Kavramların insanların anlam dünyalarında oldukça önemli bir yere sahip olduğu malumdur. Hiçbir din ve ideoloji yoktur ki kendine ait bir kavramlar bütününe sahip olmasın. Kişiler, tarihte vuku bulmuş kimi olaylar ve bunlarla birlikte zihinleri meşgul eden mevzular da tıpkı kavramlar gibi önemli yapı taşları olarak bahse konu olur. Bu şekilde bir düşüncenin terminolojisi, barındırdığı yaklaşım tarzı ve çeşitli yöntemleri karşımıza muayyen yapıları çıkarır. Her ne kadar farklı düşünceler arasında benzerlikler söz konusu edilebilse de ayrışan boyutların dokuyu ve rengi sağlamada etkisi tartışmasızdır. Nitekim düşünsel yönelimlerde ve farklı hayat tarzlarında takipçileri ve sahiplenicileri “biz” kavramı etrafında toplayan birtakım motivasyon unsurlarının olduğu açıktır. Ya da muhataba “ben” şeklinde yöneltilmiş bir ifadede kişinin vurgulamak istediği aktif bir öznenin varlığını görmemek elde değildir. Bu yüzden sahiplenilen kavramların kişiler ve toplumlar için hem toparlayıcı hem de belirleyici özellikler göstermesi tabiî bir durumdur. Sanırım kimlik kavramı da bu minvalde kişisel ve toplumsal boyutları olan bir motivasyon unsuru olarak değerlendirilebilir.
Bu yazının devamı
189. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar,
Hayat ve ölüm hakkını elinde tutan modern iktidar sistemleri eylemlerin de işlevsizleştirmesini sağlarlar, eylem özünde bir potansiyeli göstermekten ziyade onu terbiye etme yöntemi olarak vardır. Dolayısıyla hakikatin ve anlamın değersizleştiği bir dünyada ifade etme özgürlüğünü tartışamazsın. Ölüm ve yaşam hakkının ifade etmeyle özdeşleştiği bir dünyada eylemin değil susmanın özgürlüğünü tartışmamız lazım. Susma hakkını elinde tutabildiğin ölçüde potansiyel bir tehdit olabilirsin. Bu da elbette nefes alma hürriyetiyle alakalıdır.
Bugün Gazze’de yaşanan trajik gerçek, tam da nekroiktidarın gücünü gösterir.
Sözlükte ‘bir aracı vasıtasıyla maddî veya manevî derecesi yüksek birine yaklaşmayı arzu etmek; iyi amellerle Allah’a yaklaşmayı ummak’ anlamındaki vsl kökünden türeyen tevessül, bir müslümanın işlediği sâlih amelleri, Hz. Peygamber’i yahut velî denilenleri veya sâlih kulları vesîle/aracı
Epeyce zamandır İslamcı aktivist ve entelektüeller İslam’ı bir ‘din’ olarak görmeyi bilinçli olarak terk etmiş görünüyorlar. Hatta böyle görenlerin İslam’ı tam anlamadıklarını veya kasıtlı olarak daraltmaya ve zayıflatmaya (örneğin Hıristiyanlık gibi bir din olarak göstermeye) çalıştıklarını düşünüyorlar. Çünkü onlara göre İslam’ı din olarak görmek onun bir “dünya nizamı” (da) olduğunu veya böyle bir nizam getirdiğini göz ardı veya inkâr etmek demektir. Zaman zaman ideoloji, siyaset, ekonomi, sanat, edebiyat vs. gibi kelimelerin başına bir sıfat olarak İslam’ı getirerek (İslami siyaset, İslami ekonomi vs.) yapılan; daha çok da İslam siyaseti, İslam ekonomisi gibi isim tamlaması şeklinde ortaya çıkan kullanımlar da bu yaklaşımın tezahürleridir.
