Her şeyin çoğaldığı, amelin azaldığı, laf kalabalığının öze kavuşmayı zorlaştırdığı bir düzlemde yaşıyoruz. Derdimiz üzüm yemeyi aştı; üzümün kimyasıyla uğraşırken sarhoşluğa kapılıp yemeyi ihmal ediyor, zafiyet yaşıyoruz.
Derdimiz ne? Varoluşsal nedenimizi bolca söz üretimine adayıp bozulan dünyaya bir dur diyememek mi? Yoksa sözlere aldırmayıp gemiyi inşa etmek mi?
Elbette teorisi olmayanın pratiği olmaz; ama kul olarak yaratılmış olan bizlerin teorisyeni Allah, pratiğini îfâ eden de biz kullar idik. Lakin bir ara devreler karıştı galiba; pratikten sorumlu olan insan eylemi bırakıp söz üzerinde mugalata yapmaya başladı. Bu hâl, sözünü ilmihâle çeviren ideolojilerin karşısında hak sözün sahibini etkisiz hâle getirdi. Ciltler dolusu yorumlar, sözler, yeni yeni teoriler hâle ilmihâl sunamaz hâlde kütüphanelerde mehcûr kaldı. Bu muydu hak sözün sahibinin ortaya koyması gereken!?
Bu yazının devamı
199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
İktidar biçimleri tarih boyunca tesis etmeye çalıştıkları otoritelerini uzamsal boyutta da gösterme kaygısı taşımışlardır. Mekâna müdahale bu uzamsal kaygının bir tür tezahürüdür. Keza mekân ideolojiden azade bir yapı olmayıp tam tersine ideolojinin ete kemiğe bürünmüş halidir. Diğer bir değişle biçimler dünyası, bilinç dünyasının bir aktarım alanıdır. Tarih sahnesinde boy göstermiş devletler, imparatorluklar veya medeniyetler mekâna büyük oranda bu şekilde yaklaşmıştır.
Sarıp sarmaladım, bağrıma bastım imgeyi. Anladım ki gözsüz görmek ne kadar hırka ise, gördüğüne ermek o kadar derviş.
Körler düğününde ne gelin yadırganır ne damat. Görmektir en büyük kusur.
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Evet, tek bir çiçekle baharın bütünü hemen gelmeyecektir elbet…
Ve belki o erken açan çiçek gelecek bahar mevsimini de göremeyecektir. Ama baharın mutlak gelecek ve yaşanılacak bir gerçek olacağının umudunu aşılayacaktır; baharı bekleyenlere…
Bir kelebeğin kanat çırpışının yarattığı etkiyi bilirim… İyimserliğin, umudun boşa kürek çekişin diğer adı olmadığını da… Bir tebessümün nasıl bulaşıcı olduğunu, bir iyiliğin hiçbir zaman unutulup gitmeyeceğini ve yarattığı kalıcı eserleri bilirim…
Sen nelere kadirsin ey Umut!
Sözü Çoğaltırken Özgül Ağırlığını Kaybetmek
Her şeyin çoğaldığı, amelin azaldığı, laf kalabalığının öze kavuşmayı zorlaştırdığı bir düzlemde yaşıyoruz. Derdimiz üzüm yemeyi aştı; üzümün kimyasıyla uğraşırken sarhoşluğa kapılıp yemeyi ihmal ediyor, zafiyet yaşıyoruz.
Derdimiz ne? Varoluşsal nedenimizi bolca söz üretimine adayıp bozulan dünyaya bir dur diyememek mi? Yoksa sözlere aldırmayıp gemiyi inşa etmek mi?
Elbette teorisi olmayanın pratiği olmaz; ama kul olarak yaratılmış olan bizlerin teorisyeni Allah, pratiğini îfâ eden de biz kullar idik. Lakin bir ara devreler karıştı galiba; pratikten sorumlu olan insan eylemi bırakıp söz üzerinde mugalata yapmaya başladı. Bu hâl, sözünü ilmihâle çeviren ideolojilerin karşısında hak sözün sahibini etkisiz hâle getirdi. Ciltler dolusu yorumlar, sözler, yeni yeni teoriler hâle ilmihâl sunamaz hâlde kütüphanelerde mehcûr kaldı. Bu muydu hak sözün sahibinin ortaya koyması gereken!?
Bu yazının devamı 199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kendi Bahçeni Sen Yeşertmelisin…
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Mekânın İmkânı
İktidar biçimleri tarih boyunca tesis etmeye çalıştıkları otoritelerini uzamsal boyutta da gösterme kaygısı taşımışlardır. Mekâna müdahale bu uzamsal kaygının bir tür tezahürüdür. Keza mekân ideolojiden azade bir yapı olmayıp tam tersine ideolojinin ete kemiğe bürünmüş halidir. Diğer bir değişle biçimler dünyası, bilinç dünyasının bir aktarım alanıdır. Tarih sahnesinde boy göstermiş devletler, imparatorluklar veya medeniyetler mekâna büyük oranda bu şekilde yaklaşmıştır.
Göz, Şiir ve Yedi
Sarıp sarmaladım, bağrıma bastım imgeyi. Anladım ki gözsüz görmek ne kadar hırka ise, gördüğüne ermek o kadar derviş.
Körler düğününde ne gelin yadırganır ne damat. Görmektir en büyük kusur.
Çocukluğun Kokusu…
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Bir Çiçekle Bahar Gelmez Bilirim…
Evet, tek bir çiçekle baharın bütünü hemen gelmeyecektir elbet…
Ve belki o erken açan çiçek gelecek bahar mevsimini de göremeyecektir. Ama baharın mutlak gelecek ve yaşanılacak bir gerçek olacağının umudunu aşılayacaktır; baharı bekleyenlere…
Bir kelebeğin kanat çırpışının yarattığı etkiyi bilirim… İyimserliğin, umudun boşa kürek çekişin diğer adı olmadığını da… Bir tebessümün nasıl bulaşıcı olduğunu, bir iyiliğin hiçbir zaman unutulup gitmeyeceğini ve yarattığı kalıcı eserleri bilirim…
Sen nelere kadirsin ey Umut!
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.