Kendimizi ve dünyamızı kelimelerle inşâ ediyoruz. Dahası kelimeler de bizi inşâ ediyor. İnsan ile kelimeler arasındaki kadim akrabalığı, bu sayımızda biraz daha “yakından” konuşalım istedik. “Kelimeler”den, “kavramlar”a oradan da “zihin dünyamız”a uzanmayı, kendimize ve kelimelerimize biraz daha yaklaşabilmeyi arzu ettik. Bu doğrultuda hazırladığımız üç ortak soruyu dört farklı isme yönelttik. Abdullah Harmancı, Engin Elman, Hüseyin Akın ve Mustafa Ökkeş Evren, bu sorulara kendi zaviyelerinden cevaplar verdiler. Kendilerine, soruşturmamıza verdikleri değerli katkıları için teşekkür ederiz. Sorularımız şunlar:1- Kelimeler, tercih edilebilen, seçilebilen bir şey midir? Bir metni oluşturma sürecinde kelimelerle olan münasebetiniz nasıldır?2-Tanık olduğumuz dönemlerde kaleme alınan metinlere ve konuşma diline bakınca, yarına dair ‘kelimeler ve kavramlar’ açısından bir kaygı havası mı yoksa umut mu daha öne çıkıyor?3- Hayatımızın parçalarını sayarken sosyal...
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Bu tarz kitlesel cinnet hallerinin tek bir sebebi yoktur. Tek bir sebebe indirgendiğinde ise anlamaktan, anlaşılır hale getirilmekten ziyade vakıa ya saptırılmış ya da bütüncül izahını ıskalanmış oluyor. İktisatta Ceteris Paribus kavramsallaştırılması vardır.
Özel alanı bugün biz kendimize ait bir kavram olarak değil de işte bu tercemeten ahvalde yeniden inşa ederek anlamaya çalışıyoruz. Bu, Müslümanlar olarak farklı bir uzaya taşınmamızdan kaynaklanıyor ve en kötüsü de bugün ne kendi uzayımızı
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda)
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Soruşturma: Salih Erayabakan
Kendimizi ve dünyamızı kelimelerle inşâ ediyoruz. Dahası kelimeler de bizi inşâ ediyor. İnsan ile kelimeler arasındaki kadim akrabalığı, bu sayımızda biraz daha “yakından” konuşalım istedik. “Kelimeler”den, “kavramlar”a oradan da “zihin dünyamız”a uzanmayı, kendimize ve kelimelerimize biraz daha yaklaşabilmeyi arzu ettik. Bu doğrultuda hazırladığımız üç ortak soruyu dört farklı isme yönelttik. Abdullah Harmancı, Engin Elman, Hüseyin Akın ve Mustafa Ökkeş Evren, bu sorulara kendi zaviyelerinden cevaplar verdiler. Kendilerine, soruşturmamıza verdikleri değerli katkıları için teşekkür ederiz. Sorularımız şunlar:1- Kelimeler, tercih edilebilen, seçilebilen bir şey midir? Bir metni oluşturma sürecinde kelimelerle olan münasebetiniz nasıldır?2-Tanık olduğumuz dönemlerde kaleme alınan metinlere ve konuşma diline bakınca, yarına dair ‘kelimeler ve kavramlar’ açısından bir kaygı havası mı yoksa umut mu daha öne çıkıyor?3- Hayatımızın parçalarını sayarken sosyal...
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gönüllü Fakirlik!
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Bu tarz kitlesel cinnet hallerinin tek bir sebebi yoktur. Tek bir sebebe indirgendiğinde ise anlamaktan, anlaşılır hale getirilmekten ziyade vakıa ya saptırılmış ya da bütüncül izahını ıskalanmış oluyor. İktisatta Ceteris Paribus kavramsallaştırılması vardır.
Kamusal ve Özel Alan’dan Bütünlüklü Ahlaki Bir Yaşama
Özel alanı bugün biz kendimize ait bir kavram olarak değil de işte bu tercemeten ahvalde yeniden inşa ederek anlamaya çalışıyoruz. Bu, Müslümanlar olarak farklı bir uzaya taşınmamızdan kaynaklanıyor ve en kötüsü de bugün ne kendi uzayımızı
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda)
Mücadele İlim, Hikmet ve Tefekkür ile
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,