İnsanoğlunun yeryüzünde ilk büyük günahı; ‘kan dökme/adam öldürme’…
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve ekledi: “Sen beni öldürmeye yeltensen de ben seni öldürmeye kalkmayacağım. Ben Allah’ın azabından korkarım.” Kâbil, o büyük günahı işledi ve kardeşi Hâbil’i öldürdü. Derken bir karga gördü ve yeri eşeliyordu. Kendi kendine: “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olamadım, kardeşimin cesedini gömmedim!” diye nedâmet/pişmanlık duydu.
Mâide sûresindeki bu kıssa ve âyetlerde, insanın yaratıcısına teslim olan yanına ve yine insanın muhteris ve kindar yanına şahit oluyoruz. Teslim olan insanın iki yanı: Adağında dürüst, kendisine yapılan düşmanlıkta dahi mûtedil. Hakikate teslim olamayan insan: Sahip olduklarına karşı muhteris, kendisine el dahi uzatmayana karşı kindar ve kan dökücü…
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları
Adalet, hakk kavramından bağımsız ele alınabilir bir kavram değildir. Hakk; gerçek, sabit ve tutarlı, doğruluğu teyit edilmiş olandır. Zıddı olan bâtıl ise sahte, tutarsız, varlığı sabit olsa da hükümsüz olandır. Adl için dile getirilen tanımlarından en bilineni ve önemlisi: eşyayı yerli yerine koymak, hakkı sahibine vermek demektir. Adaleti talep etmek söz konusu olduğundaysa, hakkın olana razı olmak, münasip ve gerekli olanı, gerekli olduğu kadar almaktır diyebiliriz.
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
Te’vil kelimesi; tefsir etmek, yorumlamak, uzak ve gizli mânâlarını açığa çıkarmak, rüyayı tabir etmek;, sözü iyice inceleyip varacağı mânâya vardırmak, bir şeyi, amaçlanan son noktaya ulaştırmak gibi anlamları içermektedir. Rağıb el-İsfahânî te’vilin, “asla dönüş” anlamına gelen “evl” kökünden türediğini belirtmekte ve te’vili, “bir şeyi ilmen veya fiilen kendisinden kastedilen mânâya çevirmek” olarak tanımlamaktadır. İsfahânî evl’den türeyen evvel’e de açıklık getirmektedir: Temel evveldir, sonra bina gelir. Allah evveldir, hiçbir varlık Allah’a sebkat etmez. “Ben Müslimlerin/mü’minlerin ilkiyim.” sözü şu anlama gelir: İslam ve iman konusunda ben, kendisine uyulacak kişiyim. “Onu küfredenlerin ilki siz olmayın.” sözü de, kâfirlikte kendisine uyulan kişi siz olmayın, anlamında bir uyarıdır.
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Pişmanlık ve Tövbe -Âdem’in İki Oğlu; Hâbil ve Kâbil-
İnsanoğlunun yeryüzünde ilk büyük günahı; ‘kan dökme/adam öldürme’…
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve ekledi: “Sen beni öldürmeye yeltensen de ben seni öldürmeye kalkmayacağım. Ben Allah’ın azabından korkarım.” Kâbil, o büyük günahı işledi ve kardeşi Hâbil’i öldürdü. Derken bir karga gördü ve yeri eşeliyordu. Kendi kendine: “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olamadım, kardeşimin cesedini gömmedim!” diye nedâmet/pişmanlık duydu.
Mâide sûresindeki bu kıssa ve âyetlerde, insanın yaratıcısına teslim olan yanına ve yine insanın muhteris ve kindar yanına şahit oluyoruz. Teslim olan insanın iki yanı: Adağında dürüst, kendisine yapılan düşmanlıkta dahi mûtedil. Hakikate teslim olamayan insan: Sahip olduklarına karşı muhteris, kendisine el dahi uzatmayana karşı kindar ve kan dökücü…
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Beşinci Olma Helak Olursun
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları
Adl’e Boyun Eğmek
Adalet, hakk kavramından bağımsız ele alınabilir bir kavram değildir. Hakk; gerçek, sabit ve tutarlı, doğruluğu teyit edilmiş olandır. Zıddı olan bâtıl ise sahte, tutarsız, varlığı sabit olsa da hükümsüz olandır. Adl için dile getirilen tanımlarından en bilineni ve önemlisi: eşyayı yerli yerine koymak, hakkı sahibine vermek demektir. Adaleti talep etmek söz konusu olduğundaysa, hakkın olana razı olmak, münasip ve gerekli olanı, gerekli olduğu kadar almaktır diyebiliriz.
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
Kâfirûn Suresi Örneğinde İslam’ın Nebevî Te’vili ve Sonrası
Te’vil kelimesi; tefsir etmek, yorumlamak, uzak ve gizli mânâlarını açığa çıkarmak, rüyayı tabir etmek;, sözü iyice inceleyip varacağı mânâya vardırmak, bir şeyi, amaçlanan son noktaya ulaştırmak gibi anlamları içermektedir. Rağıb el-İsfahânî te’vilin, “asla dönüş” anlamına gelen “evl” kökünden türediğini belirtmekte ve te’vili, “bir şeyi ilmen veya fiilen kendisinden kastedilen mânâya çevirmek” olarak tanımlamaktadır. İsfahânî evl’den türeyen evvel’e de açıklık getirmektedir: Temel evveldir, sonra bina gelir. Allah evveldir, hiçbir varlık Allah’a sebkat etmez. “Ben Müslimlerin/mü’minlerin ilkiyim.” sözü şu anlama gelir: İslam ve iman konusunda ben, kendisine uyulacak kişiyim. “Onu küfredenlerin ilki siz olmayın.” sözü de, kâfirlikte kendisine uyulan kişi siz olmayın, anlamında bir uyarıdır.
Algı Yönetimine Feda Edilen Kurum: Aile
Kadın ve erkeği birbirine düşman etmek, aralarındaki ilişkiyi bir çıkar ilişkisine dönüştürmek; ailede yaşanan sıkıntıları göze alamayan, tek kişilik bir hayat kurgulamak; insan fıtratına uygun olmadığı gibi sağlıklı nesiller yetiştirmenin önünde de büyük bir engeldir. Böyle bir hayat hem erkeğe hem de kadına maddi ve manevi büyük zararlar verecektir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.