“Gözlerini sıkı sıkı kapattığı için tek görebildiği karanlıktı,
hem de kapkara bir karanlık.”
Maniler, ninniler, destanlar, fıkralar çocuk edebiyatının ilk ürünleri arasında sayılabilir. Bu ürünler çocuğa yaşama dair mesajlar verirken onun güzel vakit geçirmesini, eğlenmesini de hedeflemektedir. Yazılı dönemle birlikte bu görev basılı metinlere devredilmiştir. Ancak bu dönemde üretilen metinler daha çok yetişkin bireylerin tüketimine yönelik hazırlandığı için çocuk edebiyatı alanında, çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilecek metin ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç çocuk edebiyatının, çocuklar için üretmenin yolunu açmıştır.
Teknolojik gelişmeler, toplumun yaşam biçimini değiştiren, kültür anlayışına etki eden, yaşamın doğal akışını şekillendiren etmenler, çocuk edebiyatı alanında üretilen eserlerin biçimsel yapısında ve içeriğinde değişimlerin, yeniliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Çocuğa, çocuk edebiyatına olan bakışın değişmesiyle birlikte alandaki üretim sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Özellikle yayınevlerinin çocuk edebiyatı alanına yönelmeleri çocuk yayıncılığının da önünü açmıştır. Bu değişimler kendisiyle birlikte nitelikli çocuk edebiyatı kitabı sorununu da doğurmuştur.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
Ahlâk ve hukuk arasındaki bölünmez bütünlüğün gözardı edilmesi ve aslında parçalanması, “Kur’an’ı bir hukuk kitabı olarak değil, teolojik bir metin olarak gören ve ahlâk kitabına indirgeyen” sömürgeci mantığın inşâ ettiği tüm alanlarda, kimsenin aradığını bulamadığı, bulmak için yapay ışık kaynaklarının lütfuna muhtaç olan, dumûr halindeki zihinleri yaratmıştır.
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
Çocuk Yazınında Nitelikli Kitap Sorunu
“Gözlerini sıkı sıkı kapattığı için tek görebildiği karanlıktı,
hem de kapkara bir karanlık.”
Maniler, ninniler, destanlar, fıkralar çocuk edebiyatının ilk ürünleri arasında sayılabilir. Bu ürünler çocuğa yaşama dair mesajlar verirken onun güzel vakit geçirmesini, eğlenmesini de hedeflemektedir. Yazılı dönemle birlikte bu görev basılı metinlere devredilmiştir. Ancak bu dönemde üretilen metinler daha çok yetişkin bireylerin tüketimine yönelik hazırlandığı için çocuk edebiyatı alanında, çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilecek metin ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç çocuk edebiyatının, çocuklar için üretmenin yolunu açmıştır.
Teknolojik gelişmeler, toplumun yaşam biçimini değiştiren, kültür anlayışına etki eden, yaşamın doğal akışını şekillendiren etmenler, çocuk edebiyatı alanında üretilen eserlerin biçimsel yapısında ve içeriğinde değişimlerin, yeniliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Çocuğa, çocuk edebiyatına olan bakışın değişmesiyle birlikte alandaki üretim sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Özellikle yayınevlerinin çocuk edebiyatı alanına yönelmeleri çocuk yayıncılığının da önünü açmıştır. Bu değişimler kendisiyle birlikte nitelikli çocuk edebiyatı kitabı sorununu da doğurmuştur.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sanata Savaş ya da Umutsuz Savaş
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
Bir Başyapıt Üzerine Deneme: Şeriat Yahut Beyaz Adam
Ahlâk ve hukuk arasındaki bölünmez bütünlüğün gözardı edilmesi ve aslında parçalanması, “Kur’an’ı bir hukuk kitabı olarak değil, teolojik bir metin olarak gören ve ahlâk kitabına indirgeyen” sömürgeci mantığın inşâ ettiği tüm alanlarda, kimsenin aradığını bulamadığı, bulmak için yapay ışık kaynaklarının lütfuna muhtaç olan, dumûr halindeki zihinleri yaratmıştır.
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
İktidarın Kötüye Kullanımını Önleyici İlkeler ve Kurumlar
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Kur’ân’ı Anlamada Yöntem – Salât Kavramı Örneği –
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.