Dünyada yönetilmeye çalışılan krizler mevcuttur. Bu krizler kimi zaman eğitim kimi zaman siyasi kaynaklı olabildiği gibi kimi zaman da ekonomik, sosyal ve biyolojik olabilmektedir. Eğitim söz konusu olduğunda öğrenciye yüklenen çıkarlara hizmet eden hızlı, teknik bireyler olma misyonu, dijitalleşmeyle birlikte dünyayı anlama, öteki, başka veya yekdiğerine[1] dair kabul kapasiteleri geliştirme, sıkı dostluklar kurma becerilerini de sekteye uğratıyor görünmektedir. Bütün bu sorunlara çok daha derin düşünceler geliştirme zorunluluğu[2] en temelde ihtiyaç duyduğumuz tavır olarak belirmektedir. Aşılması gereken krizler bir tarafta, sorunları derin ele alamayışlar diğer tarafta dururken felsefeyi, felsefe tarihi olarak ele almak yerine “felsefe yapmaya” girişilen bir sürece girmiş bulunmaktayız. “Felsefe yapmak”, felsefe tarihini bilmekten başka bir şeydir. “Felsefe yapmak” söz konusu krizleri en derinde hissetmek, bu krizlere dair vicdanlarımızda sorumluluk hissetmek ve bu krizlerin aşımında aktif rol almayı gerektirmektedir.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan, sabit bir eksen etrafında dönen mekanik bir yapıdan çok, her adımda kendini yenileyen ve dönüşüm içinde olan dinamik bir varlıktır. Bu dinamizm, kimi zaman sarsıcı bir farkındalıkla, kimi zaman da sessizce ve derinden ilerler. Bu nedenle “yeniden başlamak”, basit bir karar olmaktan ziyade insanın hem içsel hem de toplumsal gerçekliğinde yaşadığı bir eşik durumudur.
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Önceden sırlar vardı, herkesle paylaşılmayan… Herkese anlatılmayan özel anlar vardı. Herkese açılmayan kapılar, herkese gösterilmeyen güzellikler ve kimi zaman kusurlar… Özel olan, özel insanını arar bulurdu. Herkese söylenilmez, herkesle paylaşılmazdı.
“Küçüğü olmayanın büyüğü olmaz!” derler. Küçük olan birçok şey büyümeye ayarlıdır. Büyümek insanın içinde hem bir özlem hem bir kaçıştır. Büyüsen bir dert büyümesen başka bir dert… Bu gelgitleri yaşayan insan, bir zaman sonra bu gelgitlerin altından kalkamayınca da davranış bozukluğuna sürükleniyor. Çünkü o, cismi ile ruhu arasında bariz bir kopukluk yaşamaya başlıyor.
Siz haddi aşan bir kavim olmayı seçtiniz diye, biz de Kur’an’dan vaz mı geçelim. Zuhruf-5 Bir şeyle mukayyetiz, serbest değiliz efendim Turgut Uyar Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ …
Neden Atölye Ortamında Düşünmek?
Dünyada yönetilmeye çalışılan krizler mevcuttur. Bu krizler kimi zaman eğitim kimi zaman siyasi kaynaklı olabildiği gibi kimi zaman da ekonomik, sosyal ve biyolojik olabilmektedir. Eğitim söz konusu olduğunda öğrenciye yüklenen çıkarlara hizmet eden hızlı, teknik bireyler olma misyonu, dijitalleşmeyle birlikte dünyayı anlama, öteki, başka veya yekdiğerine[1] dair kabul kapasiteleri geliştirme, sıkı dostluklar kurma becerilerini de sekteye uğratıyor görünmektedir. Bütün bu sorunlara çok daha derin düşünceler geliştirme zorunluluğu[2] en temelde ihtiyaç duyduğumuz tavır olarak belirmektedir. Aşılması gereken krizler bir tarafta, sorunları derin ele alamayışlar diğer tarafta dururken felsefeyi, felsefe tarihi olarak ele almak yerine “felsefe yapmaya” girişilen bir sürece girmiş bulunmaktayız. “Felsefe yapmak”, felsefe tarihini bilmekten başka bir şeydir. “Felsefe yapmak” söz konusu krizleri en derinde hissetmek, bu krizlere dair vicdanlarımızda sorumluluk hissetmek ve bu krizlerin aşımında aktif rol almayı gerektirmektedir.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yeniden Başlamak Üzerine: Varoluşsal, Psikolojik ve Toplumsal Bir İnceleme
İnsan, sabit bir eksen etrafında dönen mekanik bir yapıdan çok, her adımda kendini yenileyen ve dönüşüm içinde olan dinamik bir varlıktır. Bu dinamizm, kimi zaman sarsıcı bir farkındalıkla, kimi zaman da sessizce ve derinden ilerler. Bu nedenle “yeniden başlamak”, basit bir karar olmaktan ziyade insanın hem içsel hem de toplumsal gerçekliğinde yaşadığı bir eşik durumudur.
Algı Yönetimine Feda Edilen Kurum: Aile
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Mahremiyet ve Ayna
Önceden sırlar vardı, herkesle paylaşılmayan… Herkese anlatılmayan özel anlar vardı. Herkese açılmayan kapılar, herkese gösterilmeyen güzellikler ve kimi zaman kusurlar… Özel olan, özel insanını arar bulurdu. Herkese söylenilmez, herkesle paylaşılmazdı.
Büyüklerdeki Çocukluk
“Küçüğü olmayanın büyüğü olmaz!” derler. Küçük olan birçok şey büyümeye ayarlıdır. Büyümek insanın içinde hem bir özlem hem bir kaçıştır. Büyüsen bir dert büyümesen başka bir dert… Bu gelgitleri yaşayan insan, bir zaman sonra bu gelgitlerin altından kalkamayınca da davranış bozukluğuna sürükleniyor. Çünkü o, cismi ile ruhu arasında bariz bir kopukluk yaşamaya başlıyor.
Meşruluk İstenci ve Ayak Değiştirme Halleri
Siz haddi aşan bir kavim olmayı seçtiniz diye, biz de Kur’an’dan vaz mı geçelim. Zuhruf-5 Bir şeyle mukayyetiz, serbest değiliz efendim Turgut Uyar Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.