İnsanoğlunun yeryüzünde ilk büyük günahı; ‘kan dökme/adam öldürme’…
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve ekledi: “Sen beni öldürmeye yeltensen de ben seni öldürmeye kalkmayacağım. Ben Allah’ın azabından korkarım.” Kâbil, o büyük günahı işledi ve kardeşi Hâbil’i öldürdü. Derken bir karga gördü ve yeri eşeliyordu. Kendi kendine: “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olamadım, kardeşimin cesedini gömmedim!” diye nedâmet/pişmanlık duydu.
Mâide sûresindeki bu kıssa ve âyetlerde, insanın yaratıcısına teslim olan yanına ve yine insanın muhteris ve kindar yanına şahit oluyoruz. Teslim olan insanın iki yanı: Adağında dürüst, kendisine yapılan düşmanlıkta dahi mûtedil. Hakikate teslim olamayan insan: Sahip olduklarına karşı muhteris, kendisine el dahi uzatmayana karşı kindar ve kan dökücü…
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Zayıf, güçlüye; aciz, kuvvetliye; eksik, mükemmele; çirkin, güzele; küçük, büyüğe özenir, benzemek ister. İnsanlar da böyledir, toplumlar da. Edebiyatta da çoğunlukla benzetme (teşbih) sanatının kuralı budur. Güçlü zayıfa benzetilmez; zayıf güçlüye benzetilir.
Peki, acı kelimesi yüzümüzde gülücükler açmaya neden olmasın ama hayatın gerçeği değilmiş, hiç önemi yokmuş, gereksizmiş gibi algılanmasına da itirazımız, söyleyeceklerimiz olmasın mı? O halde acı, hüzün; mutluluk, haz, bu kavramlardan ne anlıyoruz, ne anlayabiliriz ya da ne anlamalıyız?
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
Bilirsiniz; insana en kolay ve en bol verebildiğimiz şeydir nasihat. “Biz eskiden..” der başlarız anlatmaya ama artık “o dediğin eskide kaldı” deyip Batı’dan ithal tecrübeleriyle bilgiçlik taslarlar. Tabiî ki gençler ve çocuklar.. Haklılık payları var elbet, dünden bugüne dediğin 20 yılda, eskiye oranla ‘haddini aşmış bilgi’ye ulaştık ve devam ediyor bu hazır bilgiye direncimizin yetersizliği. Çocuklarda kalıcı hasara sebep olmakta. Toplumun her an gelen bilgi yığını karşısında ‘ayırt etme bilinci’ne sahip olmaması bugünkü sıkıntılarımızın temelidir.
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
Pişmanlık ve Tövbe -Âdem’in İki Oğlu; Hâbil ve Kâbil-
İnsanoğlunun yeryüzünde ilk büyük günahı; ‘kan dökme/adam öldürme’…
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve ekledi: “Sen beni öldürmeye yeltensen de ben seni öldürmeye kalkmayacağım. Ben Allah’ın azabından korkarım.” Kâbil, o büyük günahı işledi ve kardeşi Hâbil’i öldürdü. Derken bir karga gördü ve yeri eşeliyordu. Kendi kendine: “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olamadım, kardeşimin cesedini gömmedim!” diye nedâmet/pişmanlık duydu.
Mâide sûresindeki bu kıssa ve âyetlerde, insanın yaratıcısına teslim olan yanına ve yine insanın muhteris ve kindar yanına şahit oluyoruz. Teslim olan insanın iki yanı: Adağında dürüst, kendisine yapılan düşmanlıkta dahi mûtedil. Hakikate teslim olamayan insan: Sahip olduklarına karşı muhteris, kendisine el dahi uzatmayana karşı kindar ve kan dökücü…
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslam Neyin Nesi
Zayıf, güçlüye; aciz, kuvvetliye; eksik, mükemmele; çirkin, güzele; küçük, büyüğe özenir, benzemek ister. İnsanlar da böyledir, toplumlar da. Edebiyatta da çoğunlukla benzetme (teşbih) sanatının kuralı budur. Güçlü zayıfa benzetilmez; zayıf güçlüye benzetilir.
Acılarından Filizlenir İnsan
Peki, acı kelimesi yüzümüzde gülücükler açmaya neden olmasın ama hayatın gerçeği değilmiş, hiç önemi yokmuş, gereksizmiş gibi algılanmasına da itirazımız, söyleyeceklerimiz olmasın mı? O halde acı, hüzün; mutluluk, haz, bu kavramlardan ne anlıyoruz, ne anlayabiliriz ya da ne anlamalıyız?
Zamanla Anladığımız Zaman…
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
Bir An Önce
Bilirsiniz; insana en kolay ve en bol verebildiğimiz şeydir nasihat. “Biz eskiden..” der başlarız anlatmaya ama artık “o dediğin eskide kaldı” deyip Batı’dan ithal tecrübeleriyle bilgiçlik taslarlar. Tabiî ki gençler ve çocuklar.. Haklılık payları var elbet, dünden bugüne dediğin 20 yılda, eskiye oranla ‘haddini aşmış bilgi’ye ulaştık ve devam ediyor bu hazır bilgiye direncimizin yetersizliği. Çocuklarda kalıcı hasara sebep olmakta. Toplumun her an gelen bilgi yığını karşısında ‘ayırt etme bilinci’ne sahip olmaması bugünkü sıkıntılarımızın temelidir.
Doğada Olmak Dua da Olmaktır
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.