Çocuk edebiyatına dair kuramsal bir sorgulamada bulunmak, bu alanı belirgin kılan kavramların ve hususların irdelenmesini gerektirir. Bu anlamda çocuk ve edebiyat kavramları, ilk başvurulan ve anlam yüklenen temel bileşenler olarak karşımıza çıkar. Her ikisi de tarihi seyir içinde değişen hayatlar ve koşullar eliyle algısal ve anlamsal düzeyde farklılaşmıştır. Edebiyat, ister manzum ister mensur eserler düzeyinde olsun klasik anlatı geleneğinin farklı türlerle çeşitlendiği örneklerle modern yapılara kavuşmuştur. Akımlar, anlayışlar, ideolojiler gibi unsurlar eliyle de eserlerde içerik özellikleri değişmiş, günümüzde beğeni odağı içeriğe nazaran biçimsel özelliklere kaymıştır. Çocuk ise bilimsel gelişmeler ışığında daha merkezi bir konum kazanmış ve bu yöndeki ilgiler çocuğun söz konusu olduğu mevzuları da etkilemiştir. Bu açıdan çocuklar için metin yazmak veya onlara uygun olduğu düşünülen metinlerden bahsetmek giderek bir önem ve hassasiyet durumu içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Geleneksel zamanlar olarak nitelenen evrede çocuk edebiyatı genellikle yetişkinlerin kontrolünde kültürel ve dini bir aktarım unsuru olarak addedilmektedir. Çocuğun önem kazanmaya başlaması ile de çocuk merkezli yargılar yaygınlaşmış, geleneksel algı ve etkiler tartışmaya açılmıştır. Dini ve kültürel aktarım, ağırlığını çocuk psikolojisi ve gelişimine bırakmıştır. Böylece modern zamanlara has özerkleşme eğilimi, edebiyatın içinde bağımsız bir alan olarak çocuk edebiyatından bahsedilmesine olanak sunmuştur.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tövbe bir özgürlük manifestosudur.
İçsel bir bildiridir. Kişinin kendi iç aleminde kendisine verdiği bir manifestodur. Günah yüklerinden, hataların ağırlığından özgürleşmenin bildirisidir.
Tövbe, bir şeyden geri dönmek, dönüş yapmak, yönelmek demektir. Hatalardan, günahlardan dönerek Allah’a yönelişin eylemsel bir ifadesidir.
Tövbe, kişinin kendisini değerlendirme eylemidir. Tövbe, söylem ve eylemlerin objektif bir şekilde değerlendirilebilmesidir. Öyle ki kişinin kendisiyle karşılaşması ve kendisinin tüm yanlışlarını ortaya koyarak doğruya yönelebilme cesaretidir.
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
Oblomovizm, kronik olarak kayıtsızlık ya da tembelliği ikame eden bir kelime olarak ede biyatın unutulmaz karakteri Oblomov’dan doğmuştur. Oblomov’un yavaşlığı, isteksizliği, üşengeçliği ilk anda
Öyle bir dönemden geçiliyor ki ahlâki ve vicdani değerler kaybolmakta, düzeysizlik dip yapmakta ve adeta bir değerler savrulması yaşanmaktadır. Olağanüstü değişim, dönüşüm, belirsizlik, altüst oluş zamanlarından geçilmektedir doğrusu.
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Çocuk Edebiyatının Kuramsal Boyutu
Çocuk edebiyatına dair kuramsal bir sorgulamada bulunmak, bu alanı belirgin kılan kavramların ve hususların irdelenmesini gerektirir. Bu anlamda çocuk ve edebiyat kavramları, ilk başvurulan ve anlam yüklenen temel bileşenler olarak karşımıza çıkar. Her ikisi de tarihi seyir içinde değişen hayatlar ve koşullar eliyle algısal ve anlamsal düzeyde farklılaşmıştır. Edebiyat, ister manzum ister mensur eserler düzeyinde olsun klasik anlatı geleneğinin farklı türlerle çeşitlendiği örneklerle modern yapılara kavuşmuştur. Akımlar, anlayışlar, ideolojiler gibi unsurlar eliyle de eserlerde içerik özellikleri değişmiş, günümüzde beğeni odağı içeriğe nazaran biçimsel özelliklere kaymıştır. Çocuk ise bilimsel gelişmeler ışığında daha merkezi bir konum kazanmış ve bu yöndeki ilgiler çocuğun söz konusu olduğu mevzuları da etkilemiştir. Bu açıdan çocuklar için metin yazmak veya onlara uygun olduğu düşünülen metinlerden bahsetmek giderek bir önem ve hassasiyet durumu içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Geleneksel zamanlar olarak nitelenen evrede çocuk edebiyatı genellikle yetişkinlerin kontrolünde kültürel ve dini bir aktarım unsuru olarak addedilmektedir. Çocuğun önem kazanmaya başlaması ile de çocuk merkezli yargılar yaygınlaşmış, geleneksel algı ve etkiler tartışmaya açılmıştır. Dini ve kültürel aktarım, ağırlığını çocuk psikolojisi ve gelişimine bırakmıştır. Böylece modern zamanlara has özerkleşme eğilimi, edebiyatın içinde bağımsız bir alan olarak çocuk edebiyatından bahsedilmesine olanak sunmuştur.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Özgürlük Manifestosu
Tövbe bir özgürlük manifestosudur.
İçsel bir bildiridir. Kişinin kendi iç aleminde kendisine verdiği bir manifestodur. Günah yüklerinden, hataların ağırlığından özgürleşmenin bildirisidir.
Tövbe, bir şeyden geri dönmek, dönüş yapmak, yönelmek demektir. Hatalardan, günahlardan dönerek Allah’a yönelişin eylemsel bir ifadesidir.
Tövbe, kişinin kendisini değerlendirme eylemidir. Tövbe, söylem ve eylemlerin objektif bir şekilde değerlendirilebilmesidir. Öyle ki kişinin kendisiyle karşılaşması ve kendisinin tüm yanlışlarını ortaya koyarak doğruya yönelebilme cesaretidir.
Sanata Savaş ya da Umutsuz Savaş
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
Herkesin Her Şey Olabildiği Çağda Hiçbir Şey Ol(a)mamak / İmkânın Yorgunluğu
Oblomovizm, kronik olarak kayıtsızlık ya da tembelliği ikame eden bir kelime olarak ede biyatın unutulmaz karakteri Oblomov’dan doğmuştur. Oblomov’un yavaşlığı, isteksizliği, üşengeçliği ilk anda
Hiçbir Şey Taşlaşmış Vicdanları Sızlatmaz
Öyle bir dönemden geçiliyor ki ahlâki ve vicdani değerler kaybolmakta, düzeysizlik dip yapmakta ve adeta bir değerler savrulması yaşanmaktadır. Olağanüstü değişim, dönüşüm, belirsizlik, altüst oluş zamanlarından geçilmektedir doğrusu.
Estetik Duyarlılık ve Hayat
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.