Dünyalılar sara hastalığına tutulmuş. İnsanlık cinnet üstüne cinnet geçiriyor. Her taraftan insan kaynaklı krizlerin feryat –figanları yükseliyor. Olan bitenin azıcık bir kısmına şahit oluyoruz, şoklar yaşıyoruz. Tarihte de benzeri kriz nöbetleri yaşandı ve insanoğlu hemcinsini akla hayale gelmeyen yöntemlerle aşağıladı ve hayvanın hayvana verdiğinden çok daha büyük zararlar verdi. Bugün olan biteni anlamak çok zor. …
İslami Kimlik Bağlamında Teorik Bütün Pratik Boşluk
Kavramların insanların anlam dünyalarında oldukça önemli bir yere sahip olduğu malumdur. Hiçbir din ve ideoloji yoktur ki kendine ait bir kavramlar bütününe sahip olmasın. Kişiler, tarihte vuku bulmuş kimi olaylar ve bunlarla birlikte zihinleri meşgul eden mevzular da tıpkı kavramlar gibi önemli yapı taşları olarak bahse konu olur. Bu şekilde bir düşüncenin terminolojisi, barındırdığı yaklaşım tarzı ve çeşitli yöntemleri karşımıza muayyen yapıları çıkarır. Her ne kadar farklı düşünceler arasında benzerlikler söz konusu edilebilse de ayrışan boyutların dokuyu ve rengi sağlamada etkisi tartışmasızdır. Nitekim düşünsel yönelimlerde ve farklı hayat tarzlarında takipçileri ve sahiplenicileri “biz” kavramı etrafında toplayan birtakım motivasyon unsurlarının olduğu açıktır. Ya da muhataba “ben” şeklinde yöneltilmiş bir ifadede kişinin vurgulamak istediği aktif bir öznenin varlığını görmemek elde değildir. Bu yüzden sahiplenilen kavramların kişiler ve toplumlar için hem toparlayıcı hem de belirleyici özellikler göstermesi tabiî bir durumdur. Sanırım kimlik kavramı da bu minvalde kişisel ve toplumsal boyutları olan bir motivasyon unsuru olarak değerlendirilebilir.
Bu yazının devamı 189. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kolektif Gerçeklik Bağlamında Köleleştirilmiş Bireyde Vicdanın Kaybı
Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar,
Nekropolitikalar ve Ortadoğu
Hayat ve ölüm hakkını elinde tutan modern iktidar sistemleri eylemlerin de işlevsizleştirmesini sağlarlar, eylem özünde bir potansiyeli göstermekten ziyade onu terbiye etme yöntemi olarak vardır. Dolayısıyla hakikatin ve anlamın değersizleştiği bir dünyada ifade etme özgürlüğünü tartışamazsın. Ölüm ve yaşam hakkının ifade etmeyle özdeşleştiği bir dünyada eylemin değil susmanın özgürlüğünü tartışmamız lazım. Susma hakkını elinde tutabildiğin ölçüde potansiyel bir tehdit olabilirsin. Bu da elbette nefes alma hürriyetiyle alakalıdır.
Bugün Gazze’de yaşanan trajik gerçek, tam da nekroiktidarın gücünü gösterir.
Tevessül ve Vesîle: İnancı ve Tarihi
Sözlükte ‘bir aracı vasıtasıyla maddî veya manevî derecesi yüksek birine yaklaşmayı arzu etmek; iyi amellerle Allah’a yaklaşmayı ummak’ anlamındaki vsl kökünden türeyen tevessül, bir müslümanın işlediği sâlih amelleri, Hz. Peygamber’i yahut velî denilenleri veya sâlih kulları vesîle/aracı
İslam’ın Vaadleri İle Müslümanların Hayatı Arasındaki Mesafeye Dair Bir Açıklama Denemesi
Epeyce zamandır İslamcı aktivist ve entelektüeller İslam’ı bir ‘din’ olarak görmeyi bilinçli olarak terk etmiş görünüyorlar. Hatta böyle görenlerin İslam’ı tam anlamadıklarını veya kasıtlı olarak daraltmaya ve zayıflatmaya (örneğin Hıristiyanlık gibi bir din olarak göstermeye) çalıştıklarını düşünüyorlar. Çünkü onlara göre İslam’ı din olarak görmek onun bir “dünya nizamı” (da) olduğunu veya böyle bir nizam getirdiğini göz ardı veya inkâr etmek demektir. Zaman zaman ideoloji, siyaset, ekonomi, sanat, edebiyat vs. gibi kelimelerin başına bir sıfat olarak İslam’ı getirerek (İslami siyaset, İslami ekonomi vs.) yapılan; daha çok da İslam siyaseti, İslam ekonomisi gibi isim tamlaması şeklinde ortaya çıkan kullanımlar da bu yaklaşımın tezahürleridir.
Yitik Değer: Vicdan
Dünyalılar sara hastalığına tutulmuş. İnsanlık cinnet üstüne cinnet geçiriyor. Her taraftan insan kaynaklı krizlerin feryat –figanları yükseliyor. Olan bitenin azıcık bir kısmına şahit oluyoruz, şoklar yaşıyoruz. Tarihte de benzeri kriz nöbetleri yaşandı ve insanoğlu hemcinsini akla hayale gelmeyen yöntemlerle aşağıladı ve hayvanın hayvana verdiğinden çok daha büyük zararlar verdi. Bugün olan biteni anlamak çok zor. …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.