Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler… Nesine kandık yirmi dört saatin de koca bir ömrü kaçıracak olduk? Sorular göz kapaklarını düşürürken öyle bir devriliyor ki gün, tıka basa dolu bir bavulun etrafa saçılmasına benziyor. İçinden en sevilen o eski oyuncak bile yuvarlanıyor sanki.
En güzel aile fotoğrafının camı çıt diye çatlayıveriyor düşmenin şiddetiyle. Günler birbirini kovalarken kimse dağılan zihnini toplayamıyor sanki. Uyuyakalıyor ceket koltukta, çanta masada, ayakkabılar eşikte. Herkes koşarken uyuya kalıyor sanki çocukların gözünde.
Bu yazının devamı
205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Rutine dair hoş bir resimli kitap okumuştum yakınlarda. Kıymetli dostumun rutin övgüsü peşisıra çıkmıştı karşıma. Arkadaş sohbetlerinden tutun da, anne-baba nasihatlerine, okuldaki derslere, dini söylemlere varıncaya kadar hemen her yerde,
Talim, terbiye, maarif, tahsil, kültür gibi anlamlara gelen eğitim; akılla, zekâyla, düşünmeyle, muhakemeyle, denemeyle gerçekleşir. İnsanı insan yapan en önemli özelliği eğitilmeye müsait olmasıdır. İnsan gibi insan, kendisine ve topluma faydalı olan kâmil insan ancak eğitimle yetişir.
Rabbimiz, elçilerini ve kitapları insanı eğitmek için gönderdi:
Son nebisi için: “Ve seni yol bilmez, şaşırmış halde bulup da yol göstermedi mi?” buyuruyor.
“Gerçekten onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.”
Yalnızlık içinde olup huzura erememekten söz ediyorum – ama bir ressamın ücra bir bölgede herkes tarafından bir kaçık, bir katil, bir serseri vs. vs. olarak görüldüğünde karşılaştığı türden yalnızlık. Evet, ufak bir sıkıntı olabilir ama sonuçta bir sıkıntı. Bir yabancı, üstelik garip ve sevimsiz biri sayılıyorsun – kırsal alan ne kadar ilham verici ve güzel olursa olsun
Konuşularak Yapılan Masallar
Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler… Nesine kandık yirmi dört saatin de koca bir ömrü kaçıracak olduk? Sorular göz kapaklarını düşürürken öyle bir devriliyor ki gün, tıka basa dolu bir bavulun etrafa saçılmasına benziyor. İçinden en sevilen o eski oyuncak bile yuvarlanıyor sanki.
En güzel aile fotoğrafının camı çıt diye çatlayıveriyor düşmenin şiddetiyle. Günler birbirini kovalarken kimse dağılan zihnini toplayamıyor sanki. Uyuyakalıyor ceket koltukta, çanta masada, ayakkabılar eşikte. Herkes koşarken uyuya kalıyor sanki çocukların gözünde.
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Diasporaki “Canım Öğretmenim” Dertlere Deva Olabilir Mi?
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Bir Rutinbozar ve Çocuksavar Olarak Savaş
Rutine dair hoş bir resimli kitap okumuştum yakınlarda. Kıymetli dostumun rutin övgüsü peşisıra çıkmıştı karşıma. Arkadaş sohbetlerinden tutun da, anne-baba nasihatlerine, okuldaki derslere, dini söylemlere varıncaya kadar hemen her yerde,
İnsan Eğitiminde Temel Ders Kitabı Kur’an’dır
Talim, terbiye, maarif, tahsil, kültür gibi anlamlara gelen eğitim; akılla, zekâyla, düşünmeyle, muhakemeyle, denemeyle gerçekleşir. İnsanı insan yapan en önemli özelliği eğitilmeye müsait olmasıdır. İnsan gibi insan, kendisine ve topluma faydalı olan kâmil insan ancak eğitimle yetişir.
Rabbimiz, elçilerini ve kitapları insanı eğitmek için gönderdi:
Son nebisi için: “Ve seni yol bilmez, şaşırmış halde bulup da yol göstermedi mi?” buyuruyor.
“Gerçekten onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.”
Bir Kulak Bir Jilet Bir İsyan: Van Gogh
Yalnızlık içinde olup huzura erememekten söz ediyorum – ama bir ressamın ücra bir bölgede herkes tarafından bir kaçık, bir katil, bir serseri vs. vs. olarak görüldüğünde karşılaştığı türden yalnızlık. Evet, ufak bir sıkıntı olabilir ama sonuçta bir sıkıntı. Bir yabancı, üstelik garip ve sevimsiz biri sayılıyorsun – kırsal alan ne kadar ilham verici ve güzel olursa olsun
Şair Tutanağı: Yağmur Duası
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.