Çocuk edebiyatına dair kuramsal bir sorgulamada bulunmak, bu alanı belirgin kılan kavramların ve hususların irdelenmesini gerektirir. Bu anlamda çocuk ve edebiyat kavramları, ilk başvurulan ve anlam yüklenen temel bileşenler olarak karşımıza çıkar. Her ikisi de tarihi seyir içinde değişen hayatlar ve koşullar eliyle algısal ve anlamsal düzeyde farklılaşmıştır. Edebiyat, ister manzum ister mensur eserler düzeyinde olsun klasik anlatı geleneğinin farklı türlerle çeşitlendiği örneklerle modern yapılara kavuşmuştur. Akımlar, anlayışlar, ideolojiler gibi unsurlar eliyle de eserlerde içerik özellikleri değişmiş, günümüzde beğeni odağı içeriğe nazaran biçimsel özelliklere kaymıştır. Çocuk ise bilimsel gelişmeler ışığında daha merkezi bir konum kazanmış ve bu yöndeki ilgiler çocuğun söz konusu olduğu mevzuları da etkilemiştir. Bu açıdan çocuklar için metin yazmak veya onlara uygun olduğu düşünülen metinlerden bahsetmek giderek bir önem ve hassasiyet durumu içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Geleneksel zamanlar olarak nitelenen evrede çocuk edebiyatı genellikle yetişkinlerin kontrolünde kültürel ve dini bir aktarım unsuru olarak addedilmektedir. Çocuğun önem kazanmaya başlaması ile de çocuk merkezli yargılar yaygınlaşmış, geleneksel algı ve etkiler tartışmaya açılmıştır. Dini ve kültürel aktarım, ağırlığını çocuk psikolojisi ve gelişimine bırakmıştır. Böylece modern zamanlara has özerkleşme eğilimi, edebiyatın içinde bağımsız bir alan olarak çocuk edebiyatından bahsedilmesine olanak sunmuştur.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
“İslâm insanlığa ne vadediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakikat sarkacında incelenmiş, ardından İslâm’ın temel kaynakları ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmada, kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, konunun beyanı öncesi doğru bir durum tespiti yapılması zarureti vurgulanmıştır.
“Avrupa kurumsal modernizminin” Avrupa’yı inşa etmesi ile birlikte hükümran bir güç olarak dünyanın geri kalanı ile ilişkiye geçmesi, Batı dışı toplumlar açısından zorunlu bir ilişki biçimi olarak gündeme gelmiştir.
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
Çocuk Edebiyatının Kuramsal Boyutu
Çocuk edebiyatına dair kuramsal bir sorgulamada bulunmak, bu alanı belirgin kılan kavramların ve hususların irdelenmesini gerektirir. Bu anlamda çocuk ve edebiyat kavramları, ilk başvurulan ve anlam yüklenen temel bileşenler olarak karşımıza çıkar. Her ikisi de tarihi seyir içinde değişen hayatlar ve koşullar eliyle algısal ve anlamsal düzeyde farklılaşmıştır. Edebiyat, ister manzum ister mensur eserler düzeyinde olsun klasik anlatı geleneğinin farklı türlerle çeşitlendiği örneklerle modern yapılara kavuşmuştur. Akımlar, anlayışlar, ideolojiler gibi unsurlar eliyle de eserlerde içerik özellikleri değişmiş, günümüzde beğeni odağı içeriğe nazaran biçimsel özelliklere kaymıştır. Çocuk ise bilimsel gelişmeler ışığında daha merkezi bir konum kazanmış ve bu yöndeki ilgiler çocuğun söz konusu olduğu mevzuları da etkilemiştir. Bu açıdan çocuklar için metin yazmak veya onlara uygun olduğu düşünülen metinlerden bahsetmek giderek bir önem ve hassasiyet durumu içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Geleneksel zamanlar olarak nitelenen evrede çocuk edebiyatı genellikle yetişkinlerin kontrolünde kültürel ve dini bir aktarım unsuru olarak addedilmektedir. Çocuğun önem kazanmaya başlaması ile de çocuk merkezli yargılar yaygınlaşmış, geleneksel algı ve etkiler tartışmaya açılmıştır. Dini ve kültürel aktarım, ağırlığını çocuk psikolojisi ve gelişimine bırakmıştır. Böylece modern zamanlara has özerkleşme eğilimi, edebiyatın içinde bağımsız bir alan olarak çocuk edebiyatından bahsedilmesine olanak sunmuştur.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Baudrillard ve Bir Meydan Okuma Olarak Ölümün Unutulması
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
İslâm’ın İnsanlığa Vadettikleri -I-
“İslâm insanlığa ne vadediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakikat sarkacında incelenmiş, ardından İslâm’ın temel kaynakları ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmada, kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, konunun beyanı öncesi doğru bir durum tespiti yapılması zarureti vurgulanmıştır.
İslamcılık İdeolojisinde Devlet, Egemenlik Ve İktidar Olgularının Soykütüğü
“Avrupa kurumsal modernizminin” Avrupa’yı inşa etmesi ile birlikte hükümran bir güç olarak dünyanın geri kalanı ile ilişkiye geçmesi, Batı dışı toplumlar açısından zorunlu bir ilişki biçimi olarak gündeme gelmiştir.
Leheb Suresi Tefsiri Hamîduddîn El-Ferâhi
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Çocuk Yazınında Nitelikli Kitap Sorunu
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
Alışverişe devam et