Bir soylu öfke biriktiriyorum..Ağlamıyor neden diye sormuyorum…
Bu zalim kanlı yürüyüsün ayak sahipleri nasıl engellenir…
Nasıl durdurulur gökten sıcım sicim yere düsen bu melanet?… Onun için zihin ve yürek teri döküyorum…
Gözyaslarımı biriktiriyorum… Bir tufana dönüşsün ve müslüman aklıyla istihza eden soysuzlar boğulsun istiyorum…Soylu direnisin ardında ki nefesleri hissediyorum…
Biliyorum bu his bu düşünce , düstüğümüz yerden bizi kaldıracak ve onurlu bir hayatın parçası kılacak…
Hergün, ölen bebeklerin yasını tutamayan anne ve babaların öfkelerine ortak oluyorum. Onlardan bir hisse alıp öfkeyi zamana yayıyorum…
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ortaya çıkan öngörülemeyen(!) gerçekler karşısında edindikleri merkeziliği her duruma göre sürdürme arzusu taşıyanların, öngörülere ve senaryolara bağlı olarak uygulamaya koydukları dünya sistemini meşrûlaştırma çabası yeni bir durum değil. Gerçeklik tanımlarını, kaos üzerinden yeniden inşâ eden ideolojiler, iç içe geçmişliklerini farklı isimlerle aynı dünya görüşünün yörüngesinde sürüklerken, aksini iddia etseler de bu çabanın farklı bir boyutu var. Peki, farklı olan ne?
Akıl, nicelik ve nitelik âleminde dolaştı. Akıl, Tevhid ile yolunu buldu ve maksada ulaştı. Yoksa bu bîçâre nerede bir menzil bulacaktı? İdrak gemisinin sahili neresidir?Tevhid’in sırları, hak ehlinin ezberindedir. “Atirrahmani abden”’de gizlidir.
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Medeniyet kurma sorumluluğu içerisinde olan insana diğer yaratılmışlardan farklı olarak
düşünme, fıkhetme, yorum yapma ve itaat etme kabiliyeti verilmiştir. Bunun için ona
yapay zekâ gibi sabit bir program yüklenmemiş, bırakılan boşlukları ihtiyaca binaen dol-
durması istenmiştir. Bu boşlukları doldurma amelinin keyfilikten korunması için de ona bir
takım kriterler verilmiş ve naslar çerçevesinde hareket etmesi ondan istenmiştir.
Bir Soylu Öfke Biriktiriyorum
Bir soylu öfke biriktiriyorum..Ağlamıyor neden diye sormuyorum…
Bu zalim kanlı yürüyüsün ayak sahipleri nasıl engellenir…
Nasıl durdurulur gökten sıcım sicim yere düsen bu melanet?… Onun için zihin ve yürek teri döküyorum…
Gözyaslarımı biriktiriyorum… Bir tufana dönüşsün ve müslüman aklıyla istihza eden soysuzlar boğulsun istiyorum…Soylu direnisin ardında ki nefesleri hissediyorum…
Biliyorum bu his bu düşünce , düstüğümüz yerden bizi kaldıracak ve onurlu bir hayatın parçası kılacak…
Hergün, ölen bebeklerin yasını tutamayan anne ve babaların öfkelerine ortak oluyorum. Onlardan bir hisse alıp öfkeyi zamana yayıyorum…
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yeni Olan Ne?
Ortaya çıkan öngörülemeyen(!) gerçekler karşısında edindikleri merkeziliği her duruma göre sürdürme arzusu taşıyanların, öngörülere ve senaryolara bağlı olarak uygulamaya koydukları dünya sistemini meşrûlaştırma çabası yeni bir durum değil. Gerçeklik tanımlarını, kaos üzerinden yeniden inşâ eden ideolojiler, iç içe geçmişliklerini farklı isimlerle aynı dünya görüşünün yörüngesinde sürüklerken, aksini iddia etseler de bu çabanın farklı bir boyutu var. Peki, farklı olan ne?
İlk Rükun Tevhid
Akıl, nicelik ve nitelik âleminde dolaştı. Akıl, Tevhid ile yolunu buldu ve maksada ulaştı. Yoksa bu bîçâre nerede bir menzil bulacaktı? İdrak gemisinin sahili neresidir?Tevhid’in sırları, hak ehlinin ezberindedir. “Atirrahmani abden”’de gizlidir.
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
İçtihat Etme Sorumluluğumuz
Medeniyet kurma sorumluluğu içerisinde olan insana diğer yaratılmışlardan farklı olarak
düşünme, fıkhetme, yorum yapma ve itaat etme kabiliyeti verilmiştir. Bunun için ona
yapay zekâ gibi sabit bir program yüklenmemiş, bırakılan boşlukları ihtiyaca binaen dol-
durması istenmiştir. Bu boşlukları doldurma amelinin keyfilikten korunması için de ona bir
takım kriterler verilmiş ve naslar çerçevesinde hareket etmesi ondan istenmiştir.
Kosmosun Gölgesinde Dirayetli Bir Kaos Öyküsü: Evrenin Öncesi ve Şimdisi
Eski çamlar bardak olmuş, o devirler eskide kalmış, akıl almaz şeylermiş kimin umurunda, bizi hâlâ hikâyeler bağlıyor birbirimize.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.