Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ mı diye bir izaha kalkışılması bahsettiğimiz gerilimin bir göstergesi. ‘Yönetim/ iktidar’ dendiğinde, ‘İslamî iktidar mı’, ‘seküler, laik bir iktidar mı?’; ‘Yasa/ma’, İlâhî bir yasama mı hümanist/insan merkezci bir yasama mı? gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Batılı olana karşı ‘İslamî olanı bulma ve İslam’a uygun şeklini üretme’ gerilimi hangi alanda yaşanmıyor ki?! Bu bulanık arayış(!) iktisattan siyasete, modadan toplumsal alışkanlıklara kadar hemen her alanda dikkatimizi çekiyor. İslamî ekonomi, İslamî iktidar, İslamî moda, İslamî toplum, İslamî bankacılık ve finans vs…
Bu yazının devamı
208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
İnsan bir muamma… İkna olduğunu yapmada birçok şeyini hatta hayatını ortaya koyacak denli kararlı; yapmak istemediğindeyse mazeret üreten, bin bir dereden su getirip yapmamanın yolunu da bulabilen bir varlık…
Nerededir bu aranıp da bulunamayan adalet. Saklanmış mıdır yoksa mahkûm mu edilmiştir? Yoksa idealize edildiği için realiteye ilişememiş midir?
Toplumların adalet istemi niye özlem olarak kalmış, bir türlü vuslat gerçekleşmemiştir?
Hammurabi yasaları, insan hakları beyannameleri, mecelleler yetersiz mi gelmiştir adalet özlemi için?
Neden insanlık tarih boyunca haksızlık üretmiş; sonra da onun altında ezilmiş de ezilmiştir?
Neden insan insanın kurdu olmuş, birbirini parçalayıp parçalayıp kenara atmıştır?
Bugün baba otoritesi, anne şefkati, aile, terbiye, ahlâk gibi tüm değer ve kurumları hedef alan topyekûn bir saldırı hatta bir toplum mühendisliği projesi ile karşı karşıyayız. Aile içinde baba otoritesinin sarsılması, anneliğin ve anne şefkatinin sanki bir yükmüş gibi algılanıyor olması, çocukların bencil ve narsist bir psikolojinin içerisine sürüklenmesi, aile ile birlikte toplumu ve insanlığı hedef alan topyekûn bir saldırıdır.
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Meşruluk İstenci ve Ayak Değiştirme Halleri
Siz haddi aşan bir kavim olmayı seçtiniz diye,
biz de Kur’an’dan vaz mı geçelim.
Zuhruf-5
Bir şeyle mukayyetiz, serbest değiliz efendim
Turgut Uyar
Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ mı diye bir izaha kalkışılması bahsettiğimiz gerilimin bir göstergesi. ‘Yönetim/ iktidar’ dendiğinde, ‘İslamî iktidar mı’, ‘seküler, laik bir iktidar mı?’; ‘Yasa/ma’, İlâhî bir yasama mı hümanist/insan merkezci bir yasama mı? gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Batılı olana karşı ‘İslamî olanı bulma ve İslam’a uygun şeklini üretme’ gerilimi hangi alanda yaşanmıyor ki?! Bu bulanık arayış(!) iktisattan siyasete, modadan toplumsal alışkanlıklara kadar hemen her alanda dikkatimizi çekiyor. İslamî ekonomi, İslamî iktidar, İslamî moda, İslamî toplum, İslamî bankacılık ve finans vs…
Bu yazının devamı 208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şiir Hukuku
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
‘Allah’ın Bildiğini Kuldan mı Saklayacağım’
İnsan bir muamma… İkna olduğunu yapmada birçok şeyini hatta hayatını ortaya koyacak denli kararlı; yapmak istemediğindeyse mazeret üreten, bin bir dereden su getirip yapmamanın yolunu da bulabilen bir varlık…
Terazinin Adaleti
Nerededir bu aranıp da bulunamayan adalet. Saklanmış mıdır yoksa mahkûm mu edilmiştir? Yoksa idealize edildiği için realiteye ilişememiş midir?
Toplumların adalet istemi niye özlem olarak kalmış, bir türlü vuslat gerçekleşmemiştir?
Hammurabi yasaları, insan hakları beyannameleri, mecelleler yetersiz mi gelmiştir adalet özlemi için?
Neden insanlık tarih boyunca haksızlık üretmiş; sonra da onun altında ezilmiş de ezilmiştir?
Neden insan insanın kurdu olmuş, birbirini parçalayıp parçalayıp kenara atmıştır?
Meskulen Erkek, Feminen Kadın Bağlamında İnsan ve Aile
Bugün baba otoritesi, anne şefkati, aile, terbiye, ahlâk gibi tüm değer ve kurumları hedef alan topyekûn bir saldırı hatta bir toplum mühendisliği projesi ile karşı karşıyayız. Aile içinde baba otoritesinin sarsılması, anneliğin ve anne şefkatinin sanki bir yükmüş gibi algılanıyor olması, çocukların bencil ve narsist bir psikolojinin içerisine sürüklenmesi, aile ile birlikte toplumu ve insanlığı hedef alan topyekûn bir saldırıdır.
Algı Yönetimine Feda Edilen Kurum: Aile
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.