“Parisli bir beyefendiye gönderme niyetiyle kaleme alınmış bir mektupla; Fransız Devrimi ve Londra’daki bazı toplulukların bu olayla ilgili kararları üzerine“ diyerek mektubunu yazmaya başlıyor Edmund Burke.
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler kitabı Edmund Burke’ün 1790 yılının ilkbaharında kaleme aldığı bir mektuptur. Eser -yazarının da belirttiği üzere- mektup niyetiyle başlanıp ardından yaklaşık 340 sayfalık bir kitaba dönüşmüştür. Burke’ün Fransa’da gerçekleşen devrimi kendine dert etmesinin sebebi nedir? Cevabı yine mektubundan okuyalım: “Komşumuzun evi yanarken, yangın tulumbaları ile kendi kendimize oynamak münasip olmaz.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bu noktadan hareketle de salt mekân seçimi bağlamında bile olsa, bazen bir roman, bir mekânı öylesine sahiplenir ki, o yer artık yalnızca coğrafi bir nokta olmaktan çıkar, edebiyatın bir parçasına dönüşür ve biz o romanı okurken işlenen tema bir yana, öte yandan da bu temanın ve konunun geçmiş olduğu seçilen mekânı da
Zygmunt Bauman ve David Lyon’un birlikte hazırlamış oldukları ve dilimize ‘Akışkan Gözetim’ olarak tercüme edilen Liquid Surveillance adlı kitap, gözetim olarak adlandırılan gözetleme, izleme, takip etme, sınıflandırma, kontrol etme ve sistemli olarak izleme dünyasında neler yaşandığını
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul
“Eleştiri seküler midir?” adlı kitap Talal Asad, Judith Butler, Saba Mahmood ve Wendy Brown’un kolektif bir çalışması. Şüphesiz eleştirinin seküler olduğu iddiası çok büyük ve sansasyonel bir iddia. Bu iddiaya yöneltilmiş eleştirileri mezkûr yazarların düşünceleri
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler / Edmund Burke
“Parisli bir beyefendiye gönderme niyetiyle kaleme alınmış bir mektupla; Fransız Devrimi ve Londra’daki bazı toplulukların bu olayla ilgili kararları üzerine“ diyerek mektubunu yazmaya başlıyor Edmund Burke.
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler kitabı Edmund Burke’ün 1790 yılının ilkbaharında kaleme aldığı bir mektuptur. Eser -yazarının da belirttiği üzere- mektup niyetiyle başlanıp ardından yaklaşık 340 sayfalık bir kitaba dönüşmüştür. Burke’ün Fransa’da gerçekleşen devrimi kendine dert etmesinin sebebi nedir? Cevabı yine mektubundan okuyalım: “Komşumuzun evi yanarken, yangın tulumbaları ile kendi kendimize oynamak münasip olmaz.
Hesap Oluştur / Giriş Yap
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Zeyniler Köyü ve Çalıkuşu’nun İzinde Bir Yolculuk
Bu noktadan hareketle de salt mekân seçimi bağlamında bile olsa, bazen bir roman, bir mekânı öylesine sahiplenir ki, o yer artık yalnızca coğrafi bir nokta olmaktan çıkar, edebiyatın bir parçasına dönüşür ve biz o romanı okurken işlenen tema bir yana, öte yandan da bu temanın ve konunun geçmiş olduğu seçilen mekânı da
“Akışkan Gözetim” Üzerine Bir Değerlendirme
Zygmunt Bauman ve David Lyon’un birlikte hazırlamış oldukları ve dilimize ‘Akışkan Gözetim’ olarak tercüme edilen Liquid Surveillance adlı kitap, gözetim olarak adlandırılan gözetleme, izleme, takip etme, sınıflandırma, kontrol etme ve sistemli olarak izleme dünyasında neler yaşandığını
Bir Annenin Rüyası
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul
“Eleştiri Seküler midir?” Tartışmasını Tartışmak
“Eleştiri seküler midir?” adlı kitap Talal Asad, Judith Butler, Saba Mahmood ve Wendy Brown’un kolektif bir çalışması. Şüphesiz eleştirinin seküler olduğu iddiası çok büyük ve sansasyonel bir iddia. Bu iddiaya yöneltilmiş eleştirileri mezkûr yazarların düşünceleri
Sosyal Adalet ve Şehir
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
Alışverişe devam et