidiyor, hatta büyüyemeden bitiyor. Hülasa, çocukluğun halleri işte, neyse ki konumuz bu değil.









Henüz değerlendirme yapılmadı.