Cümle ümmet-i İslam’ın gözü aydın, farklı düşündüğü için bir insanı daha, teolojik bir farklı yorumu daha linç ederek istifa etmesine vesile olduk. Linçin şehvet düzeyi, kışkırtma kat sayısı o kadar yüksekti ki sosyal medyada küfrün, hakaretin, tehdidin binlercesi, onlarca saat sürdü. Herhangi bir ibadetinde erişemediği iştiyakı bir insanı linç etmek için kullanan “biz”ler, “insanlıktan çıkma başarımıza” bir yenisini daha eklemiş bulunuyoruz. Çünkü o, “Mürcie, Mu’tezile, Tanrı tanımaz, modern, post-modern, panteist, deist, Batı ajanı, İslam düşmanı” ve benzeri nice “öteki” sıfatların sahibiydi. Bu yüzden her “öteki” gibi yok edilmesi gerekiyordu ve “çok şükür” bütün ahlâki sınırların ötesine geçerek bunu da başarabildik. Söylediği sözün ilmi karşılığını sorgulamayı bırakın, ailesi, hanımı, çocuğu, annesi, babası var demedik, dünyayı da dar ettik hepsine. Çünkü “biz” olmak bireysel sorumlukların yok olması konforunu sağlıyordu. “Ben”liklerin yok olması üzerine inşa edilmiş “biz”ler tarih boyunca da böyle davranmıştı. Öyle ya bundan sonra da biri haşa farklı düşünürse, “biz”in linç şehvetinin sınırlarını bilmeli.
Bu yazının devamı
200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Masallar, çocuk edebiyatını besleyen en zengin kaynaklardan biri olagelmiştir. Samed Behrengi’den John Boyne’a birçok yazar doğrudan ya da dolaylı bir şekilde masallarla alışveriş hâlinde olmuştur. Uyarlama, motif, tema, tip, ödünçleme, parodi, ters yüz etme teknikleriyle masallar bundan sonra da çocuk edebiyatı için bereketli bir damar olmayı sürdürecek gibi görünmektedir.
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Eleştiri Kültürümüzün Eleştirisi: Yok Edilmesi Gereken “Öteki”lere Karşı Kahraman “Biz”ler
Ama ben sadece kendi gözlerimle görebiliyorum.
Franz Kafka
Her suç topluma sorulmuş bir sorudur.
Jacques Vergès
Cümle ümmet-i İslam’ın gözü aydın, farklı düşündüğü için bir insanı daha, teolojik bir farklı yorumu daha linç ederek istifa etmesine vesile olduk. Linçin şehvet düzeyi, kışkırtma kat sayısı o kadar yüksekti ki sosyal medyada küfrün, hakaretin, tehdidin binlercesi, onlarca saat sürdü. Herhangi bir ibadetinde erişemediği iştiyakı bir insanı linç etmek için kullanan “biz”ler, “insanlıktan çıkma başarımıza” bir yenisini daha eklemiş bulunuyoruz. Çünkü o, “Mürcie, Mu’tezile, Tanrı tanımaz, modern, post-modern, panteist, deist, Batı ajanı, İslam düşmanı” ve benzeri nice “öteki” sıfatların sahibiydi. Bu yüzden her “öteki” gibi yok edilmesi gerekiyordu ve “çok şükür” bütün ahlâki sınırların ötesine geçerek bunu da başarabildik. Söylediği sözün ilmi karşılığını sorgulamayı bırakın, ailesi, hanımı, çocuğu, annesi, babası var demedik, dünyayı da dar ettik hepsine. Çünkü “biz” olmak bireysel sorumlukların yok olması konforunu sağlıyordu. “Ben”liklerin yok olması üzerine inşa edilmiş “biz”ler tarih boyunca da böyle davranmıştı. Öyle ya bundan sonra da biri haşa farklı düşünürse, “biz”in linç şehvetinin sınırlarını bilmeli.
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ütopyaya Masal Aşısı ya da Masaldan Ütopyaya Bir Yol Var mı?
Masallar, çocuk edebiyatını besleyen en zengin kaynaklardan biri olagelmiştir. Samed Behrengi’den John Boyne’a birçok yazar doğrudan ya da dolaylı bir şekilde masallarla alışveriş hâlinde olmuştur. Uyarlama, motif, tema, tip, ödünçleme, parodi, ters yüz etme teknikleriyle masallar bundan sonra da çocuk edebiyatı için bereketli bir damar olmayı sürdürecek gibi görünmektedir.
Gücünü ‘Hakikat’ten Almayan ‘İktidar’
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
Ramazan, Kur’ân Ve Takvâ
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
Kur’ân’ı Anlamada Yöntem – Salât Kavramı Örneği –
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
Kitle, İktidar ve Eğitim Üzerine Mülahazalar
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.